Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

TOPLUMLARI FORMATLAYAN PROJELER 12.12.2018 Çarşamba-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Bugün köyünden şehrine kadar savaş, açlık, işsizlik, kargaşa konusu açıldığında herkes bu işin arkasında amerika var diyor. İşi amerika havale ederek işin içinde sıyrılıyor. Ama kimse amerikayı enine boyuna tartışarak esas müsebbipleri aramıyor. Hele biz Müslüman alimler herhangi bir konuda esaslı bir çalışma yapıp yeni bir bilimsel buluş bulduğumuzda bunun dünyada geçerliliğinin olması için önce amerikadaki

laboratuarlarda test gönderiyoruz.

Bizim icat ettiğimiz yeni buluş ne kadar mükemmel olursa olsun başta amerika olmak üzere Avrupalının laboratuarlarında geçmezse bunu insanlığın faydasına sunamıyoruz. Bunun en açık ve bariz örneği Kanser hastalığının ilacını bulan ve “ZAKKUMCU ZİYA” olarak bilinen Dr. Zeki Özel’in ısırgan otunda elde ettiği karışım kanser hastalarını iyileştiriyordu. Bu ilaç önce amerika ve avrupa laboratuarlarında onay aldı. İlacın onay almasının arkasında amerikanın dev ilaç şirketleri harekete geçerek önce laboratuarlardan yanlış sonuç çıktığını belirterek iptal ettirdi. Daha sonra ne olur ne olmaz düşüncesinden tamamen kurtulmak için Dr. Zeki Özel’in diplomasını iptal ettirdiler. Arkasında da bizzat Türk Tabipler birliğince adı geçen doktorun işyeri açma iznini iptal ettirdiler. Neden? Neden şu; Eğer bu ilaç için verilen izinler iptal edilmeseydi amerikanın dev ilaç şirketleri Kanser hastaları için fabrika kurup pahalı ilaç satamayacaklardı.

Dünyanın bugün faiz muamelesi itibari ile geldiği nokta Cahiliyye devrininkinden farksız hale gelmiştir. Günümüz ekonomisinde tedavisi mümkün olmayan hastalıklardan birincisi faizdir. Geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerde çok kötü ve felaket şeklini almıştır. 1950’de memleketimizdeki fert başına düşen GSMH Japonya, Almanya ve İtalya ile aynı iken bugün bu ülkeler ile aramızda büyük bir açık oluşmuştur. Arada geçen 68 yıllık zamanda gelirimizi ancak on kat artırır iken onlar 50-60 kat artırmışlardır.1950 de 50 bin dolar ile başlayan borcumuz daha sonra 250 milyar dolara ulaşmıştır. AK Partinin iktidarı sayesinde IMF’ye olan borcumuzu ancak 2013 yılında bitirdik. Bugüne kadar aldığımız borçlar için ödediğimiz toplam para 2,5 trilyon dolar olduğunu istatistiklerden öğrenmek mümkündür.

1980 ile 2002 yılları arasında bizim her sene ABD’ye verdiğimiz faiz ve taksitleriyle Ankara büyüklüğünde bir şehir yapılabilmektedir. Bizim gibi 50-60 ülke varsa varın gerisini siz hesaplayınız.

Tapınak şövalyeleriyle küresel faizciler bizi rahat bir şekilde soymak için önümüze bazen terör kartını, bazen İRTİCCA (!!!) yaftalarını koyup bizi onlarla oyalarken birde baktık ki hazinemizi tarumar edip soyup soğana çevirmişler. Neyse ki 2002 yılının 3 Kasım Pazar günü yapılan genel seçimler sebebiyle milletimiz artık mandacı zihniyeti elinin tersiyle iterek tarihin çöp sepetine gönderdi. Bugün artık ne irtica, ne başörtüsü ne de terör bizim için korkulu rüya olmaktan çıkıp gitti.

Ama bugün biz hala sen ben kavgası yaparken birileri önce politikacılarımızı yönetirken şimdi kadınlarımızı, kızlarımızı ve bilhassa çocuklarımızı yönetmeye başladı. Ama biz hala bulunu farkında değiliz. FACEBOOK, INSTEGRAM, TWİTTER VE WHATSAPP gibi programları KAŞIKÇI ELMASININ BİR AYAKKABI TAMİRCİSİ TRAFINDAN BULUNDUĞU GİBİ BİR ÇOCUK ÇÖPTE BULUNMADI. Kaşıkçı elması kuyumcuların yanında ne kadar kıymetliyse FACEBOOK, INSTEGRAM, TWİTTER VE WHATSAPP da Tapınak şövalyeleriyle Evangelistlerin yanında o kadar kıymetlidir.

Biz telefon kullanıcıları FACEBOOK, INSTEGRAM, TWİTTER VE WHATSAPP gibi programlar üzerinde haberleştiğimizi sanarken Tapınak şövalyeleri, Vatikan ve Evangelistler bizi kontrol edip duruyorlar.

Geçenlerde yabancı bir gazetede yayınlanmış bir makalede bir iksirden bahsediliyordu. Bu iksir küçük bir şişe içindeki bir su gibi olacakmış. Kim o sudan içerse DNA’sındaki bütün bozukluklar ve hastalık yapacak mikropları yok edecekmiş. Bununla da kalmayıp insanın zekâsını dört kat artırdığı gibi ömrünü de dört kat artıracakmış. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum ama zaman ilerledikçe hep beraber yaşayıp göreceğiz İnşallah.

Bir başka makalede ise yakında doktorların büyükbaş hayvan eti yemeyin diye bir protesto başlatacaklarmış. Gerekçesi ise Büyükbaş hayvan kesilirken içindeki dışkılarıyla sakatatı havayı kirletmesiymiş. Eğer büyükbaş hayvan kesilmeye devam ederseymiş eklim değişikliğine sebep olacakmış (!!!)

Aynı şekilde  geçenlerde avrupanın bir eyalet meclisinin açılışında şeytana dua edilmiş (!!!) Şeytanın başka bir isim adı altında içlerinde olduğunu mevcut papa söylemişti. Önümüzdeki süreçte bize garip gelen böyle şeyleri daha çok duyacağız. Biz Türkçe ezan, Türkçe ibadetler uğraşıp dururken şeytani güçler çocuklarımızı, kadınlarımızı ve kızlarımızı elimizden alarak kendine köle etmeye başlamışlar bile.

Bizler birer ebeveyn olarak kendimizi, eşimizi, kızımızı ve oğlumuzu FACEBOOK, INSTEGRAM, TWİTTER VE WHATSAPP’ TAN ayırabiliyor muyuz? Küçük çocukları olan aileler akşamdan akşama bir araya geldiklerinden bir biriyle sohbet edebiliyorlar mı? Ya da çocuğumuz bizim giydiğimiz elbiseleri giyiyor mu?

KÜRESEL FAİZCİLER, EVANGELİSTLER İLE TAPINAK ŞÖVELYELERİ DÜNYA HARİTASINI YENİDEN ÇİZERKEN BİZ İÇERİDE HALA SURİYELİLERİ TEKRAR MEMLEKETİNE GÖNDERİP GÖNDERMEMEYİ TARTIŞIYORUZ. ONLAR BİZİM CİĞERPARELERİMİZİ FACEBOOK, INSTEGRAM, TWİTTER VE WHATSAPP ÜZERİNDE KONTROL EDİP KRİSTALLEŞTİRİRKEN BİZ NELERLE UĞRAŞIYORUZ. BİR TANE AMERİKALI ŞARKICI İSTANBUL’A GELMİŞTİ. BİZİM GENÇLERİN ONU GÖRMEK İÇİN ARABASININ ÖNÜNE NASIL ATLADIKLARINI GÖRMEDİNİZ Mİ? AKŞAM İŞTE GELEN BABASINA KAPI AÇMAYAN BİR GENÇ NASIL OLURDA HİPPİ KILIKLI BİR YABANCI SANATÇIYI GÖRMEK İÇİN KENDİNİ ARABANIN ÖNÜNE ATAR?

BU GENÇLER FACEBOOK, INSTEGRAM, TWİTTER VE WHATSAPP GİBİ PROGRAMLARI KULLANARAK TOŞLUMLARI KONTROL ETMİYORLAR MI? KENDİNİ YETKİLİ, ETKİLİ VE SORUMLU SAYANLARI GÖREVE DAVET EDİYORUM. SELAM VE DUA İLE.

Tesettürde (Örtüde)Cehalet devrine dönüş ve o devri taklit olduğu gibi faiz muamelesinde de aynı ahlaksızlık taklit edilmektedir. Öyle fakir olanlar görülmektedir ki,  bugün ki toplumda faizsiz yaşanamayacağı düşüncesine sahip olanlar çoğalmaya başlamış ve haram olan faizin meşruluğuna bütün Müslümanlar çareler aramaya başlamışlardır. Bugün bütün Alim ve araştırmacılarımız kendilerini bu konuda çare aramaya hasretmişlerdir. Zaman zaman gülünç görüş ve tezler ileri sürmektedirler.Öyle gülünç ve dayanıksız görüşler ileri sürmektedirler ki kendileri bile bunlara inanmakta zorluk çekmektedirler.Yok efendim faiz oranları çok düşükmüş de bu durumda alınan faizler yıllık enflasyonun altındaymış da,bu durumda ev ve araba alınırmış.Ev ve araba Hacet-i asliyede(Zorunlu İhtiyaç) imiş.Bre ahmaklar Faiz yüzdesi düşük olunca caiz de yüksek olunca haram diye bir ayet bir hadis olmadığı gibi bu konuda verilmiş bir fetva da yoktur.Bazı alim fotokopileri belki caiz demiş olabilirler herhalde bunlar kendisini İmam-ı Azam’dan ve Ömer Nasuhi Bilmenden ve Ahmet Hamdi Yazır’dan ve daha binlerce alimden büyük görmektedirler ki böyle bir ahmaklıktan Allah’a sığınırız. Herhangi bir alış-veriş olmadan yüz yeni liranın yüz on yeni lira ile verilmesi veya yüz elli lira ile verilmesi hususunda değil buradaki haramlık: peşin kar ve ödeme garantisi olduğundan dolayı faizdir. Faizi tarif ederken, “İki malın birbiriyle değiştirilmesinde alanın verene bir karşılık olmaksızın verilen fazla miktara (Riba) faiz denir. Mesela bir kimse on gram ağırlığında bulunan bir altını 10,5 grama peşin veya veresiye olarak verirse o fazlalık faiz olur.diye anlatmıştık.Bugün memleketimizdeki zenginlerin gelirlerinin %71 faizden elde ettiklerini kendileri açıklamışlardır.Allahu Teala bize ev ve araba aldın mı? Diye bir soru sormayacak Bugün Müslümanların ev ve arabadan daha önemli işleri vardır. Allah’ın Kitabına Peygamberimize ve iki milyar Müslüman’a hakaret edilirken Allah’ın emirlerine karşı bütün insanlık savaş açmışken dünyanın her tarafında yaşayan Müslümanların toprakları kafirler tarafından işgal edilmişken, kafirlerin bizi topyekun yok etmek için planlar yaparken çoğumuzun bunda haberi yokken bizler asıl meseleleri bırakarak fer’i meselelerle uğraşmamız yersiz olur.  SELAM VE DUA İLE