Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

ÎSÂR’A HAZIR MISINIZ 29.7.2011 Cuma-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Îsâr; Başkasının ihtiyacını kendi ihtiyacından önce düşünmek. Muhtaç olduğu hâlde, elindeki malı muhtaç din kardeşine verip, yokluğa katlanmak. İnsana lâzım olan şeylerde îsâr yapılır. Kurbet ve ibadetlerde îsâr yapılmaz. Meselâ taharetlenecek kadar suyu, setr-i avret edecek kadar örtüsü olan, bunları kendi kullanır. Muhtaç olana vermez. (İbn-i Nüceym Mısrî) Kapitalist sistemin unutturduğu iyi huylarımızdan biri de Îsar’dır. İnsanın Ensar olması için önce Îsar yapması gerekir. Îsar yapılmadan ne Ensar oluruz, ne de İnfak edebiliriz. Îsar ve Ensar deyince hemen aklımıza Peygamberimiz (SAV) ile onun ashabı gelir. Mekkeli muhacir olarak Medine’ye hicret ettiklerinde sahip oldukları malları, mülkleri, arsaları, dükkanları, iman etmeyen aile fertleri de dahil hepsi Mekke’de kalmıştı. Muhacirlerin çoğu hicret esnasında Mekke’den Medine’ye giderken eklindeki paraları bitmişti. Peygamberimiz (SAV) onlara Îsar’ı öğretmişti. Hatta birçok Mekkeli Müslümanın Medine’ye hicret edeceğini haber alan Mekkeli müşrikler onların yolunu Mekke çıkışından keserek ailesini, çocuklarını ve paralarını ellerinden zorla almışlardır. Yine de hiçbirisi hicret etmekten çekinmemiştir. Bunlardan birisi de Hz.Süheyb (ra) idi. Bak o hicretini Peygamberimize şöyle anlatmıştı: Yâ Resûlallah, Mekke'den, Medîne'ye hicret etmek için yola çıktığım zaman, müşrikler beni yakaladılar. Onlara bütün servetimi teklif ettim. Onlar da kabul ettiler. Bütün malımı vererek kendimi ve ailemi kurtararak huzurunuza geldim. Peygamber efendimiz buyurdu ki: - Süheyb kazandı, Süheyb kazandı, Ebû Yahyâ kazandı! Satış kârlı çıktı. Satış kârlı çıktı. Sonra Hz. Süheyb hakkında nazil olan: "İnsanlardan bir kısmı, Allahu Teâlâ’nın rızasını isteyerek O'na ibadet yolunda kendini ve malını feda ederler."(Bakara suresi, ayet: 207) mealindeki ayet-i kerimesini okudular. Resûlullah'ın Ashabının hâli cömertlikten öte, îsâr idi. (İmam-ı Rabbânî) Kerem ve ihsân sahiplerinin âdeti, îsâr etmektir. (İmam-ı Rabbânî) Îsârın en güzel örneği, Peygamber efendimizin mübârek sohbetinde yetişen Eshâb-ı kirâmda görülmüştür. Eshâb-ı kiramdan Huzeyfe hazretleri şöyle anlatmıştır: "Yermük savaşında yaralılar arasında amcamın oğlunu arıyordum. Yanımda biraz su vardı. Onu buldum, su ister misin deyince, isterim dedi. Tam suyu vereceğim sırada biraz ilerden bir yaralı "Su!" diye inledi. Amcamın oğlu îsâr edip suyu ona götürmem için işaret etti. Gittim baktım ki, Hişâm bin Âs. Suyu tam ona vereceğim zaman biraz ilerden bir başka yaralı; "Su!" diye feryâd etti. Hişâm bin Âs da îsâr edip suyu ona götürmem için işâret etti. Bu sefer suyu ona vermek için yanına gittim. Yanına varıncaya kadar vefat etti. Hişâm'ın yanına geri döndüm. O da vefat etmiş! Amcamın oğlunun yanına koştum, onu da vefat etmiş buldum. Su elimde kaldı. Allahu Teâlâ hepsine rahmet etsin. (İmam-ı Gazâlî) Canlarım Allah nasip ederse bu Pazar günü yatsı namazıyla beraber ilk Teravih namazını kılacağız. Pazartesi günü de ilk orucumuzu tutup Şeytan ve nefsimizle olan imtihanımıza daha da bir hız vererek başlatmış olacağız. Gerek etrafımızda gerekse Afrika kıtasında açlık ve susuzluk çeken milyonlarca insan var. Bugün itibarıyla yılda ambalajı açılmadan çöpe atılan gıdanın miktarı 225 milyon tondur. Gerek Amerika, gerek avrupa ve gerekse ülkemizde hazırlanıp yenilmeden çöpe atılan yemekler, yediklerimizin beşte birini oluşturuyor. Yani biz yiyeceğimiz kadar yemek hazırlasak, arata kanı infak etsek dünyada 800 milyon insan açlık sınırında yaşamayacağı gibi 11 milyon insan açlıktan ölmemiş olacak. Ramazanda iftar sofraları hazırlayacağız. Bu sofraların firavun sofrasına benzememesi için mutlaka birkaç fakiri çağıralım. Böyle bir imkânımız yoksa o zaman yardım derneklerine ve Diyanet İşleri Başkanlığının Afrika kıtasında açlıkla mücadele için başlattığı kampanyaya destek verelim. Allah hayırlarınızı şimdiden kabul buyursun. Selam ve dua ile.