Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

CHP’NİN LAİKLİK SENDROMU 13.9.2021 Pazartesi-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Laiklik devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan bir prensiptir. Laik kelimesi Türkçeye Fransızcadan geçmiştir. Günümüzde laiklik terimi felsefi ve hukuki, siyasal bir anlamlarla yüklü devlet ve din ilişkilerine ait bir tarzı ifade

etmektedir. Bu kavram için İngiliz ve Alman toplumunda seküler kelimesi kullanılmaktadır. Sekülerizm, din merkezli veyahut dinî öğeleri sosyal, hukukî ve siyasî anlamda tayin edici kılan bir yaklaşımın tersine, bunları sosyal, hukukî ve siyasî kümeden ayıran bir yaklaşımı tanımlar.

Bugün Anayasasında Laiklik Olan İki Ülke Var Yalnızca: Fransa ve Türkiye! Batı’da Fransa’nın dışında hiç bir ülkenin anayasasında “burası, laik… Bir devlettir” diye bir madde yok.

Ayrıca bugün laik Fransa’daki orta dereceli okulların tam üçte biri Katolik Kilisesi’nin kontrolündedir. Yani resmi dinleri tamamıyla toplumsal hayatın içindedir. Sadece avrupada değil Lenin’in komünist devrim Rusya’sının anayasasında da yok laiklik; Çin komünist anayasasında da! Lenin’in 1918 yılında hazırladığı devrim anayasasında “Devlet, din özgürlüğüne, din-karşıtı özgürlüğü de garanti eder,” diye yazar.

Yıllarca bu ülkedeki Müslümanları kandırmak için; “Devlet, kimsenin ibadetine, namazına karışıyor mu? Camiler açık. İsteyen gidip namazını kılıyor. Camiler açık ama bütün yollar kapalı, Onlar meydana hakim Müslümanlar camide tutsak. İsteyen Hacca gidiyor. İsteyen Zekâtını veriyor.” diyerek milleti ahmak sanan veya alenen aldatan tipler var: Bunlar ya Şark kurnazı, din düşmanı kişiler ya da dinin hayatın her alanına müdahale eden bir dünya tasavvuru olduğunu bilmeyen cahil-cühelâ sığ tipler.

Türkiye’deki CHP zihniyeti Din’i laikliğe göre tanımlıyorlar! Laiklik denen sopa, din’e ne kadar izin ve yer verirse, din odur, orada durmak zorundadır, diye dayatıyorlar! Laiklik bahane edilerek 80 sene boyunca Müslüman milletin ensesinde boza pişirdiler. 1932 yılından 1950 yılına kadar bu ülkenin camilerinin minaresinde ezan laiklik adına yasaklanmamış mıydı? Ezanı yasaklayan Camilerin bir kısmını satan bir kısmını askeri kışla ve ahır yapan CHP zihniyeti bütün bunları laiklik adına yapmadı mı?

2021 yılına geldiğimiz şu günlerde bile CHP hala bu milleti laiklik sopasıyla dövmek istiyor. Bu durumun önüne geçmek için Eski milletvekili yazar Sayın Resul Tosun kardeşimiz 12 Eylül 2021 Pazar günü yayınlanan makalesinin başlığı; “Laiklik ya çıkarılmalı ya da tarif edilmelidir!” devamında; …Milli mücadele kahramanları emperyalist işgalcileri kovdu ancak işgalcilerin kültürünü bu millete ve devlete dayatan CHP oldu. Emperyalistlerin yapamayacağı kültür işgalini tek parti döneminde CHP yaptı!

Hâlbuki İslam hayat dinidir. İslam gizli yaşanacak hayata ve topluma yansımayacak bir din değildir.

İslam, kul ile Allah arasında gizli kalması gereken ilişki dâhil, Müslümanın ailesiyle, toplumuyla, çevreyle, canlılarla ve kâinattaki her şeyle ilişkisini düzenlemiş bir dindir.

Dua da tesettür de, helaller de, haramlar da, iyiliği yaymak kötülükle mücadele etmek de, adil olmak da, dürüst olmak da ve bütün güzellikler de bu yüce dinin kapsama alanındadır.

AK Parti iktidarlarının başörtüsü yasağını kaldırması, Ayasofya'yı ibadete açması, Taksim'e cami yapması ve benzer normalleşme adımları birilerini fevkalade rahatsız etmiştir.

Bu rahatsız olan çevrelerin başında CHP gelmektedir. Mesela, CHP'li Engin Özkoç Edremit'teki rezilliği 'her sene yapılıyor' diyerek doğrudan savunmuştur. Arkasında da sözde Resul Tosun’a cevap vermek için 5 tane Tweet yazıyor. Yazdığı Tweetlerden sadece 2. sini buraya aktaracağım. İşte Engin Özkoç’un yazdığı 2. Tweet’i şöyle;Laiklik sadece din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil aynı zamanda yurttaşların, vicdan, din, ibadet özgürlüğü demektir. Türkiye'nin kurucu ilkelerinden, laiklik ilkesinde istismara yol açacak bir durum yoktur.

Engin Özkoç’un yazdığına göre CHP zihniyeti yıllarca sırf başlarını örttüler diye kızlarımızı okumak için okula sokmadıkları gibi kadınlarımızın başörtülü olarak çalışmasına bile müsaade etmedi. CHP bu zulmü de laiklik adına yapmadı mı?

Bunlara en güzel Cevabı Engin Ardıç kardeşimiz köşesinde şöyle cevap vermiş; “…Eskiden bayrağa sararlardı... O zamanlar kimse sesini çıkarmazdı. Bayrağa sarıp zincire vururlardı, askerler gelip kurtarırlardı." Bilmem nerenin kurtuluş günü" müsameresi... Balıkesir ilçesi Edremit’in kurtuluş gününde ne olduysa oldu Bayrak yerine kızı siyah çarşafa sardılar. Kızı mıncıklamak için de mükemmel bir fırsat oluyordu. Bu arada "mülki erkân" da konuşmalar yapardı. Ege’de Yunan neyse ne de, doğuda Ermeni işgalinden kurtuluş günleri için "temsili olarak öldürülecek" Ermeni bulunamıyordu...

Fakat bir de ne gördük? Kızın çarşafını çıkaran, "CHP kılıklı" ve orta yaşlı iki bayan. "Muallime" falan olabilirler. Böyle böyle iktidara gelecekler. Tabii canım, tabii tabii...” Diye bitirmiş.

Laiklik, Fransa’dan İthal Edilen İngilizler Tarafından Dayatılan Bir Sopa, Bir Tasma’dır!

Oysa şunu bileceksiniz: Laiklik, bize ait bir tecrübe değildir. Fransa’dan ithal edilmiş, İngilizler tarafından dayatılmış bir ideolojidir. Bir deli gömleğidir… Toplumun İslâm’la ilişkisini bitirmeyi amaçlayan bir tasma, bir sopadır.

Ve yaklaşık bir asırlık süreçte de tasma ve sopa olarak kullanılmıştır.

Bütün darbeler, laiklik adına yapılmıştır! Bu, laikliğin hem tasma hem de sopa olarak kullanıldığının en önemli kanıtıdır.

Laiklik bir tasmadır; çünkü bu ülkenin şu ya da bu şekilde İslamileşmesinden ötürü, Türkiye’yi Batı’ya hep “laiklik elden gidiyor!” diye şikâyet ettiler; hâlen de aynı şekilde hareket ediyorlar! Laikliğin tasma olduğunun en önemli göstergelerinden biri değil de nedir bu?

Yine İmam-Hatip okullarına karşı çıkılırken, toplumdaki dindarlaşma eğilimine, başörtüsüne karşı çıkılırken, “laiklik elden gidiyor, Türkiye, irtica karanlığına sürükleniyor!” denildi ve sürekli olarak Batı’ya bu şekilde şikâyet edildi!

Bu ülke hiç bir şeyden çekmedi, bu toplumun ruh köklerini kurutan, İslâm’ı irtica diye sunan laiklikten çektiği kadar! Binlerce insan laiklik adına asıldı! On binlerce insan laiklik adına hapislerde çürütüldü. Rahmetli Erbakan Hoca’nın kurduğu bütün partiler laiklik adına kapatıldı! Örnekleri uzatmaya gerek yok!

15 Temmuz Gecesi, Bu Ülkenin İnsanları, Laiklik İçin Değil Son Kale Düşmesin Diye Tankların Önüne Yattılar!

Şimdi de iki haftadır, neredeyse bütün televizyon kanallarında emekli generaller, ordudan atılmış militan askerler, darbeci-zihniyetli Kemalist tipler, laiklik pompalıyorlar ve bu arada da bütün cemaatleri, tarikatları bombalıyorlar!

Şöyle bir şeyi toplumun zihnine zerketmeye çalışıyorlar: “Laiklik, FETÖvârî bütün örgütlenmelerin yegâne sigortasıdır. Cemaat, tarikat mensuplarını devlete, bürokrasiye sokmamak lazım. Yoksa bunlar devleti ele geçiriyorlar!” İŞTE CHP’NİN 80 SENEDEN BERİ LAİKLİK ADINA BU MİLLETE YAPTIĞI ZULÜMLER YETMEMİŞ GİBİ ŞİMDİLERDEN DAHA BAŞKA ADLAR ALTINDA ZULMÜN BAŞKA VERSİYONLARINI TÜRETMEYE ÇALIŞIYORLAR.

“…Bu sefer kara çarşafa sarmışlar. “Efeler" de gelip kızı kurtarmışlar.

Fakat çarşafın altından çıkan kızın beyaz ve "dekolte" kılığı, ne hikmetse 15 Mayıs 1919 günü Birinci Kordon boyunca sıralanıp Yunan ordusunu çiçeklerle karşılayan Rum kızlarının kılığına benziyor!.. Bir tek mavi şeritler eksik.

Böylece efeler "laikliği" kurtarmış oluyorlar. Meğerse Yunan ordusu kızlarımızı çarşafa sokmak için oraları işgal etmiş...

Bütün o kağnıyla cepheye mermi taşıyan kadınlar aslında günün moda dansları "foxtrot" ve "shimmy" yaparlarmış...

Öyle ya, Kurtuluş Savaşı aslında "şeriata" karşı verildi. Meclis'te de sarıklı hiç kimse yoktu. Açılışta dua mua okunmamıştı…”

Ve o zihniyet bugün hâlâ hayatiyetini sürdürüyor. CHP'nin öncülüğünü ve siyasette önderliğini yaptığı o zihniyet, bu milletin başta inancı olmak üzere tüm moral değerlerini kendisine hasım olarak hatta düşman olarak gören ve onunla mücadele etmeyi ilke edinen bir zihniyet. RABBİM CHP’YE BİR DAHA BU ÜLKEDE İKTİDAR OLMA FIRSATI VERMESİN. ÂMİN SELAM VE DUA İLE.