Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

ÖĞRENCİLERİMİZİN NİYE SİLGİ KULLANDIKLARINA HİÇ DİKKAT ETTİNİZ Mİ? 28.12.2018 Cuma-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Cumhuriyetin ilanından sonra harf inkılâbının gerçeklemesiyle beraber milletimizin geçmişle bağı kesildi. Geçmişle bağı kesilen bu milletin evlatlarının önünde örnek olacak bir usulleri olmadığı için yabancı oldukları bir sistemin içine işe sıfırdan başladıklar. Bu durum milletimizden bir tedirginlik oluşturdu. İş yaparken her zaman yanlış yapma düşüncesine kapıldılar. Kapitalizm sistemin en belirgin özelliği kişinin kafasında ikircik

oluşturmaktır. Oluşan bu ikircikli düşünce bizi her zaman yanlış yapma düşüncesine sevk etmiştir.

Cumhuriyetten sonra getirilen eğitim sistemi bize ne “İLMEL-YAKÎNİ, NE AYNE’L YAKÎNİ NE DE HAKKA’L YAKÎNİ” öğretmedi. Yani bir şeyin doğruluğunu ne ilmen ne gözle ne de kalp gözüyle öğrenmedik. Hep faraziyeler (hipotezler) üzerinde yürüdük. Sistemin kurucusu biz olmadığımız için doğru ve yanlışını da biz kontrol edemedik.

Geçenlerde bir televizyon programında ünlü bir Profesör; “BİZİM GELİŞİP MUASIR MEDENİETLER SEVİYESİNE ULAŞMAMIZ İLK HAMLEMİZİN DOĞRULUĞUYLA ALAKALIDIR. Başka ülkelerde erasmus programı çerçevesinde bizde okuyan öğrenciler cevap kâğıdına tükenmez veya pilot kalemle kodlarken bizim öğrencilerin kurşun kalemle kodladığını görünce yabancı öğrenciye imtihan sonunda yabancı öğrenciye; “Siz neden kurşun kalem kullanmıyorsunuz? Diye sorduğumda bana; “Hocam ben doğru cevapları kesin olarak bildiğim için pilot veya tükenmez kalem kullanıyorum” diye cevap verdi. Biraz düşündükten sonra bizim öğrencilerimiz ya konuyu tam olarak bilmediklerini ya da soruyu sonuna kadar okumadıkları kanaatine vardığını söylemişti.

Tıp fakültesinde okuyan öğrenciler arasında yapılan bir ankette öğrencilere kalplerinin yerini göstermeleri sorulmuş. Öğrencileri % 22’i göğsünün sağını göstermişlerdir. Şuan üniversiteye devam eden öğrencilerin % 60’nın kopya çektiğini, % 20’ inin torpille geçtiğini geriye kalan % 20’inin ders çalışarak geçtiğini beyan etmişlerdir.

Üniversitede böyle de ilkokul, ortaokul ve liselerde durum nasıl diye sormayın. Zaten ilk ve ortaokulda sınıfta kalmak yok. Liselerde de ona benzer bir uygulama var. Orada da tüccar mantığı uygulandığı için bir öğrencinin sınıfta kalmasının devlete maliyeti hesap ediliyor. Veli; “Çocuğum sınıfta kalıp okulda atılıp dağa çıkıp terörist mi olsun? Diye itiraz ediyor. Hâlbuki dağdakiler içinde okur-yazarlıktan ziyade üniversite öğrencisi ve mezunları çoğunluk oluşturmuştur.

Siz en basitinde Türkiye’de çeşitli yabancı ülkelerin okulları varken PKK’nın neden okulları olmadığını hiç düşündünüz mü? PKK’nın Okulu yok çünkü mevcut sistem adeta PKK militanı yetiştiriyor da ondan.

Türkiye’nin bazı kurum ve kuruluşları görevlerini yapmadıkları için toplum bu hale gelmiştir.

Bütün bunlar niye var diye sormayın. Çünkü bundan tam 68 sene önce 27 ARALIK 1949’DA İMZALANAN “TÜRKİYE VE ABD HÜKÜMETLERİ ARASINDA EĞİTİM KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDAKİ ANTLAŞMA…”

Bu antlaşma Türk Milli Eğitimine yön verecek iradeye, ABD’nin önce ortak edilmesi daha sonra belirleyici olmasını sağlayacak koşulları yaratan bir antlaşmadır. Antlaşmanın 1.maddesi;

“Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu adı altında bir komisyon kurulacaktır. Bu komisyon, niteliği bu antlaşma ile belirlenen ve parası Türk Hükümeti tarafından finanse edilecek olan eğitim programlarının yönetimini kolaylaştıracaktır.”

Antlaşmanın en dikkat çekici 5.maddesi ise;

“Komisyon dördü T.C. Vatandaşı ve dördü ABD vatandaşı olmak üzere sekiz üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı verecektir…” İnanılması zor, ama bu antlaşmalar maalesef yapılmıştır.

Deniz kuvvetleri komutanı Güven Erkaya’nın Kıbrıs barış harekâtı sırasında Rum kesinimin gemisini vurmak yerine kendi gemimiz olan KOCATEPE’Yİ vurduğu zaman İLK HAMLEYİ” anlamalıydık. Eğer o zaman İLK HAMLENİN ÖNEMİNİ anlasaydık daha sonraki yıllarda Güven Erkaya zamanın Başbakanı Rahmetli Şehid Necmettin Erbakan’a adeta zorla 28 Şubat kararlarını imzalatmış görüntüsü vermezdi.

Sanırım şimdi öğrencilerimizin niçin silgi kullandıklarının farkına varmışsınızdır. Siz hala daha farkına varmadıysanız yapılacak bir şey kalmamış demektir. SELAM VE DUA İLE.