Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

“CİĞERİ KEDİYE TESLİM ETMEK” 22.7.2011 Cuma-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

                   Görünüşe göre en güvenilir kurum olan TSK, son 50 yıldan beri gerek ihtilallerde gerekse PKK terörüyle mücadelesindeki bariz hatalarından dolayı güvenirliğini yitirdi. Ne dünya 1940’ların veya 1960 yılların dünyası ne de Türkiye 1940’ların veya 1960 yılların Türkiyesi. Bilim ve teknoloji gelişti. Ne olduysa 1985’li yıllardan sonra iletişim araçlarının hızlı bir şekilde gelişmesi sayesinde artık gizli bir şey kalmadı.1970-80’lı yılara kadar bir tek TRT var. O da devletin tekelinde.

Programlar sansürden geçiriliyor. İstenmeyen hiçbir program yayınlanmıyor. Gazete ve dergiler tek düze gibi. Onlarında başında sansür kurulu var. Askerin ve siyasetçilerin istemediği haber ve programlar yayınlanmıyor. Ne zamanki TRT tekeli kırıldı. İşte o zaman vatandaş doğru haber almaya başladı. TRT’de meydana gelen bu değişiklik kendisini gazete ve dergilerde de hissettirdi. Hızlı gelişim ev ve işyeri telefonu, cep telefonu, faks, telsiz telefon ve İnternet sayesinde oldu. Bu durum Türkiye’de asker ve siyaseti rahatsız etmeye başladı. Önce “Devlet Sırrı” diye kendilerini korumaya aldılar. Askeriye özel kanunları sayesinde kendi mahkemesi, kendi cezaevi, kendi disiplin yönetmeliği, kendi Yüksek Askeri mahkemesi ve kendi askeri danıştayı vardı. Dolayısıyla TSK yakın zamana kadar devletin hiçbir kurumuna hesap vermemiştir. Ama iş öle çığırında çıkmıştı ki artık kendileri bile bu duruma dayanamaz hale geldiler. Bu düzensizliği en sonundan başa doğru gidelim.14 Temmuz 2011 tarihinde askerimize pusu kurup 13 askeri şehid olmasında ihmali görülen Bölge Komutanı Ünal Tuğgeneral Karaosmanoğlu hakkında sözde Genelkurmay soruşturma başlatmış. Ama soruşturmanın başına da bizzat ihmali olduğu sanılan aynı komutanı görevlendirmiş. Bu durum bugüne kadar hep böyleydi. Hâlbuki Bölge Komutanı Ünal Karaosmanoğlu kışlada hırsızlığı örtbas etmiş.(!) Şöyle ki; Mart ayında Hazro İlçe Jandarma Komutanlığı’nın deposundan 15 bin Kaleşnikof mühimmatının çalındığı tespit edilmişti. İlçe Jandarma’da görevli bir erin savcılığa başvurusuyla ortaya çıkan skandalla ilgili araştırmada olayın failinin aynı birlikte görev yapan Astsubay Kıdemli Üstçavuş S.A. olduğu anlaşılmıştı. Piyasa değeri 30 bin TL olan mühimmatı 3 bin TL’ye sattığını itiraf eden astsubay, alıcıların kimliğini ise açıklamadı. Mühimmatın PKK’nın eline geçtiği sanılırken olayın Bölge Komutanı Ünal Karaosmanoğlu tarafından örtbas edildiği öne sürüldü. 14 Temmuz’daki saldırıdan sadece birkaç gün önce bölgeden PKK’lılara ait telsiz kestirmeleri alındığı, bu konuşmalarda 4 gündür arazide dolaşan birliklere bir eylem yapılmasının istendiği iddiası ortaya atıldı. Ancak, arazideki birliklere zamanında bilgi verilerek güvenli bir bölgeye çekilmelerinin sağlanmadığı öne sürüldü. PKK terör örgütü piyasaya çıkıp sınır karakollarını basıp oradaki askerleri şehid ettiği zaman da askeriye ya hava şartlarının elverişliğini ya da mühimmatın yetersizliğini bahane eden raporlar yazıp dosyayı sümen altı ederdi. Ama artık bu da imkânsız hale geldi. PKK terör örgütünün saldırdı düzenlediği karakolların sayısı o kadar fazla ki sayısını bile unuttum. PKK karakollara saldırı düzenler ortalığı yakıp yıkar. Olay haber merkezlerinde ve internet üzerinde duyulduktan sonra siyasiler ile askeri yetkililer verdikleri demeçlerde genellikle:-Olaydan derin üzüntü duyduklarını, üç-beş çapulcuya pabuç bırakmayız. Vatanımız ve başımız sağ olsun! Askeri savcı olayla ilgili soruşturma başlattı. Şehidlerin kanı yerde bırakılmayacaktır. TSK bölgede geniş bir operasyon başlattı.” Gibi yaldızlı birkaç söz söylerlerdi. Olayı zamana bırakırlardı. Çünkü unutmak için en iyi ilaç zamanadır. Bildiğim kadarıyla PKK bugüne kadar Aktütün-Gediktepe-Hantepe-Uzunçayır-Beyyurdu ve benzeri onlarca karakola saldırı düzenledi. Hepsiyle ilgili soruşturma başlatılmıştı. Ama bugüne kadar olayın neticesinin ne olduğu ile ilgili TSK’den hiçbir yapılmadı. Hâlbuki o zaman Hem Gediktepe, hem Hantepe, Hakkâri 3. Taktik Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya'nın denetiminde. Gürbüz Kaya, şuanda Balyoz davası sanıklarından. Aynı şekilde o zaman Hantepe'de, Heron'ların, PKK saldırılarını tespit ettiği ileri sürülmüştü. Birçok merkezden "BBG evi gibi seyredilmesine" rağmen, gene iddiaya göre, bölgeye bir yardım gönderilmemiş. Hâlbuki demokrasi hesap verebilme rejimidir. Yazışmalar ve haberleşmeler bilgisayarla İnternet üzerinde yapıldığı için “Devlet Sırrı” bugün artık pek birşeye yaramıyor. Askeriyede uzun zaman kışla içerisinde ölen er, erbaşlar ve subaylar için ya “Eğitim zayiatı, ya da intihar etti” raporu yazılıp sahiplerine verilirdi. 1950-60-70 ve 80’lı yılların siyasetçilerinin seçimden seçime seçmene selam yola devam ettikleri gibi artık “Kediye Ciğerin Teslim Edilemeyeceği” zamanı çoktan gelip geçmiştir. Selam ve dua ile.