FİTNE KATİLDEN BETERDİR 30.3.2020 Pazartesi-Yeşilyurt/MALATYA

Yazdır

Fitne deyince akla: Karışıklıklar, ara bozma için gösterilen gayretler hatıra gelir. Fitnenin birçok derecesi vardır. Ama öyle bir derecesi vardır ki ayette belirtildiğine göre Katilden (Adam öldürmekten) daha şiddetlidir.(Bakara suresi, ayet:191) Hadislerde de fitne şiddetle kınanmış, yerilmiş müminlerin böyle bir fitne içine girmemesi, çıktığında da nasıl hareket etmeleri gerektiği

üzerinde durulmuş, uyarılmışlardır. Bu ikazlara kulak verildiğinde problem çıkmaz, çıktığında da fitne ateşi yayılmadan olur.

Fitne esnasında göz gözü görmez olur. Kimin neyi ne hesabına yaptığı bilinmez. Faziletler iyilikler, hayırlar ayaklar altına alınır. Nice iyi insan o fitne silindiri altında ezilir gider. Hak-batıl birbirine karışır. Doğru yanlış fark edilmez olur.

İşte hadisi şerifte öyle bir zamanda iki şeyi tavsiye ediyor. Biri bir dağa çekilip koyunların geliriyle geçinmek dolayısıyla fitne seline kapılmaktan kurtulmak. İkincisi de cihada girmek. Birinci bir köşeye çekilip hiçbir şeye karışmadan kendi halinde yaşamak. İkincisi de yine fitneye şu veya bu şekilde girmeyip cihatla uğraşmak.

Bu ikinci şıkkı seçen kişi günümüzde bulunuyorsa, bütün kuvvet ve himmetiyle manevi Cihada soyunmak, gıllügıştan fitneden, aridurmakla bir hizmeti sürdürmelidir, muhtaç ve müştak gönüllere iman ve kuran hakikatlerini ulaştırmalı,ölü ruh ve kalpleri ihya etmeli,huzur ve saadete kavuşturma yarışına girmelidir.Bu kutsi hizmetin verdiği zevk,fitnenin doğurduğu huzursuzluğu yok edecek,o hizmetin aşk ve şevki yangın söndürücü gibi fitne ateşinin yayılmasını önleyecek,sönmeye mahkum edecektir.Çünkü fitne ateşinin böylesi güçlü bir söndürücü karşısında yapabileceği bir şey yoktur.

“Fitne uykudadır. Uyandırana Allah lanet etsin.”(Rafii’den)

“Bakılması haram olan şeylere karşı gözlerinizi yumunuz. Pislik ve kötülüklerden uzak durunuz. Cehennemliklerin işlerinden sakınınız.”(Taberani’nKebiri’nden, Camiüs -Sağır 5769)

“Uyruklarını ört. Çünkü uyruklarda avrettendir.” (Hakimin Müstedrek’inden)

“Aziz ve celil olan Allah bir yoldan bir diken dalını kaldırdığı için bir kişinin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır.” (İbni Zenceveyhten-c.s 5777 nolu hadis)

“Zikir ehlinin meclislerinin ganimeti cennettir.” (Müsned:2/177-190,C.S5781 nolu hadis)

“Ümmetim için deccaldan daha fazla korktuğum kimseler vardır: şaşırtıcı idareciler.” (Müsned:6/441,C.S 5782 nolu hadis)

“Aziz ve celil olan Allah yolunda cihada çıkan kişi ile Hacca ve Umreye giden kişi Allah’ın elçileridir. Allah onları çağırmış onlar da çağrısına uymuşlardır. Onlar Allah’tan ister. Allah da kendilerine verir.” (İbni Mâce, Menasik:5)

“Aziz ve Celil olan Allah yolunda bulaşan toz, kıyamet gününde yüz parlaklığıdır.” (Ebu Naim’in hilyesinde, C.S 5788 nolu hadis)

“Sabah ve akşam camilere gidip gelmek Allah yolunda Cihaddandır.” (Taberani’nin Kebir’inden, Camiüs-Sağir3.cilt:5788 no’lu Hadis)

Fetö silahlı terör örgütünün 15 Temmuz 2016 Cuma günü ülkemizi işgale kalkarak bir fitne ateşi yakmıştır. Bu silahlı terör örgütünün yaktığı ateşi söndürmek için birileri bilerek veya bilmeyerek bu ateşi söndüreceğim derken farkına varmadan üflüyor. Yanan ateş üflenerek söndürülmez. Fitne ateşini söndürmek için tıpkı normal ateşi söndürmek için tazyikli su sıktığımız gibi kuvvetli bir şekilde sabrederek tövbe edeceğiz. Yanan ateşi söndürmek için ikinci iş olarak ateşin hava ile irtibatını keseriz. Ateş hava almayınca kendiliğinden söner.

İşte Fetö silahlı terör örgütünü ber taraf etmek için yukarıdan başlayarak aşağı doğru gelmemiz gerekir. Devlet yapısını düzeltmek için yukarıdan aşağıya silsile takip edilir. Ama İslam’ın yayılması ve İslam inkılabının gerçekleşmesi aşağıdan yukarıya doğru olur. İslam inkılapla gelseydi Ziyahul-Hak Pakistan’da derim yaparak İslam’ı getirmişti ama başarılı olamadı.

Çok aziz ve mübarek zaman dilimi içindeyiz. Bizim tarihimizde örfümüzde küçükten kusur büyükten af gelmiştir. Biz bu aziz ve mübarek zaman dilimine girmeden önce Başımıza Koronavirüsüyle bulaşan bir bulaşıcı hastalık geldi. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere tasmasını başkaları elinde olan kuçu kuçular –Sırf iktiradar zarar görüsün- Diye KORONAVİRÜS SALGINIYLA İLGİLİ ASPARAGAS HABER YAYIYORLAR. BÖYLE ASPARAGAS HABERLERE İNANARAK ÜMİTSİZLİĞE KAPILIP GERÇEKTEN HASTLANAN OLURSA BU KUL HAKKINA GİRER. GERÇİ BU TİPLER KUL HAKKININ NE OLDUĞUNU PEK BİLMEZLER. ONLARIN BİLDİĞİ TEK ŞEY TASMASINI ELİNDE TUTANLARIN GÖSTERDİĞİ HEDEFE DOĞRU HAVLAMALARINDAN İBARETTİR.

“…Çünkü fitne katilden beterdir.” (Bakara,191) Çünkü bu adamlar yeryüzünde egemenliklerini devam ettirdikleri sürece, yeryüzünde "Rabbim Allah!" demeye dahi kimseye müsa¬ade etmeyecekler. Suçları sadece Rabbim Allah! demek olan, bunun dışında hiçbir günahı olmayan insanlara hayat hakkı tanımayan bu adamlara karşı çok net bir tavırla müslümanlara, onlara hayır tanımamalarını, aman vermemelerini ve buldukları yerde onları öldürmelerini ve fırsat buldukları zaman da Mekke’yi fethedip onları oradan sürmelerini emrediyor Rabbimiz.

Fitne nedir öyleyse? Biraz önce dediğimize bir tanım getirecek olursak fitne, yeryüzünde İslâm’ın duyurulmasına, İslâm’ın tebliğine engel olan bir tavırdır. Yeryüzünde, Allah’ın arzında, Allah’ın mülkünde, Allah’ın kullarına, Allah’ın dinini çok rahat bir şekilde götürülmelidir. Hal böyleyken Allah’ın mülkünde Allah’a hayat hakkı tanımayan, Allah’ın dininin Allah’ın kullarına götürülmesine engel olan tüm tavırlar fitnedir.

Dünya üzerindeki bugünün tüm kâfirleri gerek bilgi planında, gerek kültür planında, gerek ekonomik ve siyasal planda İslâm’ın, Kur’an’ın ve Peygamberin gündeme gelmemesi için en son güçlerine varıncaya kadar engel olmaya çalışıyorlarsa işte bu en büyük fitnedir.

Bunlara karşı müslümanların güç ve kuvvete sahip oldukları bir savaş başlatıp, onların boyunlarını kırmak zorundadırlar ki; müslümanlar güç ve kuvvete sahip olmadıkları sürece zaten onlar müs-lümanların boyunlarını kırıyorlar, eziyorlar ve müslümanlara hayat hakkı tanımıyorlar. Müslümanlara hakim oldukları zaman savaş hakkında iyi kötü hiç bir şey söylemezler. Hattâ savaş gereklidir derler, savaşın kutsallığından ve kaçınılmazlığından bahsederler. Kâfirlerin müslümanlar üzerindeki hâkimiyetleri devam ettiği sürece savaşın çok iyi bir yol olduğu propogandasını yayarlar ama bir gün devran döner, müslümanlara karşı tavırlarında gevşeme olur, kendilerinin yavaş yavaş çöküşleri başlar ve müslümanların onlara hücuma geçtiklerini gördükleri zaman da çığırtkanlık yapmaya başlarlar. Efendim! Müslümanlar adam öldürüyorlar! Müslümanlar can alıyorlar! Müslümanlar teröristtirler! Müslümanlar hayata karşıdırlar! Müslümanlar şöyle, müslümanlar böyle! Başlıyorlar yaygara yapmaya.

Meselâ şu anda dünya üzerinde elli yıldır yüz üzerinden yüz kere katillik yapan Amerika, bugün dünyada barış havarisi ama buna karşılık mazlum Filistin halkı teröristtir. Bunun sebebi işte aynen buradaki anlayıştır.

“…Fitne katilden daha büyüktür. Kâfirler ellerinden gelse sizi dinlerinizden döndü¬rünceye kadar sizinle çarpışır dururlar. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse işte onların amelleri hem dünyada hem de âhirette boşa gider. Ve işte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır."(Bakara,217)

Yâni bunların yalan söyleyerek yaydıkları fitne öldürmekten daha beterdir. Sizin insan¬ları zulümle, işkenceyle, din eğitiminden mahrum bırakmakla ya da verdiğiniz materyalist eğitimlerle dinlerinden döndürmeye çalışmanız, Rabbim Allah diyen müslümanları, Allah’ın mescidinden ve vatanlarından çıkarmanız, öldürmekten daha beterdir.

YÜCE DİNİMİZ İSLAM YALAN SÖYLEMEYİ, YALANCI ŞAHİTLİK ETMEYİ ŞİDDETLE YASAKLAYIP BÜYÜK GÜNAH SAYMASINA RAĞMEN HASTA İNSAN MORAL VERMEK İÇİN YALAN SÖYLEMENİN CAİZ OLDUĞUNA İŞARET ETMİŞTİR. ŞİMDİ BU KORONAVİRÜSÜ DÜNYAYI TOPYEKUN SARMIŞKEN BİRİLERİNİN KALKIP SIRF EKONOMİ BOZULSUN, İKTİDAR ZARAR GÖRSÜN DİYE ASPARAGAS HABER YAPARSA BUNUN ALTINDA HEM DÜNYA DA HEMDE AHİRETTE KALKAMAZ.

Peygamberimiz (SAV) bir hadisinde; “Yalan bir taraftan iman bir taraftandır. Yalan ile iman bir arada olmaz” buyurmuştur.

FETÖ'nün azılı militanlarından firari E. Uslu, Türk Milleti'ne olan kinini koronavirüs üzerinden kustu! Koronavirüs salgınının ardından özellikle sosyal medyada harekete geçen FETÖ’cüler toplumsal infial yaratmak için faaliyetlerini hızlandırdı. Güvensizlik ve kaos pompalamak için kara propaganda yapan FETÖ’cüler, bir yandan da virüs salgınını fırsata çevirerek, cezaevlerindeki örgüt üyelerini kurtarma gayretine girdi.

Geçmişe baktığımızda Peygamberimiz (SAV) Uhud Harbinden önce Uhud dağın yamacına yerleştirdi. 50 İslâm ordusunun sol tarafında Ayneyn tepesi vardı. Bu tepede dar bir geçit bulunuyordu. Resul-i Ekrem efendimiz, bu geçide Abdullah bin Cübeyr kumandasında, elli okçu koydu. Okçular geçitte yerlerini aldılar. Sevgili Peygamberimiz, yanlarına gelerek şu kesin emrini verdi;

"Bizi arkamızdan koruyunuz. Yerinizde durunuz ve buradan hiç ayrılmayınız. Düşmanı yendiğimizi görseniz de size haber vermedikçe, adam göndermedikçe yerlerinizden asla ayrılmayınız. Düşmanın bizi öldüreceklerini, öldürdüklerini görseniz de, gelip bize yardımcı olmayınız. Onlardan bizi korumaya çalışmayınız. Size yöneldikçe, düşman süvarilerini oka tutunuz. Çünkü süvariler, atılan oklara doğru gelemezler. Allah'ım! Bunları onlara tebliğ ettiğime seni şahid tutarım!"

Bu emirlerini birkaç defa tekrarlayan sevgili Peygamberimiz ısrarla; "Kuşların, cesetlerimizi kapıştıklarını görseniz dahi, ben size adam göndermedikçe kesinlikle yerinizden ayrılmayınız. Eğer bizim, kafirleri kırıp, ayaklarınız altında çiğnediğimizi görseniz bile, yine ben size haber göndermedikçe asla yerinizi terk etmeyiniz!.." buyurdular.

Sonra oradan ayrılıp, ordunun başına geçtiler. Diyerek tembih etmesine rağmen savaşın başlamasından kısa süre içinde müşrik ordusunun bozguna uğrayıp kaçtığını gürence ayrıldılar. Okçuların ayrıldığını gören Halid b. Velid arkada manevra ederek İslam ordusunu perişan etmişti. Peygamberimiz çok önemli görevi ihmal edip Sahabeye büyük eziyet yaşatan okçuları daha sonra affetmiştir.

Suça bulaşmamışları affetmekle beraber onların ailesini, çocuklarını, akrabalarını ve hısımlarını da rahata kavuşturmuş oluruz. ALLAH CÜMLEMİZE HAKKIYLA CİHAD EDENLERDEN EYLESİN. ÂMÎN.