Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

MEVCUT CHP DE NE KÖY OLUR NE DE KASABA 25.03.12 Pazar-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

CHP’nin mevcut kadrosu ne ana muhalefet yapmaya ne de iktidar olmaya müsait değil. CHP’nin felsefesi 1900’lıların felsefesidir.1900’ların felsefesiyle 2000 yılını bile idare edilmezken 2012 yılı ve daha sonraki yıllarda yapılacak seçimlerle ülkeyi nasıl idare edecek? CHP kurulduğu günden itibaren ileriye bakma yerine hep geriye bakan bir politika izlemiştir. CHP’nin böyle olduğu Cumhuriyetin 89.yılında hala Cumhuriyetin 10.yıl marşını okumasından anlıyoruz. Ben şahsen isterdim ki CHP Cumhuriyetin 50. yılından itibaren Cumhuriyetin 100. yılını kutlayacağımız 2023 yılında 100.yıl marşını yazdırıp okutmaya çalışmalıydı. Bilim ve tekniğin baş döndürücü bir hızla gelişip ilerlediği bir çağda geri gitmeyi düşünmek veya geçmişe özenmek imkânsız. Ne dünya 1940’ların dünyası ne de insanımız o yılların insanı. İnsanların ufkunu açacak, bakışını değiştirecek, insanı maddi ve manevi yönde geliştirip yükseltecek bir vizyon ile ancak bu milletin idaresine talip olunur. CHP’nin geçmişte bu millete reva gördüğü zulüm, işkence ve ceberruti uygulamaların bugün hiçbir kimse tarafından tasvip edileceğini sanmıyorum. Zaten çok partili hayata geçtiğimizden bu yana milletin bir defa olsun CHP’ye tek başına iktidar vermediği gerçeği de bunu doğruluyor. CHP böyle bir şansa sahip değil. Ya diğer muhalefet partileri de mi böyle bir şansa sahip değil. Diğer partilerde aynen CHP gibidirler. Yani onlarda bu vizyon ile “SİTTİN” sene kalsalar iktidar yüzü göremezler. Demokrasilerde iktidar kadar muhalefet de önemliyse o zaman Türkiye’de kim muhalefet görevi yapacak? Diye bir soru akla gelmiyor değil.2002 yılından bu yana yapılan seçimlerde mevcut iktidar her seferinden oylarını artırarak devam ediyor. Muhalefetsiz iktidar işlere dört elle sarılmıyor. Nasıl olsa kaybetme korkusu yok.Bu ülkede muhalefet de AK Partinin içinde çıkacak. Rahmetli Turgut Özal Başbakan olur olmaz ziyaret ettiği ülkelere bir uçak dolusu iş adamıyla beraber giderdi. Rahmetlinin zamanında Türkiye’nin sermayesi bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda elit bir tabakanın elindeydi. Bu elit tabaka kendi aleyhlerinden alınacak bir karara derhal itiraz ederdi. Krediyi de teşviki de kendileri alırlardı. Rahmetli Turgut Özal bu kısır döngüyü kırmak için ziyarete gittiği ülkelere beraberinden iş adamlarını da götürürdü. Böylece mevcut sermayeye karşı bir “Anadolu Sermayesi” oluştu. Bu sermaye “alın teri, göz nuru” üzerine kurulmuş bir sermaye olduğu için kredi ve teşviklere pek aldırmadı. Ama bugün artık Türkiye’nin sermayesinin büyük bir kısmını ellerinde tutar hale geldiler. Bunların büyük bir kısmı şuanda AK Partinin politikalarını destekler biçimde hareket ediyorlar. Ama bunları yerinde edecek bir orta sınıf Anadolu’da hızlı bir şekilde yükseliyor. Bunlar yurt içinden ziyade yurtdışına ihracat yapmak suretiyle kaliteli ve marka mallar satıyorlar. Çok yakın bir zaman içinde aşağıda gelen bu sınıfın merkeze yerleşmesi AK Partide yeni bir partinin çıkması gündeme gelir ve bu iktidarın muhalefeti de içinde çıkar. Bu muhalefet bugünkü muhalefet gibi yan gelip yatmaz. Mevcut iktidarı her seferinde kolay bir şekilde silkeler. Sıkışan iktidar iktidarını kaybetmemek için işlere dört elle sarılmak zorunda kalır. Bu muhalefet partisi mevcut AK Parti gibi geleneklerine bağlı bir muhafazakâr parti de olmayabilir. Daha iyi günlerde yaşamak ümidiyle Allah’a emanet olun canlarım. Hepinizi çok seviyorum.Sizde birbirinizi çok çok sevin.Birbirimizi çok çok sevmek mecburiyetinde olduğumuzu da unutmayın.