Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

YERLİ VE YABANCI DÜŞMANLARA UYANDIĞIMIZI İLANEN DUYURMAK İSTERİM 31.5.2020 Pazar-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Cümle âleme duyuru! Herkes duysun herkes bilsin ki biz uyandık. Harici ve dâhili düşmanlarımızın akıllarını başlarına alarak hareket etmesini istiyorum. Artık gerek bu memlekette olsun gerekse diğer İslam topraklarında olsun 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1971 muhtırası,12 Eylül 1980 darbesi,28 Şubat 1997 Postmodern darbesi gibi darbelere muhtıralara ve Postmodern darbelere kalkışmasın. 15 Temmuz 2016 da bir bayrakla kovduğumuz gibi bu sefer böyle bir garabete girişirlerse AYAKLARIN

ALTINDA TOPRAK BİTENE KADAR KOVALARIZ inşallah.

Kapitalizm, Sosyalizm, laisizm gibi kavram ve ideolojiler İSLAMIN CİHANŞUMUL MEFKÛRESİNİN ÖNÜNÜ KAPATMAK İÇİN YERLİ VE YABANCI İSLAM DÜŞMANLARININ UYDURDUĞU ÇIKMAZ İDEOLOJİLERDİR. Bakın geldiğimiz noktada Kapitalizmi öne sürerek krallıkları yıktılar. Ama krallıkların yıkılması dünyadaki gelir dengesini düzeltmek yerine fakir ile zengin arasındaki gelir dağılımında kapanması imkânsız açı meydana geldi.

Müslümanlar uyanmasın diye bu sefer sosyalismin ileri karakolu olan kominizmi gündeme getirdiler. Kapitalizmi kötüleyerek kominizmi yaymaya başladılar. Sözde komiszm gelirse zengin ile fakir arasındaki gelir uçurumu kapanacaktı. Kominzmi uyguladılar. Kapitalist zenginlerin yerine komünizmin pilot üyeleri oturdu. Zengin ile fakir arasındaki gelir dağılımında daha büyük farklar açıldı.

Hem ezeli hem yerli hem de yabancı düşmanlarımız Kapitalizm ve Komünizmin çöktüğünü görünce Müslümanlar uyanmasın diye şimdi de Deizmi gündeme getirdiler. Biz Deizmi ilk defa Ebu Cehil ve avanesinde görüyoruz. Sözde İslamî alimler diye geçinen zındıka taifesi ilk defa Deizmi gündeme getirdiler. Deizme göre –HÂŞÂ VE KELLÂ- Allah sadece ahirete karışır, dünyaya karışmaz” düşüncesi hakimdir. Deizm, dinsiz ve bey namazlara göre tam biçilmiş bir kaftandır.

Biz Türkiye’deki Müslümanlar uyanmasın diye ŞEYTANÎ DÜZENCİLER şimdi bir taraftan darbe ve muhtıralarla korkuturken diğer taraftan da Deizmle korkutuyorlar. Biz Türkiye Müslümanları olarak OKU! VE KORKMA” KELİMELERİ ÜZERİNDE DERİN BİR ŞEKİLDE DÜŞÜNDÜKTEN SONRA STRATEJİMİZİ BELİRLEMEMİZ GEREKİR. KİŞM NE DERSE DESİN 2003 YILINDAN SONRA BİZ TÜRKİYE MÜSLÜMANLARI İÇİN SONBAHAR VE KIŞ BİTMİŞTİR. BİZİM İLKBAHARIMIZ VE YAZIMIZ GELMİŞTİR. BUNDAN SONRA EZELİ VEEBEDİ DÜŞMANALRIMIZ BİZDEN KORKARLARSA ONLAR İÇİN İYİ OLUR. AKSİ TAKDİRDE MAKALENİN BAŞINDA BELİRTTİĞİM GİBİ AYAKLARININ ALTINDA TOPRAK KALMAYINCAYA KADAR KOVALAYACAMIĞIMIZİ BİLSİNLER.

KORKMAYIN KÜFÜR SAMAN ALEVİ GİBİ PARLAR AMA ETRAFINA ISI VERMEZ. Yakın geçmişte BM kararlarını beklemeden Libya’ya saldıran şimdi Libya’da bizi görünce arkasına bakmadan kaçıyorlar. Aynı şekilde gerek Suriye’de gerekse Libya’da Türkiye ile Rusyayı birbirine düşürmeye çalışan amerikanın ŞEYTANÎ AKLI bunda da başarılı olamadı.

Bizim sözün ona yalakacıların bugünlerde yalayacakları kab kalmamış olacak ki ULUMAYA BAŞLADI.BUNLARIN KENDİNE AİT GÖRÜŞ VE İDEOLOJİLERİ YOKTUR. TASMASINI TUTANLAR BUNLARA NE EMREDERSE HEMEN ONU YAPARLAR. BUNLAR BİR YERDE EFENDİLERİNİN MANGUTLARIDIR. EFENDİLERİ ZALİME YARDIM ETTİĞİ İÇİN BUNLARDA HİÇ DÜŞÜNMEDEN ZALİME YARDIM EDER.

Peygamberimiz (SAV) bu konuda; “Kim bir zalime zulmünde yardım ederse, Allah o zalimi o yardım edene musallat eder" (Suyutî, Camiu's-Sağir, h.no 8472, c.3 / 3578, İbn Asakir'den; Acluni, Keşfu'l-Hafa, h. no. 2380)

Allah Resulü'nün bu mübarek ifadelerinde büyük bir ibret vardır. Ve dünya tarihi bu hakikatin sayısız misalleri ile doludur: İran Şahı Pehlevi 1941 yılında tahta geçti. 1979'a kadar tahtta kaldı. Ve bu süre zarfında ABD'nin sadık bir müttefiki oldu. Hükümdarlığı sırasında CIA destekli SAVAK adlı bir polis örgütü kurdu. İran petrollerini Batı destekli politikalar istikametinde kullanıma açtı. İran bölgede adeta ABD'nin jandarmalığını üstlendi. Ne var ki 1979'da meydana gelen İslam devrimi sonucu dengeler bir anda tersine döndü. Şah, ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Bir dönem Mısır, Fas, Bahamalar ve Meksika'da yaşadı. Ardından tedavi görmek için ABD'ye gitti. Ancak ABD, 38 yıl bölgede kendi çıkarlarını savunan devrik Şahı himaye etmedi. Şah, Panama'ya sığınmak zorunda kaldı. Ardından Mısır'ın daveti üzerine Kahire'ye gitti. Ve orada vefat etti.

Mısır'ın eski devlet başkanı Hüsnü Mübarek, 1981 yılında Mısır'da iktidara geldi. ABD ile yakın ilişkiler kurdu. Amerika'dan binlerce dolar askeri yardım aldı. Pek çok kesim tarafından Amerikan kuklası olmakla itham edildi. Mübarek'in dış politika uygulamaları sebebiyle Mısır'ın Arap birliği üyeliği 10 yıl boyunca askıya alındı.

Hamas'ın 2007'de Gazze'de iktidarını kurmasının ardından derinleşen krizde, Mısır İsrail'in tarafını tuttu. Ancak Tunus'la başlayan ABD ve İsrail destekli sözde Arap Baharı, Mübarek'in de sonunu getirdi.

ABD, kırk küsur yıllık sadık müttefikini bir kalemde gözden çıkardı. Daha sonra Mübarek ve oğulları yargılandı. BOP çerçevesinde çıkarılan ayaklanmalar sonucu devrilen Mübarek'in yerine, yüzde 51 oy alan Muhammed Mursi seçildi ve 2012'de Mısır'ın 5. Cumhurbaşkanı oldu. Bu seçimde BOP mimarlarının etkisi tartışılmazdı. Ancak hemen ardından Temmuz 2013'te yapılan büyük gösteriler sonucu Mısır ordusu, askeri bir müdahale ile yönetime el koydu. Mursi darbeyi kabul etmedi, yandaşlarına da direnmelerini söyledi. Ancak başarılı olamadı. Şu anda kendisiyle birlikte 4 sanığın yargılandığı duruşma 8 Ocak 2014'e ertelendi.

Saddam Hüseyin 1979'da Irak'ta iktidara geldi. Başta ABD ve İsrail olmak üzere dış güçlerin işine yarayacak olan ve sekiz yıl süren İran-Irak savaşını başlattı. Bu savaş, her iki Müslüman ülke açısından çok yıpratıcı oldu. Binlerce Müslüman hayatını kaybetti. İran-Irak savaşının bitmesinden iki yıl sonra Saddam, bu kez komşusu Kuveyt'i işgal etti. Ki, bu işgal ABD'nin Körfez'e müdahalesi için hazırlanmış mükemmel bir senaryoydu. Saddam da bu senaryonun baş figüranıydı. Sonuçta Saddam Hüseyin, 2003'te başlatılan ABD'nin Irak işgali sırasında tutuklandı ve 30 Aralık 2006'da Kurban Bayramı'nın ilk günü asılarak idam edildi.

Usame b. Ladin, ABD'nin, 11 Eylül saldırılarından sorumlu tuttuğu şahıstı. Onu arama bahanesiyle Amerika, Afganistan'ı işgal etti ve güya Amerika'nın en önemli düşmanlarından biriydi... Peki, gerçek böyle miydi? Usame b. Ladin ve ailesi, Suudi Arabistan'daki ABD askeri üslerinin yapımını ve Körfez savaşından sonra Kuveyt'in inşaatını üstlenmiş, Bağımsız Devletler Topluluğu pazarının büyük bir kısmını ellerine geçirmişlerdi. Usame b. Ladin ve el Kaide, Afganistan'da Sovyetler Birliğine karşı ABD'nin tarafında önemli görevler yürütmüştü. ABD servisleri militanlar toplamış bunları eğitmiş ve silahlandırmış ve Sovyetlere karşı cihat adı altında örgütlemişti. Usame b. Ladin bu sistemin merkezinde yer almıştı. Birçok üst düzey Amerikan görevlisinin ifadesine göre "Usame b. Ladin ve ailesi ABD'yle bir finansal ortaklık içindedir ve kendisine Amerikan ajanı demek yanlış olmaz." Aynı Usame b. Ladin 2011 yılında Pakistan'da Amerikan güçleri tarafından yapılan bir operasyon sonucu öldürülmüştü...

Bunlar yakın tarihimizden ibret alınması gereken hadiselerdir. O halde iktidar sahipleri, hem kendi istikametlerini hem de idaresinden sorumlu oldukları milletler adına belirledikleri politikaları doğru hesap etmelidirler. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu unutulmamalıdır. Bugün Irak işgalinde, işgalcilere kayıtsız şartsız yardım edenler, Libya işgalinde Haçlının yanında olanlar, Suriye'deki isyan ve teröre destek verenler; durup bir kez daha düşünmeli ve şu ilahi beyanı hatırlamalıdırlar:"Kim bir zalime zulmünde yardım ederse Allah o zalimi ona musallat eder"...

1970’lı ve 80’li yıllarda mezatta icralık mallar satılırken dellallar çarşıda malı eline alır ve; “DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN! ŞU ŞU EVSAFLARA SAHİP OLAN FİLAN VEYA FALAN MAL İCRADA HARAÇ MEZAT SATILMAKTADIR. İLGİLENENLERE İLANEN DUYRULUR” diye bağırırlardı. BEN DE AYNI ŞEKİLDE DİYORUM Kİ SAKIN HA YUKARIDA SAYDIĞIM YANLIŞLARI YAPMAYA KALMAYIN. ÇÜNKÜ ARTIK İHA’LARIMIZ, SİHA’LARIMIZ VE TİHA’LARIMIZ VAR. SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN GİBİ BİR BAŞKOMUTANIMIZ VAR. SAYIN SÜLEYMAN SOYLU GİBİ BİR İÇ İŞLERİ KABANIMIZ VAR. SAYIN HULUSİ AKAR GİBİ BİR MİLLİ SAVUNMA BAKANIMIZ VAR. SAYIN BERAAT ALBAYRAK GİBİ BİR MALİYE BAKANIMIZ VAR. SAYIN HAKAN FİDAN GİBİ BİR MİT MÜSTEŞARIMIZ VAR. BU ÜLKE İÇİN GÖZÜNÜ KIRPMADAN ÖLÜME GİDEN MEHMETÇİĞİMİZ, POLİSİMİZ VE DİĞER GÖREVLİLERİMİZ VAR. YANİ DAHA VAROĞLU VARLARIMIZ SAYILMAYACAK KADAR ÇOKTUR.

SON PİŞMANLIK FAYDA VERMEZ. SONRA DEMEDİ DEMEYİN.SELAM VE DUA İLE.