Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

BİZE TA’N EYLEYEN GAFİL BARİ KENDİSİ HARAMZADE OLMASA 19.6.2021 Cumartesi-Yeşilyurt/ MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Bugünkü makalenin başlığını Büyük Şair ve Edib Fuzulî bir gazelinde “…Değildim ben sana mâil, sen ettin aklımı zâil,/Bana ta'n eyleyen gâfil, seni görgeç utanmaz mı? Beytin bugünkü Türkçe karşılığı ise;(Ben sana meyilli değildim, aklımı yok eden sen oldun. Bu aşktan dolayı beni kınayan gafiller senin güzelliğini görünce utanmazlar mı?)

Ben de Büyük Şair ve edib Fuzulî’nin bu beytinde küçük rutüşler yaparak bu başlığı yazdım.

CHP kurulduğu günden beri bu memlekette İslam’a dair her ne varsa hepsini kökünden söküp yok etmek gayesi gütmüştür. Bu konuda yaptıkları ilk iş Hilafeti lağvetmekle işe başlamışlar. Bunun akabinde milletin alfabesini değiştirmekle devam etmişler. Arkasında Ezanı Türkçeye çevirterek 18 sene Türkçe ezan okutmuşlar. Arkasında bu memlekette Kur’an-ı Kerim okumayı ve Arapça okumayı yasaklamışlardır.

CHP kodlarında oldum olası İslam düşmanlığı yatmaktadır. Bunlar bazen doğrudan İslam’a saldırmasalar bile dolaylı yollarda İslam’a saldırırlar. İşte son NATO toplantısında başörtülü bir cumhurbaşkanlığı çalışan yapması onların derinindeki İslam düşmanlığını yapmaya sevk etmiştir.

Hepinizin bildiği gibi geçen 14 Haziran 2021 Pazartesi günü Brüksel’de NATO topantısı yapılmıştı. Toplantı öncesi ve sonrası üye ülkelerin liderleri ikili görüşmeler yaptılar. Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’da birçok ülkenin liderleriyle ikili görüşmeler yaptı. Bu arada amerika başkanı Jeo Biden’le de bir görüşme yaptı. Merve Kavakcı'nın kızı Fatima Gülham Abusahanab tercüman olarak görev aldı.

Fatima Gülham Abushanab, lisans eğitimini Uluslararası İlişkiler alanında George Mason Üniversitesinde tamamladı. Daha sonra Georgetown Üniversitesinde Liberal Studies programında Müslüman-Hristiyan İlişkileri bölümünde yüksek lisans yaptı. Washington D.C.'de sürdürdüğü eğitimin yanı sıra farklı yerlerde araştırma asistanlığı görevi aldı. Abushanab'ın görev aldığı kuruluşlardan bazıları Becketfund Organization for Religious Liberty, Woodrow Wilson International Center for Scholars ve United States Congress oldu.

Fatima Gülham Abushanab'ın Cumhurbaşkanlığı'nda uluslararası ilişkiler uzmanı olarak görev yaptığı ifade edildi.

Şimdi düğün değil bayram değilken güçleri Sayın Erdoğan’a yetmeyenler Erdoğan üzerinde Fatima Gülham Abushanab saldırmaya başladılar. Saldırı Brüksel’de gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde Başkan Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesi esnasında 28 Şubat’ın sembol isimlerinden Merve Kavakcı'nın kızı Fatima Gülham Abusahanab tercüman olarak görev aldı. Kavakcı’nın kızının tercüman olarak görev yapması CHP’li Özgür Özel’i rahatsız etti.

Başörtüsü nefretini gözler önüne seren Özel bir TV'de Kavakcı’yı ‘rejim düşmanı’ ilan ederek “Sembol isimleri kritik görevlere getirerek vampir (İnsanların kanını emdiğine inanılan hortlak!!!)gibi ülkenin kanını emdirerek Cumhuriyetten öc alıyorlar gibi bir hissiyata kapılıyor insan…” ifadeleriyle adeta kin kustu.

Arkasında ikinci saldırı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Biden ile görüşmesi esnasında yanında sadece Merve Kavakçı'nın kızı Fatima Gülhan Abushanab'ın bulunması İYİ Parti lideri Meral Akşener tarafından tepkiyle karşılandı. Akşener, "Devlet geleneğimizi alt üst ettikleri için, elçiliklerden ya da dışişleri bakanlığından tutanak tutma mecburiyetinde bulunan bir tercüman yok. Görüşmede Sayın Kavakçı'nın kızı olduğu söylenen bir hanımefendi var. Orada ne konuşulduğunun TBMM'ye getirilmesinin imkânı da ortadan kaldırılmış." dedi.

İşte muhalefetin Hal-i pürmelâlini bu demeçler en iyi şekilde anlatıyor. Muhalefetin bu perişan hali bugün ortaya çıkan bir duurm değil. Kemal Kılıçdaroğlu CHP’ye genel başkan olmadan önce iktidardaki hükümetler ne yapsa o işin iptali için önce yürütmeyi durdurmak için Danıştay’a olmadı Anayasa mahkemesine müracaat ederek hizmetin yapılmasını engelemeye çalışırlardı. Bu CHP zihniyeti geçmişte İstanbul’a Şehidler köprüsünün yapılmaması, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün yapılmaması, Osmangazi köprüsünün yapılmaması, İstanbul Boğazın altında Avrasya ve Marmaray tünellerinin yapımını durdurmak, İstanbul Havalimanının yapımını durdurmak, Ayasofya Camii Kebir’in ibadete açılmaması için Çamlıca Caminin yapımını durdurmak başta olmak üzere daha yüzlerce büyük projenin yapımını durdurmak için mahkemelere koşmuştur. Ama bütün bunların yapımı tamamlandığında utanmadan sıkılmadan Camiler haariç diğerlerin hepsinden bizden fazla gidip gelmişlerdir.

Şimdi de KANAL İSTANBUL PROJESİNİN YAPIMNA KARŞI ÇIKIYORLAR.

MİLLETİMİZ ALLAH’A ŞÜKÜR BUNLARIN NE MENEM ŞEY OLDUKLARINI BİLDİĞİ İÇİN ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇTİĞİMİZ GÜNDEN BU GÜNE GEÇEN 71 SENE BOYUNCA BUNLARA BİR DEFA OLSUN TEK BAŞINA İKTİDAR VERMEMİŞTİR.

SİZ EY CHP’LİLER SİZ BİZ MÜSLÜMAN OLDUĞUMUZ İÇİN BİZİ SEVMİYORSUNUZ. HÂLBUKİ BİZ SİZİ SEVİYORUZ. SİZDE DE AYNI KARŞILIĞI BEKLİYORUZ. SİZİN BİZE DÜŞMANLIĞINIZ KARŞILIĞINDA BİZ: “SEV SENİ SEVENİ KÖR İSE TOPAL İSE,/SEVME SENİ SEVMEYENİ MISIR’A

SULTAN İSE” ARKASINDA DA; Sev seni seveni hak ile yeksan ise, sevme seni sevmeyeni Mısır'a sultan ise…” Diyoruz.

Konya da okurken düğünlerdeki çalgıcılar “Muhacir Pazarı” denilen yerde toplaşır iş beklerlerdi. Düğün sahibi oraya gider düğünde çalgıcı lazım olduğunu söylerdi. Onlar da “düğün ne zaman başlayıp ne zaman bitecek? Diye sorarlardı. Düğüncü de Cuma günü öğleden sonra başlayıp Pazar günü ikindi namazına kadar devam edecek” diye cevap verirdi. Çalgıcı; Peki kaç lira vereceksiniz? Diye sorduğunda Düğün sahibi; “500TL veririm” dediğnde çalgıcı; 500 TL BİR DEFA OLSUN DING BİLE DEMEM” diyerek reddederdi.

Bu CHP’liler HARAM VE HELALİN ÖĞRETİLDİĞİ İSLAM EĞİTİM SİSTEMİNİ ALFABENİN TÜRKÇEYE ÇEVRİLMESİYLE BERABER YASAKLADILAR. Şimdi altı aydan beri Kemal Kılıçdaroğlu kameraların karşısına geçiyor; “AK Partiye oy veren öğretmene ben öğretmen demem- AK Partiye oy veren çiftçiye ben çiftçi demem- AK Partiye oy veren memura ben memur demem.” Deyip duruyordu ki son gurup toplantısında heyecana gelmiş olacak ki partililerin kendi geçmişini unutmuş olarak; "Sandığa gidince ya bu adaletsizliğin ortağı olacaksın ya da adaleten yana oy kullanacaksın. Bu kadar açık ve net şekilde söylüyorum. Şunu da söylüyorum; Kul hakkı yiyen hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy vermesin. Haram oya ihtiyacımız yok, helale ihtiyacımız var" dedi.

Bu sözü yerinde söylenmiş bir söz ama Kemal Kılıçdaroğlu Yunus Emre’nin “Halka fetva verirsin ya sen niye tutmazsın” özünü unutmuş olamlıdır. Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’liler En son Haram ve Helalden bahsetmeleri gerekir. Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu SSK genel müdürü olduğu zaman ile CHP genel başkanlığına geldiği zaman “kul hakkı yemekle” göbekten bağlıydı.

Başta Pakistan olmak üzere Afganistan, Yemen, Endonezya ve diğer ülkelerde KURTULUŞ savaşı için verilen paralardan artnıyla İş bankası kurup onun % 28’ne ortak olan CHP değil mi? CHP masdem ki kul hakkında bahsediyor. O zaman İş Bankasındaki hisselerini hiçbir şarta bağlanmadan hazine devretmesi gerekmez mi? Hem Kemal Kılıçdaroğlu mademki haram ve helaldan bahsediyor. O zaman bir seks kasetiyle CHP genel başkanlığına gelmesi kul hakkı değil mi? Kemal Kılıçdaroğlu’nun sattığı iftiralar sonucu açılan tazminat davalarında arkadaşlarından alarak ödediği paralar kul hakkı değil mi? Kemal Kılıçdaroğlu dibine kadar harama bulaşmıştır.

Başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’lilerin hepsi “ÂLEMİ KÖR MİLLETİ SAĞIR SANIYORLAR.” Hâlbuki milletimiz bütün olup bitenlerin farkındadır. Asıl milleti yok sayan CHP’liler kör ve sağır geziyorlar. Kılıçdaroğluhalka daima rezil olmuştur. Ona bu nasıl bir reillik ki hala bu rezalete utanmadan devam edebiliyor? ALLAH CHP’LİLERİN ŞERRİNDEN BU MİLLETİ MUHAFAZA ETSİN. ÂMİN. SELAM VE DUA İLE.