Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

TERÖR YARDIM ETMEK KOBRA YILANLA AYNI ÇUVALA GİRMEK GİBİ BİRŞEY 28.12.2018 Cuma -Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Terör akrep, kobra ve pitbull köpeği gibidir. Akreple ilgili birçok hikâye ve olay anlatılır. Bunların içinde göze çarpanlardan birisi yavuz akrebin ısıracak bir yer bulamaması üzerine kendini ısırmasıdır. Bir diğerini Kadı Beydaba, “Kelile ve Dimne” adlı eserinde “Akrep ile güvercin arasında geçen bir hikâyeyi şöyle anlatmış;

“Akrebin birisi ırmağın kenarına gelmiş. Irmağın suyunun derinliğini bilmediği için yukarı aşağı gidip geliyormuş. Derken onu bir güvercin görmüş ve hemen yanına konduktan sonra; “Dostum hayırdır sabahtan

beri ırmağa yukarı aşağı gidip geliyorsun? Demiş. Akrepte; “Dostum karşıya geçmek istiyorum. Ama suyun durumunu bilmediğim için karşıya geçecek bir sığ yer arıyorum”, demiş. Güvercin hemen yere yatay uzanmış ve; “Eğer karşıya geçmek istiyorsan sırtıma bin seni karşıya geçireyim, demiş. Akrepte sırtına binmiş. Güvercin havalanıp ırmağın ortasına gelince akrep iğnesini güvercinin sırtına batırarak zehrini zerk etmiş. Güvercin akrebe; “Ne yaptın? Ben sana iyilik yaparken senin bu kötülüğünün sebebi nedir? Demiş. Akrep; “elimde değil. Bu bizim cibilliyetimizde var” demiş. Güvercin zehirin tesiriyle uçamaz hale gelip ırmağa düşüp ölmüş. Tabii akrepte suya düşerek boğularak ölmüş.

Türkiye’nin gelişmesinin önüne geçmek için bizim başsımıza 1970’en 1980’a kadar başımıza terör örgütünü bela ettiler. 1970-80 yılları arasında ülkemizde devam eden SAĞ-SOL çatışması ihtilaldan sonra hemen kesilmesine benzemez. Gerçi PKK terör örgütü o kesilmenin arkasında ortaya çıkmıştır o da ayrı bir meseledir. Sonra anladık ki SAĞ-SOL diye bu milleti birbirine kırdırma işi gelişi güzel bir düzenleme olmayıp büyük oyuncuların planladığı bir oyunmuş. Sözde 1980 ihtilalıyla terör şeklen bitirilmiş oldu ama aradan 33 yıl geçmesine rağmen hala DHKPC terör örgütü düzenlediği saldırılarla hala varlığını devam ettiriyor.

Terörle iç içe yaşamamış kimseler bunu anlamazlar. Terör olayları ne çocukken oynadığımız ÇELİK-ÇOMAK oyununa benzer ne SULU DEĞNEK ne de ÇAMURDA EV YAPMAYA oyununa benzer. Çocukken bu oyunları oynardık. Annemiz veya babamız seslenince oynadığımız oyunları bırakır hemen yanlarına giderdik. Karşı karşıya kaldığımız PKK terör örgütü öyle çelik-çomak oyununa benzemiyor. Avrupa ile amerika terör konusunda Türkiye’ye karşı işbirliği yaparak terör örgütlerine silah ve para desteği sağladılar. Böylece hem enerjimizi hem de zamanımızı boşa harcattılar.

PKK terör örgütünün görünen yüzü sözde Doğu ve Güneydoğuda yaşayan Kürt kardeşlerimizin hakkını savunarak onları 1. Sınıf vatandaş yapmaktı. PKK terör örgütü işe böyle başlamasına rağmen geçen zaman sürecinde başta MOSSAD olmak üzere CIA, Suriye muhaberatı, İran istihbaratı ve KGB’nin işe dahil olması sonucu PKK terör örgütü dünyanın en büyük uyuşturucu satanı, en büyük sigara kaçakçılığı yapan, en büyük petrol kaçakçılığı ve insan ticareti yapan örgüt haline dönüştü.

Bugün PKK terör örgütünün esas görünmeyen sayısı avrupa ülkelerinde yaşıyor. Daha düne kadar almanya ülkesinde terör örgütü mensubu olmadığını söylüyordu. Ne zaman ki iki ülke arasında terörle işbirliği yapma anlaşması imzalanınca bizzat alman başbakanı ülkesinde 12.000 terörist olduğunu söyledi. Bu ülkeye bu kadar sayıda terörist birkaç günde gelip yerleşmedi. Demek ki adamlar yıllarca terör örgütüne yardım ve yataklık yapıyorlarmış ki sayısını bildiler.

Sadece almaya da değil diğer avrupa ülkelerinde de aynı şekilde terör örgütüne yardım ve yataklık yapıldığı bizzat fransa da Kürdistan enformasyon merkezine düzenlenen saldırıdan sonra ilk açıklamayı yapan fransa cumhurbaşkanı Hollande’nin “Korkunç” diye açıkladığı infaz olayından ziyade Türkiye hakkındaki tutumu oldukça korkunç değil mi? Sebebi sorulduğunda o binanın şifreli kapı ile korunduğunu o kadınlarla her hafta görüştüğünü söyledi. Bir cumhurbaşkanı terör örgütünün yöneticileriyle her hafta hal hatır sormak için görüşmez.

Gerçi PKK terör örgütüne sadece Avrupalı ülkeler değil Rusya, Kıbrıs Rum kesimi, Suriye, Kazakistan, Azerbaycan ve İran gibi devletlerde yardım ettiler. Hala da ediyorlar. Bütün bunları Bebek katilinin mahkemeye verdiği ifadesinde anlıyoruz. Sizde internete baksanız bulursunuz. Evinizde internete bakma zahmetine katlanmazsınız diye Bebek katilinin ifadesinde bazı pasajları buraya aktarıyorum. Okuduktan sonra gerisini sen düşün. İşte resmi ifadeden bazı paraflar;

Bakın adamların Türkiye cumhuriyetini yıkmak için Rengi, kirli beyaz, mat... Ama hafif yağlı. Macun gibi. Rulosundan bozup, şekil verebiliyorsun, iri taneler halinde ufalamak mümkün. Kokusuz. Sinsi yani... 3 bin derece ısı veriyor. Basıncı, dehşet. Bozulmuyor. Al, 15 yıl sakla. Nedir bu? A4. Ankara'da patlayan... Portekiz malı. Irak'tan ithal. Küçücük. El kadar. Komple plastik. Minicik iğnesi dışında metali yok... Bu yüzden detektörle bile yakalayamıyorsun.

Bu nedir? Mayın. İtalyan. Hatırlayalım... Kasım 1998. Hürriyet gazetesi. Öcalan’a villa tahsis edildiği dönemde İtalya'nın Başbakanı olan D'Alema, ne demiş? "PKK'ya mayın sattık." Biraz daha hatırlayalım... Haziran 1999. İmralı duruşması. Öcalan anlattı. Anadolu Ajansı tüm dünyaya servis yaptı. Gazeteler de yazdı.

"Yunanistan, bomba dâhil, eğitim verdi, ağır silahlar sağladı. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, geçişler ve pasaportlar için yardım etti. Buradan aktarılan paralar, kiliseler aracılığıyla verildi. Paramız Avrupa'da. Çeşitli bankalara yatırılıyor. Ağırlık İsviçre'de... Arşivimiz dağınık, daha çok Avrupa'da... Kazakistanve Azerbaycan'daki temsilciliklerimiz çok güçlü. Moskova'daki temsilciliğimiz, bunlara para desteğinde bulunuyor. Bayan Mitterand'ın ilişkileri var, doğru. Yugoslavya'da eğitim yaptırdık. İran'da hastanemiz var. Asala ile ilişkimiz oldu. İngiltere, Kürt üzerinde derin bir politikanın sahibi; 150 yıldır... Lord Avebury ile görüştüm. İtalya'da da bir Lordlar görüştüm. Almanya'da çok sayıda örgüt mensubu var. Alman Senatör Lummer ile Şam'da görüştüm. Almanya'da eylem yapmamamız için benden yardım istedi. Siyasi eğitim merkezi Hollanda... Evler tuttuk, Hollanda makamları ses çıkarmaz. Belçika'da güçlü temsilciliklerimiz var."

Yukarıdaki haber bana ait değil. Bu yazı “bebek katili” Apo’nun Ankara mahkemesinde verdiği ifadedir. Üstelik o yazı magazin haber de değil.

Şimdi de Avrupanın yıllarca karga beslediği gibi teröristleri beslediler. Hani atasözümüzde; “Besle kargayı uysun gözünü” hesabı şimdi adı geçen teröristler avrupanın kalbi mesabesindeki Paris sokaklarını yakıp yıkıyorlar. Fransa cumhurbaşkanı “MAVİ KELEBEKLİLERİN” AKARYAKIT VE VERGİ ORANLARINI YÜKSEK GÖREREK YELTENDİKLERİ KARARLARIN HEPSİNİ FRANSA HÜKÜMETİ GERİ ÇEKTİ AMA OLAYLAR ARTARAK DEVAM EDİYOR.

Hani 27 Mayıs 2013 yılında Taksim-Gezi parkında kesilen 2 ağaç bahane edilerek olay çıkartıp Vandallar gibi her tarafı tarumar etmişlerdi. Hatta o günlerde bu olayları organize edenlerin piyonluğunu yapan sözüm ona bir tiyatro sanatçısı protestonun amacı sorulunca; “Mesele ağaç meselesi değil, daha anlamadınız mı? Hoş güzel Taksim Gezi parkı olaylarını organize edenlerin hepsi belli olmasına rağmen bugüne kadar esaslı bir soruşturma yürütülmedi. Eğer esaslı bir soruşturma yürütülseydi o gün protestoya katılanlara dağıtılan 200 TL’lik banknotların hangi bankadan kimler tarafından çekildiği belli oldu. Protesto meydanın yakınındaki bir otelin hastane haline getirilmesi; protestoculara verilen yemeklerin hangi üniversitenin kantininden hazırlanıp getirilip dağıtıldığı da belliydi. Bütün bu ve benzeri kesin delillere rağmen mahkemeler bu konuları araştırmak için harekete geçmediler.

Fransız hükümeti “MAVİ KELEBEKLİLERİN” protestosuna konu olan işlerin hepsini kaldırdı ama olaylar bir türlü durmadı. Demek ki mesele akaryakıt zammı ve vergi oranlarının yüksekliği değilmiş.

Pitbull köpeği terbiye edildikten sonra sahibinin tasma takmasıyla sahibinin verdiği komutlarını dinliyor. Ama fırsatını bulduğu andan itibaren kendi başına hareket ederek sağa sola zarar vermiyor.SELAM VE DUA İLE.