Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

ASLANLARIN BAĞLI KEDİLERİN ASLANIN YÜZÜNÜ TIRMALADIĞI BİR ÇAĞDA YAŞIYORUZ (1) 29.6.2021 Salı-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Doğru mu, yanlış mı karar sizlerin. Biz aklın durduğu çağda yaşadık.'Ben dinsizim! ' diyen beyinsizlerin. Din dersi verdiği çağda yaşadık. Çabuk pişsin diye zorbanın aşıAyıran olmadı kurudan yaşıKeçinin kaplana her adım başıKırk tuzak kurduğu çağda yaşadık. Baylar çalım sattı, bayanlar etinAr duvarı çürük, darbeler çetin. Modern putçuluğun, şirkin, zilletin Kemale erdiği çağda

yaşadık.

Şimdi geldiğimiz duruma göre “kimin arabasına binersen onun müziğini dinlersin” atasözü tam da sanki bugüne göre söylenmiş. Yerli ve yabancı düşmanlarımız kapalı kapılar ardında anlaşıp hep birden mevcut AK Parti iktidarını yıkmak için Sosyal medyada her türlü YALAN, İFTİRA, MANİPLASYON’A başvurarak hareket ediyorlar. Şimdi mevcut CUMHUR İTTİFAKI KOVİD-19’LA MI UĞRAŞSIN YOKSA MUHALEFETİN PİYONLUĞUNU YAPTIĞI YALAN, İFTİRA VE MANİPÜLASYONLARA MI CEVAP VERSİN?

AK Parti iktidarı Millet ittifakını oluşturan partilerin uydurduğu yalan ve iftiralarla oluşturdukları manipülasyonlara cevap vermeye kalksa 24 saat dilimi yetmez.

11 Mart 2020’den itibaren ülkemizde görülmeye başlayan Kovid-19 bulaşıcı hastalığına çare olacak aşı çalışmamız son sürat devam ediyor. Mevcut iktidar yerli aşıyı beklemeden Çin ve Almanyada aşı ithal ederek bugün itibarıyla 45 milyon vatandaşımız aşılandı. Allah nasip ederse 1 Temmuz 2021 tarihi itibarıyla ülkemiz yavaş yavaş normale dönecek. Yani biz Pandeminin aşısını bulmadan Çin ve Almanya aşıyı buldu. Dünyayı kasıp kavuran bu bulaşıcı hastalıktan kurtulmak başladı. Ama şimdi birbirinnin dünya, devlet, ekonomi ve inançları ters olan Millet ittifakının ortaya sürdüğü bu YALAN PANDEMİSİNDEN nasıl kurtulacağız?

Başta CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’^li yöneticiler ile İp genelbaşkanı ve yöneticileri öyle büyük yalan söyleyip öyle büyük iftiralar ve öyle büyük manipülasyon attılarki için artık bunlara yalan, iftira ve manipülasyon demek yeterli olmuyor. Bunlara “ULTRA YALAN VE ULTRA İFTİRA VE ULTRA MANİPÜLASYON DEMEK gerekiyor.

Bu millet ittifakını oluşturanların durumu bana geçmişteki birkaç banka reklamı hatırlattı; “Tık tık tık Eyi Günler” ile tanınan reklam filmiyle de değişimin kuruluşun en alt kademede çalışanına kadar benimsendiği aktarılmaktadır.

Bunu gerçekleştirirken kullandığı “Anlayışı farklı kültürü farklı, felsefesi farklı,” sözleri ile sundukları ürün ve hizmetleri bu değişime uyarlayan, bunu da kurumsal bir kültür haline getiren bir reklam.

Ben de şimdi birinci reklamı kullanarak CHP, İP, HDP ve SP’nin kapısını çalayım. Önce CHP’nin kapısına gidiyor ve kapı ziline basıyorum. Kapı açılıyor ve ben: “Tık tık tık Eyi Günler” Diyorum. Genelbaşkan Kemal Kılıçdaroğlu’na; “Siz söze gelince Cumhuriyeti kuran Atatürk’ün partisi olduğnuzu söylüyorsunuz? Diğer taraftan da Cumhuriyeti yıkmak için yola çıkmış PKK’nın meclisteki kravatlı teröristlerle işbirliği yapıyorsunuz? Bunu nasıl açıklayacaksınız? Kılıçdaroğlu kızarıyor, bozarıyor, hık diyor, tık diyerek cevap vermekten zorlanıyor. Sonunda da içeride sesimizi duyan bir milletvekili; “Millet aç aç” diye cevap veriyor. Bu arada Kılıçdaroğlu Tam da 2670 bin öğrencinin imtihana gireceği gün: “Efendim, hükümet anlaşmayı hazırlayıp imzaladı. Katarlı öğrenciler Tıb fakültelerimizden puansız okuyacaklar” diye bir cevap verdi.

T24 televizyonunda: Protokol imzalandı: Katarlı gençler Türkiye’de sınavsız Tıb okuyabilecek” diye bir haber yayınladı. Kılıçdaroğlu mal bulmuş mağribi gibi hemen bunu iktidara karşı fırsata çevirmek için aşağıdaki Tweetti yazıyor: “Kendi gencine bu kadar sevgisiz bu kadar saygısız bir iktidar işte. Hiç mi utanmıyorsunuz bunları yaparken ey Ak Parti? Aranızda biriniz çıkıp da bu adaletsizdir diyemedi mi? Bizim çocuklar o okullara girebilmek için bütün gençliklerini heba ediyorlar!

Arkasında da sanki iktidara gelecekmiş gibi şu Tweet’i yazıyor; “Gençler merak etmeyin, koca ülkeyi Kataristan’a döndüren bu zihniyeti tarihin tozlu sayfalarına göndereceğiz, son çırpınışları. Bu protokolleri de yırtıp atacağız.

Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı Fahrettin Altun hemen cevap olarak şunları yazdı;

Bazı yayın organlarında “Katarlı öğrencilere sınavsız tıp eğitimi” şeklinde çarpıtılarak yansıtılan haberler gerçeği yansıtmamaktadır.

Türkiye ve Katar arasında imzalanan “Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İş Birliği Protokolü” sadece silahlı kuvvetler mensuplarını kapsamaktadır.

Protokole göre;

Katar’daki silahlı kuvvetler mensupları ile Türkiye’deki silahlı kuvvetler mensupları belirlenen kontenjanlar çerçevesinde karşılıklı değişimden yararlanabileceklerdir.

Amaç tamamıyla “askeri tıp” alanındaki tecrübelerden istifade edebilmektir. O da topu topuna 20 öğrenci için yapılmış bir protokoldur.

Katar haricinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bosna Hersek, Azerbaycan, Kazakistan, Afganistan, Arnavutluk, Moldova, Gambiya, Somali ve Güney Kore'nin de bulunduğu 20’den fazla dost ve müttefik ülkenin askeri öğrencileri de Türkiye’de öğrenim görmektedir.

Mahir Ünal Bütün bunları; “yalan”, “gerçek”, “utanma”, “utanmazlık” gibi alışageldiğimiz kavramlarla izah etmek yanlış olur. Bunun adı bilinçli inşa edilen “sahte gerçeklik”. Amaç; İlgili kitlede nefret ve öfkeyi artırmak, muhtemel sosyal kırılmalara zemin hazırlamak. “Yalan” masum kalır.

Bunun üzerine T24 Televizyonu yanlış anlaşımadan dolayı özür diledi. Ama CHP Sözcüsü Fasik Öztrak ile genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu ya günü şaşırmış ya da sarhoş oldukları için şu demeçleri paylaştılar:: 'YKS'de Neden Bu Kadar Zor Soruldu? Katarlı Öğrencileri Doldurmak İçin mi?'

Koskoca memleketi Katar’ın üstüne yaptılar. Ülkemiz oldu Kataristan…" diyen Öztrak, 36 Katar savaş uçağının, 250 Katar askerinin 5 yıl süreyle Türkiye'de konuşlandırmaya hazırlanıldığını iddia ederek, Katar'a ait bu savaş uçakları ve askerlerinin kimi kimden koruyacağını sordu. (DEVAMI VAR)