Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

SAHNELER DEĞİŞİK AMA ZİHNİYETLER AYNI 27.11.11 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Üzerinde yaşadığımız topraklar gerek jeopolitik gerek tarih gerekse coğrafya yönünden büyük bir öneme haiz topraklardır. Bunun içindir ki tarih boyunca birçok savaşa sahne olmuştur. Bütün bunların yanında Türkiye batılılar için büyük bir pazar olmuştur. Batılılar bu pazarı kaybetmek istemezler. Batılıların içimizdeki uzantıların işbirliği yaparak Türkiye’nin büyük bir ülke olmasına engel olmuşlardır. Zaten Osmanlıyı yıkan güç Osmanlı toprakları üzerinde güçlü bir ülkenin oluşmasına fırsat vermemiştir. Osmanlının toprakları üzerinde güçlü bir ülkenin kurulması demek, batılıların sonu demektir. Sen adı ister İttihad ve Terakki, ister mafia, ister Derin devlet, ister Özel Harb dairesi, ister Ergenekon istersen ne korsan koy adı önemli değil. Ama Türkiye’nin yakın geçmişinde

Devamı...

 

BU PARAYI ÇARÇUR ETMEYİN! 26.11.11 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

OKUDUKTAN SONRA KARA VERMENİZİ RİCA EDERİM Son günlerde gündeme Bedelli Askerlik konusu tartışılmaya başladı. Bu konu gündeme gelir gelmez gerek okuyanı gerekse gazetecisi gerekse muhalefeti konuyu bilmeden anlamadan karşı çıktılar. Hâlbuki karşı çıkmadan önce hiç değilse mevcut anayasanın askerlik yapma ile ilgili 72. maddesine baksalardı belki doğru konuşurlardı. İşte mevcut anayasanın 72. maddesinin metni: “Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.” Madde askerlik hizmetinin ne şekilde yerine getirileceğini çok net bir şekilde anlatıyor.Üstüne üstlük bugüne kadar bedelli askerlikle ilgili daha önce birkaç defa benzer kanunlar çıkarılmış.Bunu bir defa herkesin kafasına yerleşmesi gerekir. Benim asıl meselem bu değil. Bedelli askerlik yasası çıktıktan sonra yükümlülerin vereceği paranın nasıl harcanması

Devamı...

 

MUKADDES YOLCULUK: HİCRET 25.11.11 (6) Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Hicretin burada kayda değen müsbet neticelerinden biri, sabırla ilgili olarak söylediğimiz gibi, hissî plândadır, şefkat ve merhamet duygularının tahrikidir. Nitekim Amir İbnu Rebia'nın annesi, henüz müşrik olan İbnu'l-Hattâb'a: "Biz sizin zulüm ve işkencenizden kurtulmak için yurdumuzu (Habeşistan'a gitmek üzere) terk ediyoruz" dediği zaman, sertlik ve merhametsizliğiyle meşhur olan muhatabının (yani Hz. Ömer'in) fevkalâde merhamete, rikkate geldiğini belirtir. İbnu Hişâm'da bu muhavere, Hz. Ömer radıyallahu anh'ın Müslüman oluşu anlatılırken -onun Müslüman oluşunu hazırlayan sebeplerden biri olarak- nakledilmektedir. Hülasa Mekke'de iken, müşriklerin, her çeşidiyle tatbike koydukları işkence ve zulümden ortaya çıkan tehdit

Devamı...

   

KABİR (2)25.11.11 Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) * Hz. Aişe radıyallahu anhâ'nın anlattığına göre, bir Yahudi kadın, yanına girdi. Kabir azabından bahsederek: "Seni kabir azabından Allah korusun!" dedi. Aişe de Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a kabir azabından sordu. Aleyhissalâtu vesselâm: "Evet, kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir!" buyurdu. Hz. Aişe der ki: "Bundan sonra Aleyhissalâtu vesselâm'ı namaz kılıp da, namazında kabir azabından istiaze etmediğini hiç görmedim." * Zeyd İbnu Sâbit radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bizimle birlikte, Benî Neccâr'a ait bir bahçede bulunduğu sırada bindiği katır, onu aniden saptırdı, nerdeyse (sırtından yere) atacaktı. Karşısında beş veya altı kabir vardı. Aleyhissalâtu vesselâm:

Devamı...

   

EY İNSAN KENDİNE GEL! 25.11.2011 Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Ey insan dünyaya bel bağlama. Çünkü dünya fani. Yaratılan varlıkların hepsi fanidir. Doğup da ölmeyen kimse gördün mü? Şeker görünür ama o gık demeden öldüren zehir kesilir. Yol sanır, fakat yol gösteren esas, esasen gül sesinden ibarettir. Ey felek, ahır zaman fitnelerine pek sıkı sarıldın, nihayet bir an mühlet ver! Sen bizim kastımıza çekilmiş keskin bir hançersin; bizi hacamat etmek için zehirli bir hacamat aletisin. Ey felek, Allah’ın merhametinden merhamet öğren. Yılan gibi, karıncaların gönlünü yaralama Bu yapının üstünde senin çarkını döndüren hakkı için. Kökümüzü söküp çıkarmadan biraz da başka türlü dön, merhamete gel. Emriyle önce dadılığımızı yaptığın, fidanımızı sudan,

Devamı...

   

MUKADDES YOLCULUK: HİCRET 23.11.11 (5) Perşembe-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

MUKADDES YOLCULUK: HİCRET 23.11.11 (5) Perşembe-Yüreğir/ADANA (DÜNDEN DEVAM) "Öz nefislerinin zâlimleri olarak canlarını alacağı kimselere melekler derler ki: "Ne işte idiniz?" Onlar: "Biz yeryüzünde (dinin emirlerini tatbikten) aciz kimselerdik" derler. Melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Siz de oradan hicret etseydiniz ya!" derler. İşte onlar (böyle). Onların barınakları cehennemdir. O, ne kötü bir yerdir." Kur'ân-ı Kerîm diğer birçok âyetlerinde hicrete yer verir ve dini tatbik edemeyecek kadar zulme maruz olanları hicrete teşvik eder. Bunlardan birinde: "Kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde gidecek, barınacak birçok yerler de bulur, genişlik de bulur. Kim evinden, Allah'a ve O'nun peygamberlerine muhacir olarak çıkıp da sonra kendisine ölüm yetişirse muhakkak ki, onun mükâfatı Allah'a düşmüştür..." Şu âyette ise, muhitlerinin aşırı zulmü sebebiyle, çaresizlik içerisinde kalan kimselerin oradan çıkış yollarını

Devamı...

   

Sayfa 272 / 296

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>