Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

CELLÂDINA ÂŞIK OLMAK BÖYLE BİRŞEY OLSA GEREK 14.2.2019 Perşembe-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Bugünkü SP lideri ve aynı partinin üst düzey yetkilileri bir akıl tutulması yaşıyorlar. Bugünkü SP lideri 1990’lı yıllarda Sivas belediye başkanıyken Sivas’ta olaylar çıkmış. Madımak oteli yakılmış ve tarihe Sivas Katliamı geçmiş arkası karanlık güçlerle dolu bir olaydır. Madımak Katliamı ya da Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin yakılması ve 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının yanarak ya da

dumandan boğularak hayatlarını kaybetmesi ile sonuçlanan olaylardır. Ayrıca Madımak Olayı ‘nda dışarıda toplanan göstericilerden de iki kişi de hayatını kaybetmiştir.

İşte bu faili meçhul olayın yaşandığı tarihte SP lideri belediye başkanıydı. Şimdi kol kola girdiği zihniyetin temsilcileri onun suçlu olduğunu; idamla yargılanması gerektiğini belirterek onun hakkında iddianame bile hazırlamışlardı. Hâlbuki hepimizi biliriz ki Belediye başkanlarının güvenlikle ilgili bir sorumluluğu yoktur.

Aynı şekilde geçmişte partisinin genel başkanı ve Başbakan Şehid Necmettin Erbakan’ı son MGK toplantısının o soğuk kış gününde buram buram terletip yapmadığı işleri yaptı diye gösterip iktidarda indiren zihniyetin bugünkü temsilcileriyle kol kola girmiş sözde politika yapıyor. Buna ya akıl tutulması ya da “cellâdına âşık olmuş” denir.

Geçmişte milleti içkiye alıştırmak için CHP bedava dağıttığı içkiden almak için milletin Taksim’de girdiği kuyrukları unutmadık. Şimdi aynı zihniyetle hizmet ediyorum diye kol kola girenler ACABA TÜRKÇE EZANIN ÖZLEMİNİMİ çekiyorlar!

CHP her seçimde olduğu gibi bu seçimde de geçmişi kirli, karanlık, rüşvet, terör ve zulümle tescilli olan insanları belediye başkan adayı olarak gösteriyor. Benim CHP’nin niye böyle adayları gösterdiğiyle ilgilenmiyorum. Beni ilgilendiren durum CHP ile ittifak yapan İP ve SP’lilerin buna rıza göstermesi beni ilgilendiriyor. CHP’nin bu adaylarına itiraz edildiğinde hem üç lider kameraların karşısında; “Suçun şahsiliği prensibi olduğunu; babanın işlemiş olduğu suçlardan dolayı evladın suçlanamayacağını” söylüyorlar. Ama gerek aday gösterilenler gerekse bu liderler babalarının geçmişte işledikleri suçlara sahip çıkıyorlar. Sahip çıkmakla kalmayıp bir de onları övüyorlar. Dolayısıyla bugün bunların eline böyle bir imkân geçse bunlarda aynı zulmü yapacaklar demektir.

Ben başta SP’liler olmak üzere İP partililerin de böyle adaylara oy vermeyeceklerini düşünüyorum. Oy kullanmak öyle basit bir iş değildir. Kime oy veriyorsak onu kendimize vekil tayin etmiş oluyoruz.

Boyun eğen, bir dediğini iki kez söyletmeyen bir ülkeye alışmış dünya güçleri, ağır alan, sorgulayan, bağımsız ya da kendi çıkarına uygun davranma eğilimi gösteren Türkiye’ye tahammülleri yok.

Türkiye, Irak ve Suriye’nin bölünmesine itiraz edince, dünya güçleri bunu başkaldırı olarak algılıyor ve çıldırıyor.

Türkiye’nin Kıbrıs’tan çekilme vakti geldi, dünya güçleri doğu Akdeniz’e el koyacaklar.. Kıbrıs’tan çekilmeyen, Akdeniz’de hak iddia eden Türkiye’yi istemiyorlar.

İsrail, Mısır, Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi askeri pakt kuruyor.. Lübnan, İsrail topraklarına katılarak ve Suriye de Akdeniz kıyısındaki parçasında kurulacak devletle bu pakta katılacak.. Akdeniz Askeri Paktı’nı onaylamayan Türkiye’yi istemiyorlar..

Pakistan’ı üç parçaya bölüyorlar. Pakistan ve İran’ın körfezdeki kıyılarıyla Balucistan devleti kurularak Hindistan Askeri Paktını kuruyorlar. Türkiye, İran ve Pakistan’ın parçalanmasını kabul etmiyor.

Türkiye, elbette Malezya, Filipinler ve Endenozya’daki emperyalist oyunları kabul etmiyor.

Ülkede darbe yapılıyor ve kimsenin ruhu duymuyor; çünkü asker yok, tank yok, uçak yok, ayaklanma yok.. ‘Canımı veririm’ diyen insanlara ‘oyumu vermem’ dedirtiyorlar. Cumhuriyet tarihinde ilk defa devletine güvenen milletin güvenini tekrardan yok ediyorlar, işte böyle bir darbe…

Ziya Paşa – Terkib-i Bend’inin bir yerinde tam da SP ve İP’lilerin durumunu şöyle dile getirmiştir;

“ İkbâl için ahbabı siâyet yeni çıktı/ Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı./ Sadeleştirilmişi şöyle: “Yükselmek, iyi bir mevkie gelmek için dostlarını çekiştirmek yeni çıktı,/ Önceleri bu becerikliliği bilmezdik, bu da yeni çıktı.”

“Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık/Zîrâ ki ziyân ortada bilmem ne kazandık” Sadeleştirilmişi şöyle: “Eyvah, bu oyunda bizler yine yandık,/Çünkü zarar ortada bu konuda bilmem biz ne kazandık?”

Seçim zamanı kullandığımız reyler bizim hangi tarafın adamı olduğumuzu açıkça göstermektedir. Hiçbir Müslüman açlıktan öleceğini bilse bile, bir Allahsıza, bir dinsize, bir masona ve bir caniye katiyyen rey veremez ve onların tarafını tercih edemez."Mehmet Zahid Kotku Hz. (ks)

Bu konu bir beyit de şöyle dile getirilmiştir; “Bana Benden Olur Her Ne Olursa Başım Rahat Eder Dilim Durursa” İnsanın başına ne gelirse kendisi yüzünden gelir. Başarıları, iyilikleri de aynı şekilde kendisinden kaynaklanmaktadır. Dilini tutabilenler, başkalarının gönlünü kırmayanlar, yanlış şeyler söylemeyenler dertlerle, sıkıntılarla uğraşmazlar. Bir ayet mealen der ki: ''Başınıza gelen her şerri önce kendinizden bilin.'' İnsan, yaptıklarından sorumludur. Yaptıkları her nasıl şeylerse, günü geldiğinde karşılığını mutlaka bulacaktır. Çalışmayan, emek vermeyen kişilerin yoksulluk yaşaması gayet tabiidir. Aksine çalışmayı görev bilenlerin iyi yaşam standartları elde etmesi yüksek olasıdır.  SELAM VE DUA İLE.