Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

ETRAFIMIZDAKİ OYUNLARI BOZMANIN ZAMANI GEÇİYOR 7.10.2011 Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Çocukluğumda “Kalk gidelim Leylam yolumuz uzak,/Yolumuza kurmuşlar demirden tuzak” ile başlayan bir türkü vardı. Şu an geldiğimiz noktada o türkünün sözlerini iyi anladıktan sonra düşünerek hızlı, çabuk ve kararlı hareket etmek zorundayız. İçinde yaşadığımız dünya 1920’lerin 1930’lın hatta 2000 yıllı dünya değil. Mümin feraset sahibidir. Etrafında olup bitenleri bir bakışıyla anlaması gerekir. Bir şeyin vukuunu şuuyundan önce anlaması lazım. Yani olayın akışında sonucun nereye dayanacağını bilmesi lazım. Peygamberimiz (SAV) “Mü'min, bir delikten iki defa ısırılmaz” (Sahih-i Müslim) buyurmuşlar. Mü’min dikkatli ve uyanık insandır. Kendisine hile yapan, tuzak kuran, kendisini oyuna getirmek isteyenlerin oyununa gelmez. Dikkatsizlik veya tedbirsizlik sebebiyle bir defa aldatılsa bile, ferasetini kullanarak

Devamı...

 

“HER YER KERBELÂ HER GÜN AŞURA” (1) 6.10.2011 Perşembe-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Kerbela; Kerb ile Bela’nın birleşmesi sonucu oluşmuş bir kelimedir. Kerb; Üzüntü, sıkıntı, eza ve cefa anlamına gelir. Belâ ise, gam, tasa, musibet, afet ve sıkıntı gibi insanın hoşuna gitmeyen şeyler anlamına gelir. İki kelime birleşince “Büyük üzüntü, Büyük sıkıntı Büyük eza, büyük cefa ve büyük zorluk anlamına gelir.. Dünya coğrafyasının Ortadoğu toprakları tarih boyunca sıkıntı ve zorlukların yaşandığı coğrafya olmuştur. Sıkıntı ve zorlukların yaşamasına sebep olan Hak-Batıl mücadelesinin burada başlayıp devam etmesinden kaynaklanır. Hz. Âdem (as)ın oğulları Habil ile Kabille başlayan Hak-Batıl mücadelesi bugün de devam ediyor. Kerbelâ, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, lanetli ile kutsalın, karanlık ile aydınlığın hesaplaşmasıdır. İmam Hüseyin burada kutsallığı, mazlumu, aydınlığı temsil etmektedir. Kerbelâ Olayı’nın kökeni Hz. Peygamberin

Devamı...

 

DİLİME, DİNİME VE RENGİME KARIŞMA! 5.10.2011 Çarşamba-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

İnsanın dili, dini ve rengi tamamen Allah yaratırken takdir ettiği hakların başından gelir. Bu haklara müdahale edilmesi veya müdahale etmek için tartışmaların bile yapılması insan haysiyet ve onuruna aykırıdır. Aynı zamanda haysiyet ve onur kırıcıdır. İnsanın kendisinin dahi müdahale edemediği ve başkasının da müdahale etmesinden hoşlanmadığı temel haklardandır. Aidiyet insana mahsus bir özelliktir. Bu aidiyetleri kısıtlama, kaldırma veya asimile etme kabul edilir bir şey değildir. Hele bütün bunların devlet tarafından yapılması insan haklarına aykırı olduğu gibi dinimize de aykırıdır. Allahu Teâlâ böyle davranışlara

Devamı...

   

NE TOPLANMASI? 4.10.2011 Salı-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

İki seneden beri mevcut anayasayı değiştirmekten bahseden parlamento nihayet bir uzlaşma komisyonu toplanmasına karar verildi. Gerek daha önceki dönemde gerekse bu dönemde aynı partiler mecliste bulunuyor. Mevcut anayasanın değişmesini herkes istiyor ama yerine nasıl bir anayasa konacağına dair mevcut partilerden bir taslak hazırlandığına dair bir haber çıkmıyor. Şahsen ben yeni anayasa konusunda iktidarı da muhalefeti samimi görmüyorum. Her iki kanaat da primini alamayan futbolcu gibi hareket ediyor. Hani futbolcu primini alamayınca

Devamı...

   

HZ. YAHYA NİÇİN ÖLDÜRÜLDÜ? (2) 27.9.2011 Pazartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) "Ne zaman gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir Peygamber gelmişse ona karşı büyüklük tasladınız. Size gelen peygamberlerden bir kısmım yalanlarken, bir kısmını da öldü¬rüyorsunuz.( Bakara: 2/87) Yüce Allah bu konuyla ilgili olarak devamla şöyle buyurmaktadır: "Yahudilere: 'Şayet siz, gerçekten inanmıyor idiyseniz, daha önce Allah'ın Peygamberlerini neden öldürüyordunuz?' deyiverin.( Bakara: 2/91) Yine Yüce Allah bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

Devamı...

   

VAFTİZİN GERÇEK ANLAMI 26.9.2011 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Hıristiyan din bilginleri; Hz. Yahya'yı, "Yûhannâ" diye adlandırmışlar ve onu, "Vaftizci" (Muammedân) diye lakaplandırmışlardır.( Hz. Yahya'nın, insanları vaftiz ettiğine dair bilgi, Matta İncilinin çeşitli yerlerinden geçmektedir.) Çünkü Hz. Yahya, Hıristiyanlarca ya¬pılan vaftiz işini üstlenmişti. Bu, günahlardan tövbe etmek için suyla yıkanılıp takdis etme işidir... Hz. Yahya, Ürdün çevresinde peygamberliğini açıklayıp insanları (günahlarından arınmak için) tövbe etmeye çağırdı. Bunun üzerine Kudüs halkı ile Ürdün'e yakın kasaba halkı, Hz. Yahya'nın yanına geldi. Hz. Yahya, onları, nehirde vaftiz edip onlara, göklerin krallığının yaklaşmakta olduğunu haber verdi. Hz. Yahya, Hz. İsa'yı Ürdün nehrinde vaftiz edip takdis etti. O sırada Hz. İsa, 33 yaşında idi; Yahudiler, Hz. Yahya'ya:

Devamı...

   

Sayfa 271 / 289

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>