Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

KEMAL KILIÇDAROĞLU SALDIRISI NE ANLAMA GELİYOR? 30.4.2019 Salı-Yüreğir/ ADANA

PDFYazdıre-Posta

Ezelî ve ebedi düşmanlarımız bizi içeride ve dışarıda etkisiz hale getirmek ve bizi bölmek için akla hayale gelmedik planlar yapıyor. Bu planların kimisini bizim içimizdeki piyonları vasıtasıyla yürürlüğe korken kimisini de sınırlarımızın içinde ve dışında kurdurdukları terör örgütleri vasıtasıyla yürürlüğe koyuyorlar. Bizi öyle bir hale getirdiler ki içimizdeki piyonlarının gücü bu millete yetse bu milleti bir kaşık suda bile boğacaklardır.

1960 yılına kadar bizi ilerici-gerici, çağdaş ve yobaz diye ayırdılar. 1960’tan 1980 yılına kadar bizi sağcı ve

solcu diye ayırdılar. Bu vatanın evladı olanların kimisinin eline silah verip TİKKO, DHKP-C, PKK, FETÖ SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ, IŞİD, DEAŞ ve benzeri örgütler kurdurdular. Bunlara silah, mühimmat ve parasal destek sağladılar. Bir taraftan bizi böyle ayırırken diğer taraftan dışarıda bizi Ermeni soykırım yaptı diye almanya gibi köşeye sıkıştırarak tazminata mahkûm edip ekonomimizi çökertmeye çalıştılar.

Bu devlet 35 seneden beri PKK denilen uluslar arası uyuşturucu kaçaklığından tutun her türlü katliamı yapan ve 50 bin insanımızın Şehid olmasına mal olan bir terör örgütü var ki bu örgüt son 3 seneden beri devletimizin güvenlik güçleri tarafından köşeye sıkıştırıldı. Ve bitirilme noktasına geldi. 35 seneden beri batılı dostlarımız (!!!)  tarafından başımıza bele edilen bu örgüt bir türlü dağdan şehre inemedi.Şehre inemediği için dışarıdan aldığı maddi ve insan desteği başarılı olmadı. En son şehre inmek için önce kravatlı temsilcilerini CHP vasıtasıyla meclise soktu.

31 Mart 2019 yerel seçimler sırasında yine CHP, PKK ve FETÖ SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ’ NÜN militanlarını belediye başkanlığına ve belediye meclis üyesi seçtirerek adı geçen örgütlerin silahla yapamadığını seçimle başardı.

CHP genel başkanıyla yöneticileri alemi sağır milleti kör sandıkları için 2014 yılından beri PKK’nın kravatlı temsilcileriyle FETÖ SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ’ NÜN militanlarını seçimlerde oluşturdukları ittifaklardan habersiz olduğunu sandılar. “Alemi sağır milleti kör sananlar” en büyük kör ve sağır kendileri olduklarından habersizdirler. 

Milletimiz terör örgütleriyle işbirliği yaptığınızdan haberdar olduğu için 21 Nisan Hakkâri üst bölgesinde PKK’lı teröristlerin hain saldırısı sonucu 4 tane fidan gibi gencimizi Şehid ettiler. Bu durum karşısında hiç bir şey olmamış gibi CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu emniyet, jandarma, Valilik, Kaymakamlık ve mahalle muhtarlığına haber vermeden Ankara Çubuk ilçesinde Şehid askerin cenazesine gidiyor. Cenazeye gidenler için köy konağı protokole ayrıldığı halde oraya gitmeden başka yere gidiyor. Tek boynuzlu keçi gibi hareket ettiği için Şehid askerin amcası tarafından fiili saldırıya uğruyor.

Bu durum karşısında CHP’liler sessiz beklemesi gerekirken kameraların karşısına geçmiş ve şöyle yersiz, zamansız ve gereksiz bir açıklama yaptılar. Yaptıkları açıklamada; “Biz de herkes gibi Şehid cenazelerine gideriz. Bunu kimse engelleyemez. Kaldı ki biz valilik, kaymakamlık, emniyet, Jandarma ve muhtarlığa haber verdik” dediler. Başta valilik olmak üzere kaymakamlık, emniyet, Jandarma ve muhtarlıktan yapılan yazılı ve sözlü açıklamalarda CHP genel başkanın cenazeye geleceğine dair hiçbir müracaatlarının olmadığını belirttiler.

Şimdi karşımıza “inek almıyor, dana emmiyor” durumu çıkıyor. Kemal Kılıçdaroğlu ilgili resmi kurumlara haber verdiğini söyledi. Adı geçen resmi kurumlarının hepsi bunu yalanladılar. Üstüne üstlük devlet tarafından Kemal Kılıçdaroğlu’nu korumak için 18 tane koruma tahsis edilmiş. Her ne hikmetse Kemal Kılıçdaroğlu oraya 4 tane koruma ile gidiyor. İyi güzel de geride kalan 14 tane koruma ne iş yapıyordu ki oraya gelmediler? Benim bildiğime göre hiçbir koruma polisi koruduğu kimselerden habersiz kendi başına hareket edemez. CHP genel başkanı ve CHP’li yöneticilerin ilgili resmi makamlara haber verdiklerini söylemeleri resmi makamlarca yalanlandığına göre Kemal Kılıçdaroğlu sadece 4 koruma ile oraya gitmeye kalkması kendisine saldırı yapılması için uygun bir ortam hazırlamıştır.

Şahsen ben bu işin içinde bir bit yeniği olduğunu düşünüyorum. Karşımızda ikircilikli bir durum var. Ya Kemal Kılıçdaroğlu söylediği gibi resmi makamlara haber vermeden oraya gitmiştir. Ya da haber vermesi için verdiği talimatı yerine getirmeyenler olmuştur. Bu işi araştırıp ortaya çıkarması gene Kemal Kılıçdaroğlu’na düşüyor. Bir üçüncü ihtimal ise Kemal Kılıçdaroğlu hiç kimseye haber vermeden oraya gidip yerel seçimlerde başta İstanbul olmak üzere Ankara, Adana, Mersin ve Antalya’da organize ettikleri seçim hilelerini bir nebze olsun unutturmak için yapmıştır. En makulü da bu olsa gerek. SELAM VE DUA İLE.