Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

HZ MUSA’NIN SARAYINA GİRİP ASAF OLARAK ÇIKMAK ÖNEMLİ 161.2021 Cumartesi -Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

İnsan topluluğun olduğu yerde düzen ve intizamı sağlamak için iadere edilen ve idareciler olur. Tarihte insanların çoğu idareci olmak istemiştir. Ama topluma düzen vermek için idareci olanların çoğu göründüğü gibi olmamıştır. Atalarımız “Bal tutan parmağını yalar” demiştir. Geldiğimiz noktada parmak yalamak yerine balı peteğiyle götürüyorlar.

Önemli olan Hz. Musa (as)’ın sarayına o devirde yaşayan çok insan işi icabı girip çıkmıştır. Ama bunların içinde çok azı Asaf

olmuştur. Geri kalanların çoğuda Karun olmuştur. Önemli olan Hz. Musa (as)’ın sarayına Asaf olarak çıkmaktır.

Şimdi geldiğimiz noktada AK Parti kesintisiz iktidarda 18 yılını bitirdi. 19. Yılına başladı. Bu 18 yıllık süre zarfında iktidarda olanların çoğu Karun olarak çıktığı için 2019 yılında yapılan Yerel yönetimler seçiminde AK Parti bu Karun’lar sayesinde birçok önemli şehrin belediye başkanlığını kaybetti.

Bu gibi Karun’ların durumunu Ziya Paşa bir şiirinde şöyle açıklamıştır; “Birden fazla yokken dizlerinde donları,/Şimdi var hepsinin bankada milyonları,/Dam başında saksağan vur beline kazmayı,/Kim istemez böyle kabaklar gibi azmayı…”hesabı olmuştur. Osmanlı zamanında zengin olanlar Cumhuriyetle fakir olmuş, Osmanlı zamanında fakir olanlar Cumhuriyetle beraber zengin olmuşlardır. Bu durumun böyle olduğunu anlamak için sadece İstanbul boğazındaki yalılara baktığımızdan anlarız.1960 ihtilalinden sonra hazine boş deyip, milletin saf duygularından faydalanarak; milletin elindeki yüksüğünü, kolundaki bileziğini, cebindeki parasını alıp; sonra da Altunlar apartmanı yaptıranları elbet tarih birgün bunları sorgulayacaktır.

Diğer taraftan da o günlerden önce mevcut depo ve ambarlarda yiyecek olmasına rağmen milleti aç ve susuz bırakarak ölümüne sebep olanların da aynı şekilde tarih önünde birgün hesap vereceklerdir. Elbet birgün bu memlekette adil bir mahkeme kurulur. Bugüne kadar hep kenardakiler yargılandı. Hiç hak etmedikleri cezalara çarptırıldılar. Öyle ümit ediyorum ki bize batılı hak belletip, ona küfür ettirenler bir gün sanık sandalyesine oturacaklardır. O zaman onların kenardakilere yaptıklarını, kenardakiler yapmayacaktır. Onlar kendi suçlarını kendileri itiraf edeceklerdir.

Bugün itibarıyla 65 yaşındayım. 5 tane ihtilal, bir tane muhtıra, son olarak da işgal gördüm. Her zaman söylediğim gibi toplamda 6,5 darbe gördüm. Arkadaşlar: “Hocam neden 7 veya 6 değilde 6,5? Diye sorduklarında Sonuncusu 15 Temmuz 2016 yarım kaldı” Diye cevap veriyorum. Seçimle, politikayla politikacıyla milletvekilleriyle ilk defa 1966 yılında tanıştım. Aradan geçen 55 yıl boyunca epeyce politikacıyla tanıştım. Milletvekil adayları seçim zamanında; “Seçilmeleri halinde ülkedeki çarpıklıkları düzelteceklerini söylerlerdi. Seçildikten sonra bir defa seçim bölgesine gelip teşekkür eder daha sonra Ankara’ya yerleşirlerdi.

Çok yakın arkadaşlarım milletvekili adayı olup milletvekili seçildiler. Seçim zamanında seçim çalışması yaparken ben onlara: “Bugüne kadar milletvekili seçilp ankara gittikten sonra seçildikleri yerleri unutuyorlar. İnşallah seçilip ankara’ya gittikten sonra arkanı unutma!” Demiştim. Hem aday hem de yanımdakiler “Yok canım arkadaşımız şimdikilere benzemez” Diye itiraz etmişlerdi. Neyse seçim oldu arkadaşımız hiç ümidi olmadığı halde milletvekilliğini kazandı. Ankara gitti. Yemin töreni yapıldıktan sonra tekrar seçim bölgesine gelip teşekkür ettti. Aradan 1-2 ay geçtikten sonra arkadaşlar beni telefonla arayarak milletvekillerin geldiğini partinin il binasında seni bekliyoruz” dediler. Ben de kalkıp gittim. Kendisine “ Bugüne kadar milletvekili seçilp ankara gittikten sonra seçildikleri yerleri unutuyorlar. İnşallah seçilip ankara’ya gittikten sonra arkanı unutma!” Dediğim milletvekili salonun girişinde gözünde gözlük ayağını ayaküstüne atmış elinde gazete okuyor. Ben de haliyle selam verdim. Gazeteyi biraz aşağı indirdi. Ve bana: “-BUYURUN BEYEFENDİ KİME BAŞMIŞTINIZ?” Dedi. Ben de kendisine; “DAHA 3 AY ÖNCESİNE KADAR BANA ABİ DİYORDUN. ŞİMDİ BEYEFENDİ Mİ OLDUM? DİYEREK GERİ DÖNDÜM. ARKADAŞLAR ARKAMDA KOŞARAK BENİ ÇEVİRMEK İSTEDİLER. AMA BEN DÖNMEDİM. VE KENDİSİNE ÖNCE SÖYLEDİĞİM SÖZÜ HATILATIP GİTTİM. İşte Milletvekili veya bakan olduktan sonra görüşünce tanımamazlıktan gelen çok oldu.

Benim bildiğim Milletvekili veya bakan olup TBMM girip KARUN olmadan ASAF olarak çıkanların toplam sayısı iki elin parmağı kadar bile değil. Geçmişte TBMM girip KARUN olmadan ASAF olarak çıkanların içinde Kütahya milletvekili Ahmet Serin vardı. Yaşıyorsa Allah selamet versin. Öldüyse Allah rahmet etsin. Kendisi rahmetlik bir dönem milletvekili seçilince ikinci dönem rahmetli Necmettin Erbakan hocama; “Geçen dönem milletvekili olduğum için ticarette epeyce azarara uğradım. Durumumu düzeltmek için bu dönem beni milletvekili adayı olarak göstermeyin” derdi. Rahmetli hocam da mazeretini kabul ederdi.

Bir de şuan AK Partiden milletvekilliği yapan Numan Kurtulmuş ağabeyim var. O da uzun yıllar politikayla uğraşmasına rağmen bildiğim kadarıyla hala babasında kalan eski evde ikamet ediyor.

Şimdi söze gelince Allah rızası için politka yaptığını söyleyenlerin hangisi bir dönem milletvekilliği yaptıktan sonra ikinci dönem feragat edip yerine başka bir arkadaşın milletvekili veya bakan olmasını söyler.

Şimdikilerin durumunu rahmetli ziya paşa’nın anlattığını yukarıya yazdım. SELAM VE DUA İLE.