Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

İNŞALLAH BİZ KAZANACAĞIZ 10.4.2019 Çarşamba-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Kâfirlerin bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı var ama Allah hesabından mutlak galip sahibidir. Küfür ehli erkek Hımar (merkep) gibidir. Köylü olanlar veya köy hayatını bilenler erkek Hımarın huyunu bilirler. Erkek hımar anırmaya başlarken sahibi burnuna vurursa onu durdurur. Anırdığı zaman burnuna vurmazsa ipi koparıp gider. İşte Osmanlı bu küffarın huyunu bildikleri için onlar anırmaya başlarlar başlamaz onları tokatlayarak 600 sene durdurmuştur.

Bizden tola tüfekle silahla kurtulamayacağını anlayan batı savaş meydanından sonra bizi masaya oturtmuştur.

Ve Bizi Lozan’da Hilafeti kaldırma şartıyla bize devlet kurdurma izni vermiştir. Cumhuriyet kurulduktan sonra her 10 yılda bir darbe, muhtıra, Postmodern darbe, E-Muhtıra ile bizim yöneticiler vasıtasıyla ensemizde boza pişirmişleridir. Adeta depresyondaki bir hasta gibi bize 10 yılda bir antidepresan ilaç içirmişleridir. Bununla da yetinmeyip 1966 yılında Fetö silahlı terör örgütünün lideri konumundaki şartlata ile amerika gizli haber alma örgütü CIA ile İzmir Tepebaşında yolları kesişiyor.  Tabi biz buna kesişme diyoruz. Aslında bu kesişme planlı ve de programlı bir kesişmedir. Bizzat o günkü MİT başkanı ile CIA ajanı buluşuyor. Kendisine ne yapacağı nasıl hareket edeceği anlatılıyor. Safiyane duygularla sözde komünizme karşı “Milli Mücadele” dernekleri kuruluyor. Ve Fetö orada çalışmaya başlıyor. Derken gün geliyor yurt içinde ve dışında teşkilatlanma başlıyor.

Fetö Silahlı terör örgütü masonik bir yapıya benziyor. Temelleri 1960’lı yıllardan atıldığı yeni ortaya çıktı. Çünkü masonik yapılar ülkedeki mevcut iktidarla ters düşmezler. Bu yapının temelleri Grand Fühler tarafından öne sürülerek hayata geçirilmiştir. Lozan anlaşmasında Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu hilafetin kaldırılması ve alfabenin değişmesini şart koşan taraflar hilafetin kaldırılması sonunda geçen süre zarfında Müslümanların yaşadığı coğrafyada mevcut sisteme karşı çıkan guruplar ortaya çıktı. Lozan’da Hilafetin kaldırılmasını isteyen güçler bu durumdan kurtulmak için kendi kontrollerinde olan bir halife yetiştirmek için İslam dünyasında birilerini aradılar. Ve en sonunda Pennsylvania’daki şahıstan karar kıldılar ve onu Pensilvanya’ya yerleştirdiler.

Derin amerika düşmanına bir taş vurmakla kalmaz. Bir taş vururken diğer taşı hazırda tutar. Fetö silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin ağır ilerlediğini gören Grand Fühler 1991 yılında Türkiye’ye geliyor. Ve gazeteci yazar Sayın Abdurrahman Dilipak ile görüşüyor. Görüşmede Sayın Dilipak’a; “O zaman Fetö denilen bu hareketin siyasi ayağını siz örgütleyin.” Diyor. Sayın Dilipak 1992 yılında bunu açıklamış ama o zaman kimse buna inanmamış. 1993 yılında bu olay Yörünge dergisinin kapağı olmuş. Kapakta “Amerikano İslam geliyor” diye yazılmış. Dilipak o zaman; “Ameriko Mehdi geliyor. Bu din benim dinim değil.” demiş. Çünkü Fetö okullarında Full brayd sistemi uygulanmıştır. Hatta Fetö o yıllarda Sayın Abdurrahman Dilipak’a Hoşgörü Ödülü” vermiş. Böylece din kisvesi adı altında dini ifsat etme hareketi vardı.

Bunun üzerine Fetö Abdurrahman Dilipak’ın bu fikri reddedemeyeceğine kani olmuştu. Dolayısıyla Sayın Dilipak; “Ben ödüllü bir Fetöcüyüm diyor. Çünkü benim bu teklife “HAYIR” diyebileceğime pek ihtimal vermiyordu. Rahmetli Esad Coşan Hoca efendiyle de konuşmuşlar. O da “HAYIR” Demiş. Arkasında Sayın Coşan cemaatini örgütlüyor diye bütün şirketlerine cemiyetlerine baskınlar düzenlendi. O da kendi Cemaatine; “Ben burada olduğum sürece size rahat vermeyecekler diye Avustralya ya gitti. Ama yine rahat bırakmayarak orada Şehid ettiler.

Bana sorarsanız 15 TEMMUZ 2016’NIN 3 TANE ŞEHİDİ VAR. Bir tanesi rahmetli Turgut Özal’dır. Bir tanesi Muhsin Yazıcıoğlu’dur. Üçüncüsü de Rahmetli Esad Coşan’dır. Rahmetli Esad Coşan İskender Paşa cemaatinin önderiydi. Burada herkes Fetö silahlı terör örgütünün bu işin siyasi sonuçlarını ve Türkiye’ye verdiği zarar üzerinde duruyor. Eğer bunlar siyasete hiç müdahale etmeselerdi de aslında bu çok felaket bir şeydi. Çünkü Fetö Dinin genetiğiyle oynuyordu. Biz böyle bilmiyorduk diyenler o gün amerikanın uydurduğu bir dine iman etmişlerdi. Onun için herkesin tövbe etmesi gerekiyor. Nasıl ki 28 Şubat sürecinde BÇG (batı çalıma gurubu) Ali Kalkancı tarikatını örgütlediyse Fetö hareketini örgütleyende israil, amerika, ingiltere ve Vatikan’dır. Bu ülkelerin istihbarat örgütleridir. Bu bunlar sadece Türkiye’den iktidarı ele geçirmek istemiyorlardı. Türkiye üzerinde öncelikle 22 ülkenin BOP (büyük Ortadoğu projesi) iktidar yapıları değiştirilecekti. Hedefte hilafete bağlı bugün sayıları 110 u bulan ülke vardı. THY zararına da olsa boşuna 110 ülkeye uçmuyor. 110 ülke de TİKA, Kızılay ve İHH durup dururken boş yere ofis açmamıştır.

Biz yüzyıl önce bir ve beraber olduğumuz milletlere ulaşmaya çalışırken amerika bizden önce Fetö üzerinde oraya yerleşerek israilin Truva atı gibi oralara yerleşiyorlardı. Fetö 15 Temmuzdan önce 140 ülkede örgütlüydü. Bugün dahi Türkiye’nin 140 ülkede elçiliği yoktur. Karşımızdaki örgüt aslında sizin din algınızı, hayata bakışınızı, tarih algınızı ve gelecek tasavvurunuzu değiştirecekti. Hollywood gibi burada dünyanın en büyük sinema stüdyolarından birini kurmaya hazırlanıyorlardı.  Böylece burada yapılan dizi ve filmler dünyanın 110 ülkesinde yayınlanacaktı. Böylece bu ülkelerde amerikano misyoner merkezi olacaktı.

Bu millet 15 Temmuz 2016 Cuma günü sadece Türkiye’yi işgalden kurtarmadı. Türkiye 2 milyar nüfusa varan İslam dünyasını kurtardı. Eğer 15 Temmuz 2016 Cuma günü Türkiye’yi işgal hareketi -HAFAZANALLAH= ALLAH MUHAFAZA ETSİN-batı kapitalizm O ZAMAN Türkiye’yi yutsaydı bu artık tarihin sonuna kadar devam edecek olan tek kutuplu bir dünya olacaktı. Böylece Türk milleti Kapitalizmin çanına ot tıkamıştır. Avrupa ve amerikadaki krizler bundan kaynaklanıyor. Bu millet 15 Temmuz işgalini püskürtmesiyle sadece Türkiye veya İslam dünyasını değil dünyayı Kapitalizm belasından kurtarmıştır.

“O Mahiler ki derya içredirler deryayı bilmezler.” Hesabına döndü. Bugün itibarıyla 15 Temmuz’un üzerinde 32 ay geçmesine rağmen daha ne yaptıklarını, neyi başardıklarının pek farkında değiller. Zaman geçtikçe bunu daha iyi anlayacağız. Aslında bizler 15 Temmuz tarihinin yaşayan tanıklarıyız. Ama olayın sıcaklığından dolayı perdenin arkasında olanları henüz tam olarak anlayabilmiş değiliz. Bana kalırsa gerek Fetö’nün gerekse amerika ingiltere, israil ve Vatikan’ın bu işte dönüşleri pek zor görünüyor. Bunlar iddialarında vaaz geçemezler. Eğer bunlar iddialarından vaaz geçerlerse amerikanın ve avrupanın sonu demektir.

Çünkü onların planı 2019 kadar Türkiye’de ipleri ele geçirmek üzere ayarlamışlardı. Bunu başaramazlarsa amerikanın ve avrupanın sonu olur demişlerdi. 15 Temmuz 2016 Cuma günü bu millet öyle bir şey yaptı ki tarihin akışını değiştirdi. Bundan sonra amerika ve avrupa için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu hareket sadece AK Parti ve Türkiye olayı değil. 15 Temmuz 2016 Cuma günü yedikleri bu dayaktan sonra şimdi bizi birbirimize düşürmenin yolarlını arıyorlar. Yapmak istediklerinin en başında bizi atomize etmek olacak. Yani şuanda Türkiye’de 65 tane cemaat var. Bunlar sadece Türkiye’de olanlar. Suriye’de 100’den fazla cemaat var. Türkiye’deki Müslümanları 65 guruba ayırmışlar bunlardan sadece bir tanesi Nurculuk. Nurculukta 13 bölündü. Bunun en son 3 fırkası Tahşiye, F. Gülen ve Aczimendilik öne çıkarıldı. Bunların içinde de en fazla okuyanı gelir seviyesi yüksek ve en son hareketlerden biri. F. Gülen Risale-ı Nur gurupları arasında Med Zehra ve Nubi Har diye 2 tane Kürt fraksiyonu var. Bunlardan birisi HDP’yi diğeri AK Partiyi destekliyor. Aslına bakarsanız bunların hepsi sözde Nurcu. Geçmişte Yeni Asya gurubu CHP’yi destekledi. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi öbür tarafta Sünnnî Şiî  Selefî ve Vahhabi kavgası çıkarmaya çalışıyorlar. Çünkü dışarıdan bize saldırı olunca hemen birleşip onlara karşı dayanıyoruz. Bizi bize kırdırmaya çalıştılar.

Bu ülkenin çocuklarını önce Sağ-Sol, daha sonra Alevî Sünnî, Kürt Türk diye ayırıp geçmişte birbirine kırdırdılar. Şimdi de aynı yolları devam ettirmek istiyorlar. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy: “Tefrika girmeden bir millete düşman giremez,/ Toplu vurunca yürekler top dahi onu sindiremez” diyerek ayrılık ve gayrlılığın vahim sonucuna dikkat çekmiştir. Oyunları deşifre oldu. ALLAH’IN YARDIMIYLA DİRENECEĞİZ KAZANACAĞIZ. İNŞALLAH. SELAM VE DUA İLE.