Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

YAŞADIĞIN COĞRAFYA KADERİNDİR 21.3.2019 Perşembe-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

ÇOK MUHTEREM VE AZİZ MİLLETİM!

Bugün itibarıyla 31 Mart mahalli seçimlere 29 gün kaldı. Siz ne yapacağınızı çoktan kararlaştırmışsınızdır. İktidardakilerin ne zaman başı sıkışsa size müracaat ettiklerinde siz zaten 1950 yılından bu yana doğru kararı verdiniz. Ve ülkenin üstüne çullanmak isteyen düşmanlar ile onların işbirlikçilerine elinizin tersiyle itip sandığa gömdünüz.

Şimdi bunlar yeni bir oyun peşindeler. Siz zaten o oyunu siyasilerin ekranlara çıkıp; "Biz sırtımızı YPJ’ ye,

YPG'ye ve PYD’ ye yaslıyoruz bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz" "PKK, Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu güller bahçesine çevirmek için ortaya çıkmış barış ve halk hareketidir. Eğer PKK Türkiye’yi güller bahçesine çevirmek istemeseydi, PKK’nın öyle bir gücü var ki, sizi tükürüğüyle boğar.” “Biz Kürdistan’dan kazanacağız. Batıda cumhur ittifakına kaybettireceğiz.” Suriyelilerin burada ne işi var. Biz kazanırsak onları memleketlerine göndereceğiz. Biz kendi insanımıza baktık da bunlar mı kaldı.”

Bu benzeri açıklamalara baktığımızda bu seçimde TÜRKİYE’NİN ciddi bir BEKA MESELESİ VAR. Eğer yoksa Kürdistan nerede geldi? (!!!) Birileri niye olmayan bir bölgede seçimi kazanacağını söylüyor(!!!) Türkiye’de 1950 ‘den sonra yapılan seçimlerin hepsi ciddi birer seçim olmuştur. Bu seçim de öncekiler gibi ciddi bir seçimdir. Çünkü Türkiye’deki yönetim masası masada oturana göre değişiyor. Koalisyonlarla seçim ittifaklarını birbirine karıştırmamak lazım.

Düşmanlarımızın piyonları bunları söylerken bakın esas dostumuz olan Pakistan Başbakanı İmran Han ise 2 gün önce attığı tweette “Türkiye’nin güçlü olması gerekir. Eğer Türkiye güçlü olmazsa diğer İslam coğrafyası amerika ve batıya karşı bir varlık gösteremez” dedi.

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren bizim devlet olarak nasıl hareket edeceğimize dair bir rota çizilmiş. Çizilen rotadan sapanlara karşı ihtilal yapılmış. Kimileri canıyla kimleri de siyasi hayatıyla bedel ödemiştir. Hata bizim için; “TÜRKİYE TÜRKLERE BIRAKILACAK KADAR BASİT BİR ÜLKE DEĞİLDİR… TÜRKİYE NÜFUSUNUN 50 MİLYONU GERÇMESİNE MÜSAADE ETMEYİN. TÜRK NÜFUSU 50 MİLYONU GEÇİP 70 MİLYONA GELİRSE KİMSE TÜRKLERLE BAŞA ÇIKAMAZ… TÜRKİYE ÇİÇEK GİBİDİR. SOLARSA SULAYIN, GELİŞİRSE BUDAYIN…” Gibi sözler söylemişlerdir. Onun içindir ki Türkiye’nin 2 numaralı zengin işi adamı işini gücünü bırakıp Türkiye’de nüfus planlamasıyla uğraşmıştır.

Sözde Lozan Barış anlaşmasıyla Türkiye’ye devlet kurma izni veren batı Türkiye’nin lider ülke olmasını istememiştir. Lozan’da Türkiye’ye devlet kurma izni bazı şartların yerine getirilmesi sonucu verilmiştir. Bu şartların başında Hilafetin kaldırılması geliyordu. Nitekim Lozan’a giden heyetteki delegasyona 1 yıl içinde hilafetin kaldırılması söylenmiştir. Türkiye bir yılı beklemeden cumhuriyetin ilanından 6 ay sonra hilafeti kaldırmıştır.

HAFAZANALLAH= ALLAH MUHAFAZA BUYURSUN” Osmanlı güçsüz olduğu için yıkılmadı. Osmanlının yıkılışında bir taraftan “nemelazımcılık” varken diğer taraftan memur ve amir olup makam ve mevki elde ederek servete kavuşmak” hayali vardı.

Yeni Dünya Düzeni ya da Globalleşme Osmanlının son izlerini silme hareketidir. Aşırı Türk düşmanı Churchill’e(Çörçil) bile (o tarihte iktidarda olanlara) Aman Osmanlıyı yıkmayın. Onun boşluğunu dolduramayız. Ve bir gün gelir Osmanlıyı ararız demiştir. Rumlar ve Ermeniler Batı’nın oyununa gelmemiş olsaydı Türkiye’de 5- 7 milyon Rum, 2- 3 milyon Ermeni Türkiye’nin kaymağını yiyen etnik grup olacak idi. İsrail aydını Shamir, Osmanlının yeniden ihyasını istemektedir. Ancak bu mümkün değildir. Çünkü bizler Osmanlı devrindeki ceddimiz kadar temiz değiliz. O tarihte İstanbul’da senede en fazla 3 cinayet ve hırsızlık oluyordu. Şimdi ise evimizde bile güvende değiliz.

O zaman ki Avrupalı liderlerden Türk ve İslam düşmanı Churchill’in vasiyetini icra etmektedirler. Churchill’in vasiyeti şöyledir:

“Türkiye solarsa sulayın, büyürse budayın. Ortadoğu’da İngiltere huzur ve siyasi istikrarı sağlayamadı. Bizden sonra ABD ve Rusya bu istikrarsızlığı son derece kötü hale getirecekler. Ortadoğu’da istikrar ancak Osmanlının vârisi yoluyla gerçekleştirilebilir. Buna mani olmak için savaş dâhil her çareye başvurun.”

Tekrar eski halimize gelmek için Kur’an-ı Kerim bize şu ikazı yapıyor. İşte Kur’an’ın ve Peygamber efendimizin bu konuda neler yapmamızı gösteren umdeleri şunlardır:

Tahrim suresi 8. Ayette Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Ey İnananlar! Yürekten tövbe ederek Allah’a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah’ın peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: “Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen her şeye Kadirsin” derler.”

Şimdi muhalefetin kıt akıllıları mevcut iktidarın gerek komşularımız olsun gerek hür dünya olsun hepsiyle aramızı bozduğunu; iktidarın uluslar arası siyaset yapamadığını söyleyip duruyorlar. Hâlbuki iktidarın böyle bir şey yapmadığı ortadadır. İktidar 80-90 seneden beri Türkiye’nin peyk ülke olmaktan çıkarıp lider ülke yapmak için uğraştığı ortadadır. Hem ana muhalefet hem de batılı düşmanlarımız “TÜRKİYE’NİN SÖZ KESEN MÜHÜR BASAN BİR ÜLKE OLMASINI İSTEMEDİKLERİ” için bütün bunlar ortaya çıktı.

Batılılar Türkiye’nin maddi ve manevi yönden geliştiğini; söz sahibi olduğunu artık dışa bağımlı ülke olmak yerine kendi kendine yeten bir ülke olduğunu gördükleri için saldırıp duruyorlar.

Eski başbakanlarımızdan rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın söylediği gibi: “Bir gün mesele Suriye olursa bilin ki hedef Türkiye’dir.” İşte yıllar önce ön görülerek söylenen sözler bugün birer tarihi hakikat olarak karşımıza çıktı.

Dünya haritasının 2000 yıllık geçmişini incelediğinizde haritaların, sınırların, hep değiştiğini göreceksiniz. Bu değişim hep vardı ve değişmeye de devam edecek. Ortadoğu’da dizayn edilen yeni planın hangi ülkeleri ihya, hangi ülkeleri de bedbaht edeceğini, hangi halkların ağlayıp, hangi halkların güleceğini hep beraber göreceğiz.

Erbakan'ın diğer bazı sözleri de şöyle...

Fırtınalara yön veren kelebeklerin kanat çırpışıdır..

- Bizim Davamızda kimse kendi için yaşamaz, Herkes kardeşi için yaşar. Menfaati Öldürmenin en kolay yolu budur..

- Namaz dinin direği Cihad ise zirvesidir. Biz siyaset değil Cihad yapıyoruz..

- Müslüman Hakkın hakimiyeti için 'motor', Şerrin yok olması için 'fren' olma Görevlisidir....

- Hakk'ı üstün tutmak her zaman saadet getirir… SELAM VE DUA İLE.