Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

CHP DEYİNCE AKLIMA NELER GELİYOR? 29.6.2021 Salı-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

CHP deyince aklıma en başta her zaman söylediğim gibi CHP bir parti değil adeta bu milleti ve bu milletin dinini yok etmeye endeksli bir partidir. Mademki bu CHP’liler her fırsatta bağımsızlık ve devlet kurmak için kurtuluş savaşı yaparak vatanımızı ve milletimizi kurtardık” diyerek övünüp duruyorlar. Hatta o günü de bayram ilan edip yıllardır kutluyorlar O zaman 1909’da Sultan

2. Abdülhamid Han Hazretlerini tahttan indirdikleri zaman Osmanlkı devletinin 6 milyon kilometre kare toprağı vardı. Bu CHP’lilerin… CEKLİ ve… CAKLI sözlerinin sonunda bu toprakların 5220000 (Beş milyon İki yüz yirmi iki) kilometre karesi nerede?

Bana göre Osmanlı devleti 1909 yılında Sultan 2. Abdülhamid Han Hazretlerinin tahttan indirildiği gün yıkılmıştır. 1909 yılından 1923 yılına kadar geçen 14 yıllık süre Osmanlı devletinin yıkılmasını sindire sindire yıkmak için ötelemişlerdir. Tabi bunları söylerken öyle kafadan söylemiyorum. Osmanlı devletinin 1909 yılında yıkıldığını belgeleyen tarihi vesikalar şunlardır:

Sultan 2. Abdülhamid Han Hazretlerinin şikâyet edilip tahttan dindirilmesi için bastıran “İttihad ve Terakki” uydurma bir dilekçe hazırlayıp Şeyhül-İslama sunuyorlar. Şehül-İslam dilekçeyi inceleyip fetva yazması için “FETVA EMİRİ EMİN BEY’E” gönderiyor. Emin Bey dilekçeyi inceliyor ve Şeyhül-İslam’a; “Bu dilekçede belirtilen suçlamalar eften püften işlerdir. Bunlara dayanılarak Padişahın Halli için ben FETVA yazmam diyor. O zaman Ahmed Hamdi Yazır kâtip üyerdir. O ben yazarım diyor. Ve Koskoca Sultanın 2. Abdülhamid Han Hazretlerinin halli için fetvayı yazıyor.

Şimdi 2020 yılına geldiğimiz şu günlerde Bak Garo Paylan adındaki bir Ermeni CHP kontenjanında seçilmiş. Milletin kürsüsüne çıkmış kürsüsünde “Ermeni Soykırım yapılmıştır” Diyor. Mademki Osmanlı Ermeni soykırımı yaptıysa sen nereden geldin? Bana Bak Garo Paylan! Senin Sansar tihniyetli olduğunu öğrendim. Bari Ermeni deden Yorgi Yagis’in tarihi kahramanlığına bak da biraz olsun ibret al. Eğer sende kaldıysa biraz irfan ile izan biraz irfan.

Tarih 1908 senesi yani bundan 113 sene önce senin gibi sansar tihniyetlerin hazırladığı tuzağı gören deden Yorgi Yagis tarihe şöyle bir not düşürmüştür. İşte kısaca tarihi olay:

2. Abdülhamid Han Hazretleri 1908 tarihinde tahttan düşürülmesi için Mecliste okunan kararın oylanması sırasında 273 milletvekilinden içinde sadece bir tane milletvekili titrek ve ağlamaklı bir sesle; “Beyler etmeyin, vaaz geçin. Padişah Hazretlerini tahttan indirmek demek Koskoca Osmanlı imparatorluğunu dağıtmak demektir” Diye Rum milletvekili YORGİ YAGİS idi. Sözde Müslüman milletvekilleri olmak üzere hepsi birden; “Bunu söyleyen sen misin?” diyerek Yorgi Yagis’in üzerine yürüyüp linç etmeye çalışırken Gazi Ahmed Muhtar Yorgi Yagis’i zorla kurtarıyor. Neticede karar oylanıp kabul ediliyor. Ve arkasında 10 sene geçmeden Koskoca Osmanlı imparatorluğu dağıtılıyor.

CHP 5.220.000 (Beş milyon İki yüz yirmi iki) kilometre toprağı bedava verdiği bu topraklar yetmemiş gibi Lozan anlaşması öncesi adalar bize verildi. İsmet Önünü bizim deniz kuvvetlerimiz olmadığı için biz adaları koruyamayız. Adaları korumak bize pahalıya mal olur diye adaları gönüllü olarak Yunanistan’a bırakmıştır. Aynı şekilde Antalya’nın karşısındaki Mais adaları unutulduğu için kaybetmişizdir.

Rusya’da rejim değişip Sovyetler Birliğine dönüşünce Rusya Türkiye’de işgal ettiği toprakları bırakıp geri çekilmişti. O yıllarda yapılan bir anlaşma ile Batum, Kars ve Ardahan bize bırakılmıştı. Rusya’nın dağılmasıyla zor durama düşen Sovyetler Birliği Kars ve Ardahan’la beraber Batum’u da bize vereceğini söylemişlerdir. Bu anlaşma sırasında görevli heyet içindeki Yusuf Ziya Terkeşli olayın devamını şöyle anlatmıştır; Bizim heyettekiler diyor ki: “Biz sizden toprak istemiyoruz. Bize para lazım. Siz bize 100 milyon Rus Rublesi verin. Biz Batum’u size verelim” Diyorlar. Rus delegasyonu diyor ki; “Biz yeni savaştan çıktık. Biz size 100 milyon Ruble’yi peşin veremeyiz. Biz şimdi size 11 milyon Ruble verelim diğerlerini size taksitle veririz” Diyorlar. Bizimkiler kabul ediyor.

Şimdiki eski tüfek solcularla CHP’liler Kurtuluş savaşı sırasında Rusya’nın bize yardım ettiğini söyleyip dururlar. Hâlbuki Rusya’nın bize yardım ettiği falan yoktu. Rusya parayla sattığımız Batum’un taksitini bize ödemiştir. Bu olayı Rıza Nur da hatıratından anlatmıştır. Merak eden olursa TSK arşivi, TBMM arşivi ve Rıza Nur’un hatıratından okuyabilir.

Lozzan’da bize devlet kurma karşılığında Hilafeti lağvetme, Alfabeyi değiştirme gibi şartlar ileri sürülmüşve CHP heyeti bunları kabul etmiştir. Lozan antlaşmasının bir tarafında da İngiltere vardı. CHP hilafeti kaldırdıktan sonra İngiltere Lozan antlaşmasını imzalamıştır.

CHP sadece toprakları bila bedel= BEDAVA vermekle kalmamıştır. İktidara gelir gelmez ilk yaptığı işlerin başında Ezan-ı Muhammediye’yi Türkçeye çevirerek okutmak, Camileri ahır, Cezaevi ve askeri kışla yapmak geri kalanların büyük bir kısmını gereksiz diye satmak olmuştur. Merak edenler olursa Malatya merkezdeki YENİ CAMİ ASKERİ KIŞLAYMIŞ. BABAMLA RAHMETLİK AMCAM ORADA ASKERLİK YAPMIŞLAR. Söğütlü cami cezaeviymiş. Annemin dayısı orada yatmıp. Çınarlı cami ahırdı. Ben İmam Hatip okulan giderken atların dışkılarını Caminin kapısının girişinde görmüştüm. Olmadıysa camileri mescidleri yıkmakla işe devam etmiştir.

“Hocanın elini öpüp İstanbul’dan ayrıldım. Ben Kastamonu’ya döndükten bir süre sonra, tekkeler ve türbeler kapatıldı. 

Esad Efendinin dedikleri bir bir çıkmaya başladı. Dindarlar göz hapsine alındı. Kur’an kursları yasaklandı. 1928 yılında Harf inkılâbı ilan edilince, biz Kastamonu’da iki dehşetli hadiseyle karşı karşıya kaldık: 

Vali tellal bağırttırdı:

“Ey ahali! Bundan sonra hiç kimse Arap alfabesiyle okuyup-yazmayacak! 

Arap alfabesi yasaklanmıştır. Kimin evinde eski Türkçeyle yazılı kitap varsa getirip vilayete teslim etsin! Evlerinde, dükkânlarında eski Türkçe eser bulunduranlar şiddetle cezalandırılacaktır! 

Duyduk duymadık demeyin haaa!”

Muhaliflerin kafaları koparılıyor! Muhalifler zindanlara atılıyor! Padişahlık kaldırılmış ama herkes bir padişah gibi!

Kastamonu’da yaşadığım dehşet verici ikinci hadise vakıf eseri olan camilerimizin satılması oldu. 1930’lu yıllarda şehrin içinde 42 veya 44 camimiz vardı. 

Devrin valisi, bu camilerden 33’ünü satışa çıkardı. Satışı istenen camiler arasında, bizim Yılanlı Camimiz de vardı. Onu, belki üç yüz sene önce, benim dedelerim hayır için yaptırmışlar ve halkın ibadetine cami olarak vakfetmişlerdi. Şimdi o yetkili geliyor, sanki Yılanlı Camii kendi babasının tapulu malıymış gibi, onu satışa çıkarıyordu, iyi mi? Hasip (YILANLIOĞLU YAKICI VE YIKICI HATIRALAR-Yavuz Bülent BAKİLER)

CHP sadece Diyarbakır’da 3000 bin Sahabe kabrini yıkarak yok etmiştir. Bu itirafı zamanın CHP milletvekili Fahrettin Altay söylemiştir. Osmanlı devletine ait ne kadar kitap varsa hepsi odun fiyatına İstanbul’daki fırıncılara odun fiyatına vermişlerdir.

CHP bir taraftan Camileri yok ederken diğer taraftan da milletin örtüsüyle, sarığıyla şalvarıyla uğraşıyor. Uğraşıp onları yasaklıyor. Yasağa uymayanları en ağır cezalar tatbik ediyordu.

Son zamanlarda CHP deyince AKLIMA SALYA, SÜMÜK, ÇAMUR, YOLSUZLUK, ZİNA, TACİZ, TECAVÜZ, RÜŞVET, YOLSUZLUK, ULATRA YALAN İFTİRA GELİYOR. CHP DEYİNCE AKLIMA NELER GELİYOR? Sorusuna ilk etapta aklıma gelenler bunlar. Ama CHP’nin bu millete yaptığı zulüm ve işkencelerin haddi hesabı yoktur.1925-1950 yılları arasında sadece İstanbul’da 300’e yakın cami satılmıştır. Ayasofya gibi bir şaheser cami sebebi bilinmeyen bir şekilde müzeye çevrilmiştir.

CHP denilen ve kuruluşundan bu yana Müslümanlara zulmeden sadece bugünkü topraklar üzerinde 20 bin camiyi ibadete kapatan, ahır, cezaevi ve askeri kışla olarak kullanan bir partinin bilinçli Müslümanlar tarafından desteklenmesi öyle sanıldığı gibi sıradan bir partizanlık değildir.

Daha düne kadar CHP iktidarı zamanında “Kur’an-ı Kerim sayfalarından kesekâğıdı yapıldığını; Kur’an-ı Kerim ve diğer Arapça yazılmış eserlerin yasaklanması sebebiyle vatandaşın bu kitapları muhafaza etmek için onları götürüp mağaraya sakladıklarını” belgeleyen bir cemaatin bugün gidip aynı partiyi seçimlerde desteklemeye çalışması kendisiyle çelişkiye düşmesi değil mi? Bundan 10-15 sene önce televizyonlarda; “yol değişir, araba değişir ama kaptanın yağı değişmez 20/50 Shell Rotella” diye bir yağın reklamı vardı. CHP de aynen öyledir. Genel başkanı, parti meclis üyeleri ve milletvekilleri değişir ama CHP’nin “din düşmanlığı” değişmez.

CHP’nin şimdiki genelbaşkanıyla yöneticileri bazı zamanlar kameraların önüne geçip; “Efendim biz geçmişte BAŞÖRTÜSÜNÜ FAZLA BÜYÜP TAKILARAK KALDIK. HERKES FİKRİNDE VE İNANCINDAN HÜRDÜR” gibi açıklama yapmalarına sakın kanmayın. CHP’nin DİN DÜŞMANLIĞI HALA İLK GÜNKÜ GİBİ DEVAM EDİYOR.

Arkasında da Türkiye’de kadınlar seçme ve seçilme hakkını 87 yıl önce aldı” diyorlar. Tek şartla! CHP’yi seçip, CHP’den seçilirse onun dışındakiler dışlanmadı mı? Bayan Merve Kavakçı’nın milletvekilliği neden düşürüldü acaba?

Seçilmiş Başbakanın başörtülü eşi Bayan Emine Erdoğan’ı GATA’ya sokmayan, Seçilmiş milletvekiline “Şu kadına haddini bildirin” diyen ben miydim?

Meral Akşener’in grup toplantısında: “Aç, işsiz” diye kürsüye çıkardığı Serhan Koray’ın Yurtdışında “AÇKEN” katıldığı Birkaç underground parti!.. Sizin aç olanınız buysa kimbilir toplarınız nasıldır acaba?

Daha on sene yeni oldu..Milletin oylarıyla meclise gelmiş bir bayan Milletvekiline bilerek kasden aşağılayarak,yetkisi olmadan millet meclisindeki kürsüye çıkan Bülent Ecevit Milletin kürsüsünde: “-Bu kadına haddini bildirin….” Diye konuşmaya başlayan ve 158 milletvekili hep bir ağızdan: -ÇIK DIŞARI! ÇIK DIŞARI! BAĞIRMALARINI DA GÖRDÜK. Peki, bütün bunları gördük de ders aldık mı?

İşte başörtüsü yasağı kalktıktan sonra ak partili başörtülü bayan bakan yaptıkları daha ortada duruyor. En son Başörtüsü nefretini gözler önüne seren Özel bir TV'de Kavakcı’yı ‘rejim düşmanı’ ilan ederek “Sembol isimleri kritik görevlere getirerek vampir (İnsanların kanını emdiğine inanılan hortlak!!!)gibi ülkenin kanını emdirerek Cumhuriyetten öc alıyorlar gibi bir hissiyata kapılıyor insan…” ifadeleriyle adeta kin kustu.

Arkasında ikinci saldırı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Biden ile görüşmesi esnasında yanında sadece Merve Kavakçı'nın kızı Fatima Gülhan Abushanab'ın bulunması İYİ Parti lideri Meral Akşener tarafından tepkiyle karşılandı. Akşener, "Devlet geleneğimizi alt üst ettikleri için, elçiliklerden ya da dışişleri bakanlığından tutanak tutma mecburiyetinde bulunan bir tercüman yok. Görüşmede Sayın Kavakçı'nın kızı olduğu söylenen bir hanımefendi var. Orada ne konuşulduğunun TBMM'ye getirilmesinin imkânı da ortadan kaldırılmış." dedi

Fatima Gülhan Abushanab daha ilkokula giderken sırf annesi başörtülü olduğu için yuhlatmalar da CHP’nin DİN DÜŞMANLIĞININ GÖSTERGESİ DEĞİL Mİ?

BU CHP DEĞİL MİYDİ RAHMETLİ ŞEHİD BAŞBAKAN ADNAN MENDERES İLE BAKANLARI FATIN RÜŞTÜ ZORLU VE HASAN POLATKAN’I İDAM ETTİRDİKLERİ GÜNÜ BAYRAM İLAN EDİP YILLARCA BU MİLLETE KUTLATAN DA CHP’DİR. SELAM VE DUA İLE.