Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

KERBELA BİR MEKTEPTİR" 4.12.2011 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Kerbela bir KERBUBELA’dır. Yani Müslümanların başına gelmiş büyük bir felakettir. Bizler Kerbela’dan ders almalıyız. Bugünkü Müslümanların görevi Kerbela’yı KERBUBELA haline getirmek değildir. Müslümanların yaşadığı coğrafyaya baktığımızda Kerbela’dan hiç ders almadığımız ortaya çıkıyor. Asıl Kerbela Hz. Hüseyin (ra) ile Ehl-i Beyt’in 1400 yıl önce Ümmetin Vahdeti için gerekirse canını ortaya koymaktan çekinmemektir.Hz. Hüseyin'in Kerbela'sının sıradan bir çarpışma, sıradan bir mücadele olmadığını, o yüzden düzenlenen Aşura Günü programlarında, Kerbela şehidlerini yâd etmenin yanında özellikle Hz. Hüseyin'in bu büyük mücadelesinden dersler ve ibretler çıkarmaya çalıştıklarını belirtti. Hz. Hüseyin’in Aşuresi İlahi Bir Mekteptir. Kerbela’nın her yeri musibetle dolu olduğunu ve Aşure'nin bütün olayları acı ve ağlatıcı olduğunu bilmek

Devamı...

 

KABİR (3)26.11.11 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Bunun üzerine Hızır oradan kaçtı. Deniz ortasında bir adaya geldi. Odun kesmek için iki kişi oraya geldi ve onu gördüler. Bunlardan biri Hızır'ı gördüğünü gizledi, diğeri ifşa etti ve: "Ben Hızır'ı gördüm!" dedi. Ona: "Seninle beraber onu başka kim gördü?" denildi. O: "Falan kimse!" dedi. Ona soruldu ise de gördüğünü söylemedi. Onların dininde yalan söyleyen öldürülürdü. Zamanla bu sır tutan adam öbür sır tutan kadınla evlendi. Bu kadın, Firavun'un kızının başını tararken tarak elinden düştü. Kadıncağız: "Firavun helak olsun!" dedi. Kız bunu babasına haber verdi. Kadının kocasından başka iki de oğlu vardı. Firavun, onları da çağırttı. Bunları dinlerinden çevirmek için Firavun ısrar etti. Onlar direndiler. O zaman Firavun: "Öyleyse sizi öldüreceğim!"

Devamı...

 

MUKADDES YOLCULUK: HİCRET 26.11.11 (7) Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Ancak Müslümanların siyasî durumu ve maddî gücü düzeldiği ve ilk şartların kaybolduğu nisbette Cihad umumi bir vecibe halini alacaktır: "Size harp açanlarla, Allah yolunda , siz de döğüşün (müdafaa harbi yapın, ancak) aşırı gitmeyin. Şüphesiz ki Allah aşırı gidenleri sevmez. Onları (size harp açanları) nerede yakalarsanız öldürün, onları, sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) çıkarın. Fitne katilden beterdir." Burada, Müslümanları Mekke'den çıkarmış olan Mekkeliler mevzubahis edilmektedir. Bu ayet Hudeybiye Sulhü'nden önceye aittir. Bu vahiyden sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kendisiyle savaşanlarla savaştığı, savaşmayanlara dokunmadığı belirtilir.

Devamı...

   

BENCE PARÇALARI BİRLEŞTİRME ZAMANI GELDİ (2)27.11.11 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Daha sonraki bölümlerde Ali Kalkancı’nın Fadime Şahin’i kandırarak tarikata sokması, Müslim Gündüz Fadime ile evlenmesi, Emire’nin buna tahammül etmeyerek Ali’den boşanması arkasında bütün bunların zamanın hükümetinin Başbakanı rahmetli Necmettin Erbakan’ın sebep olmasının bizzat yönetmen tarafından gösterilmesi. Rahmetli Erbakan ile kabinedeki bakanlar, milletvekilleri ve partinin görevlileri adeta Fildişi Kulelerde oturanların dışarıdan olup bitenlerden haberdar olmaması gibi kendi içine kapandılar. Rahmetli Hocam hariç diğerleri ganimet bulmuş gibi ihalelere saldırdılar. 28 Şubat Postmodern darbesinin hazırlanması TV dizisinde yanlış çekimlerin tekrar edildiği gibi tekrarlandı. Her ne hikmetse Ankara’nın Sincan ilçesinde sabah

Devamı...

   

DEREDEKİ MOLLA TEZE (TAZE) BİSMİLLAH 25.11.11 Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Bir talebe ile mollası yaya olarak uzun bir yolculuğa çıkmışlar. O zaman yollarda bugünkü gibi yemek yenilen yerler yokmuş. Yolcular gittikleri yol üstündeki evlere misafir olurmuş. Yemeğini yeyip abdest alıp namazını kıldıktan sonra ev sahibinden izin isteyerek yollarına devam ederlermiş. (Ben o günleri çok iyi biliyorum.) Gittikleri her yerde talebe genç olduğu için sofraya konan yemeği hemen çabucak yer geriye çekilirmiş. Molla (hocası) aç kalırmış. Yemek yendikten sonra yola koyulduklarında Molla öğrencisine;-Evladım, yemeği biraz yavaş ye ki ben de karnımı duyurayım. Sen yemekten erken çekilince ben de mecburen çekiliyorum ve aç kalıyorum. Bundan sonra gideceğimiz yerde önümüze yemek konursa yavaş yeki ben de karnımı doyurayım, demiş. Talebe;-Hocam tamam. Bundan sonra dediğimiz gibi

Devamı...

   

BENCE PARÇALARI BİRLEŞTİRME ZAMANI GELDİ (1)27.11.11 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Bundan 30-40 sene önce Doğu ve Güneydoğuda çok şiddetli kış yaşanırdı. Aylarca dere tepe kar ve buzlarla kaplı olurdu. Kuşlar ve diğer yaban hayvanları oldukça zorlanırdı. Köylü küçükbaş hayvanını kapalı alanlarda beslerdi. Kurtlar açlıktan bitap düşerlerdi. Köylerdeki köpekleri yemek için birisi köpeğe önden yaklaşırken diğeri arka tarafa yerleşirdi. Köpek önde gelene havlardı. Önde gelen sözde köpekte korkuyormuş gibi yaparak kaçardı. Köpekte kurdun kendisinden korkup kaçtığını zannederek kovalamaya başlardı. Kovalama esnasında köpek evden uzaklaşınca diğer kurt arkadan kaçan kurt da önde köpeğe saldırır köpeği paramparça ederek yerlerdi. Ergenekon davası ilk defa ortaya çıktığında herkes alaylı bir şekilde

Devamı...

   

Sayfa 271 / 296

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>