Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

GÜLE GÜLE YA ŞEHRİ RAMAZAN 15.5.2020 Cuma-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

HİCRÎ 1 RAMAZAN 1441 günü idrak ettiğimiz EVVELİ RAHMET-ORTASI BEREKET VE SONU GÜNAHLARDAN MAĞFİRET OLAN Ramazan-ı Şerifiniz KUTLU OLSUN. Allah bu ayda gereği gibi ORUÇ tutup sonunda bayram yapmayı tüm İslam aleminde yaşayan Müslümanlara nasip etsin.

Oruç, Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar geçen zaman zarfında ilahi hitaba mahzar olup kabul eden her ümmete tutulması mutlak farz olan Oruç ayının gölgesi üstümüze düştü ELHAMDÜLLAH. Allahu Teâlâ bu durumu bize Bakara suresinin 183.ayetinde bize şöyle haber vermiştir: “ Ey müminler,

sizden önceki ümmetlere olduğu gibi, günahlardan arınasınız diye, sayılı günler olarak oruç tutmak size de farz kılındı.” Bu ayette bize Ramazan ayında oruç tutmanın farz olduğu hatırlatılmakla kalınmamış, aynı zamanda orucu tuttuğumuzda günahlardan da arınacağımız da garanti edilmiştir.

Aynı şekilde Bakara suresinin 184. ve 185.ayetlerinde de orucun nasıl tutulacağı da açıklanmıştır. Orucu kıymetli kılan başka bir unsurda Kur’an’ın bu ayda inmeye başlamış olmasıdır.

Kur’an-ı Kerimde Oruç kelimesi رَمَضَانَ “RAMADAN” olarak geçmektedir. Arapça’da “RAMIDA” yanmış taşa derler. Bu aya Ramazan adının verilmesi, o zaman Ramazanın yaz mevsiminin en sıcak günlerine, taşların en çok kızıp yandığı mevsime geldiği içindir. Güneşin sıcağının karşısında otların nasıl kuruyup yok olduğunu hepimiz biliriz. Otların kurumasının yanında taşlar, kayalar ve diğer cisimlerde oldukça ısınır. Resulü Ekrem: “Bu aya Ramazan denmesinin hikmetini biliyor musunuz? Çünkü bu ayda Allahu Teâlâ müminlerin günahlarını yakıp mahveder.”Buyurdu.

Arkasından böylelerini, yoksullara yemek verme konusunda bu zorunlu miktardan daha fazlasını yapmaya mutlak anlamlı bir ifade ile teşvik etmiştir. Yani bu fazladan yemek verme, hem fidye dışında tutulan bir bağış olarak hem de verilecek fidyenin miktarını fazla tutarak olabilir. Meselâ oruç tutulmayan her Ramazan günü karşılığında bir yoksul yerine iki, üç ya da daha çok sayıda yoksula yemek verilebilir. Ayetin o cümleciğini tekrarlıyoruz:

"Kim gönüllü olarak bundan daha fazlasını verirse bu onun için daha hayırlıdır."

Daha sonra yolculuk ve hastalık dışında kalan bu muafiyetli durumlarda sıkıntılarına rağmen oruç tutmanın tercih edilmesi özendirilmiştir. Ayetin o cümleciğini de tekrarlayalım:

Bu özendirici ifade orucun irade eğitimini sağlayıcı, dayanma gücünü geliştirici ve yüce Allah'a ibadet etmeyi şahsî rahata tercih ettirici fonksiyonuna dikkatimizi çekiyor ki, bunların hepsi İslâmî eğitimin Müslümanlara kazandırmak istediği unsurlardır. Yine bu orucun, hastalar dışında kalan kimseler için taşıdığı sağlıkla ilgili avantajların oruç tutarken zorluk duyanlar için bile geçerli olduğuna da dikkatlerimizi çekmektedir.

Yorumu nasıl yapılırsa yapılsın, bu ilâhî direktif, sağlığı yerinde ve yolcu olmayan Müslümanlardan oruç tutmayıp karşılığında fidye verme kolaylığının kaldırılmasına hazırlık ve mutlak anlamda oruç tutmanın farz olduğunu vurgulama özelliği taşır. Nitekim daha sonraki ayette bu husus belirtiliyor. Bu kolaylık hükmü, sadece orucun bitkin düşüreceği ve tutamadığı günleri ilerde kaza edebilecek bir duruma geleceği beklenmeyen aşırı yaşlılar için geçerli kalmıştır.

Nitekim İmam-ı Malik'in bildirdiğine göre sahabilerden Hz. Enes oruç tutamayacak derecede yaşlanınca oruç tutmayarak yerine fidye vermişti. Sahabilerden Abdullah b. Abbas (Allah onlardan razı olsun) bu konuda "Bu hüküm, yürürlükten kaldırılmadı (neshedilmedi). Oruç tutamayacak derecede yaşlanmış erkek ve kadınlar hakkında geçerlidir, böyleleri oruçsuz geçirdikleri her Ramazan günü yerine bir yoksulu doyururlar" diyor.

Yukarıda ayet ve Hadisler ışığında açıklamaya çalıştığımız Ramazan ayındaki oruç tutma işi oldukça ciddi bir iştir.Bugün geldiğimiz noktada şişman insanlar zayıflamak için bunca perhiz ve diyetlere hafiyen uyarlarken neden sonu günahlardan kurtulup Cennette girmek olan bu mukaddes görevi yerine getirmeye sıra gelince;oruç tutmamak için sudan sebepler ileri sürerek kaçmak istiyorlar.Halbuki yukarıda da işaret ettiğimiz gibi Peygamberimiz (SAV) ‘in haber verdiğine göre:“Ramazanın ilk gecesinde melekler,şeytanı ve cinleri bağlarlar.Cehennemin kapısını kaparlar ve Cennet kapılarını açarlar.Bir melek, “hayır işleyen gelsin,kötülük işleyen uzaklaşsın” diye çağırır. Allahu Teala   Ramazan boyunca pek çok kullarını cehennemden azad eder…….Eğer insanlar Ramazan ayının fazilet ve bereketini bilselerdi bütün yılın Ramazan olmasını temenni ederlerdi.” Buyurmuştur.

Ey imanı şeref ile müşerref olmuş müminler! Üç-beş günlük dünya hayatı için bu kadar sıkıntılara katlandığımız halde neden ebedi hayat olan ahiret için hazırlık yapmıyoruz. Akıllı mümin ahireti için dünyasını ihmal etmediği gibi,dünyası içinde ahiretini ihmal etmez.Diğer ibadetlerin sevabı belli iken,sırf oruç tutmaya riya karışmadığı için yukarıda da yazdığımız gibi oruç hakkında şöyle buyrulmuştur:“ES-SAVMÜ Lİ VE ENAL-LEZİ ECZİ BİHİ.”Oruç bana mahsus bir ibadettir Allahu Teala Tealâ’nın: “Oruç Bana mahsustur” buyurmasının hikmetini de iyice kavramamız gerektiğini düşünüyorum. Diğer her çeşit ibadetler her çeşit mabuda karşı yapılmış, fakat Allah’tan başkasına karşı oruç tutulmamıştır. Aynı zamanda Oruç, Allah ile kul arasında gizli bir ibadet olup,kişinin oruç tutup tutmadığını Allahu Teala’dan başka bilen olmadığı için “Oruç Bana mahsustur” buyurmuştur “orucun mükafatını Ben veririm” buyurmasına gelince,zaten her ibadetin mükafatını Allah verecektir,ancak oruca vereceği mükafat hepsinden çok olduğu için, “Orucun mükafatını Ben veririm.” Buyurmuştur.

Bir defa daha burada bütün müminlere şöyle seslenmek istiyorum: Ey kul tut orucunu etme nazı. Sonra cehennemde ateş yalamasın vücudunu bazı, bazı! SELAM VE DUA İLE