Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

MERCİMEK BEYNİNLE ARTIK OSMANLIYA HAKARET ETME! (1) 16.8.2011 Salı/ KAYSERİ

Yazılarım - Yazılarım

Bizde aklı bir şeye ermeyen, düşünmeyen, sadece kendi doğrularını kabul edenler için “Kuş beyinli” tabiri kullanılır. Ama ben kuşlara hakaret olmasın diye bu gibi tiplere “Mercimek Beyinli” tabirini kullanacağım. Ne yazık ki bizde yetkili yerlerde epeyce mercimek beyinli insan Var. Onlardan birisi bu devletin hazinesinde maaş alarak sözde “Topkapı Mukaddes Emanetler” müzesinde tercümanlık yapıyor. Harem dairesini yerli ve yabancı turistleri gezdirirken sözde etrafı mermerle çevrili havuzun başına gelip havuz hakkında bilgi verirken, utanmadan sıkılmadan, arlanmadan, iz’ansız bir şekilde: - Efendim padişah gelmeden önce bu havuz su ile doldurulur.

Devamı...

 

DEĞER YARGILARINI YENİLEMEK 12.8.2011 Cuma-KAYSERİ

Yazılarım - Yazılarım

Kendi değer yargılarını değiştirmiş veya kaybetmiş toplumlar deniz ortasında kaptansız gemi gibi sağa sola yalpa yapıp hiçbir yere ilerleyemezler. Ya da Beden eğitimi öğretmenin öğrencilerine “rahat-hazır ol” komutu verdikten sonra “ileri marş” yerine, “yerinde say marş, marş” komutu vermesi üzerine öğrencilerin hareket etmesine rağmen yerinde durmasına benzer. Değerin esas adı örf ve anane, gelenek, görenek, bir toplumun geçmişte geleceğe taşıdığı yaşama biçimidir. Değer kaybı dille başlar,

Devamı...

 

ARTIK İBADETİME KARIŞMAYIN 11.8.2011 Perşembe-KAYSERİ

Yazılarım - Yazılarım

Cumhuriyetin kuruluşu sırasında dine gösterilen ihtimam kısa zaman sonra kaybolmuştur. İslam dinini ortadan kaldırmaya inkılâblar adı altında başlamıştır. İlk iş olarak bin yıllık alfabe ortadan kaldırılmıştır. Alfabenin arkasında ezanın Türkçe okunması için kanun çıkarılmış ve ezan Türkçe okutulmuştur. Milyonlarca Arapça ve Osmanlıca kitap fırınlarda ekmek yapmak için bedava verilmiştir. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bu milletin kılık-kıyafeti zorla değiştirilmiş; Kur’an okuma yasaklanmıştır. Bütün bunlar da yetmemiş gibi memleketteki camiler ahıra, kışlaya ve hapishaneye çevrilmiş. Binlerce cami yok fiyatına satılmıştır. Bu çerçevede 1925-1950 yılları arasında sadece İstanbul’da

Devamı...

   

YANLIŞLAR UZUN SÜRE SAKLANAMAZ (3) 10.8.2011 Çarşamba/KAYSERİ

Yazılarım - Yazılarım

(DAHA ÖNCEDEN DEVAM) Daha önce 24 Temmuz ile 25 Temmuzda bu konu ile ilgili yazdığım gibi bugünde aynı konuda bir yazı daha yazacağım. Bize gelişmiş modern ve çağdaş olarak tanıtılan Amerika ile Avrupa kıtasının hiç de öyle olmadığı son olaylardan bir defa daha ortaya çıktı. 1990’lı yılları hatırlayın avrupa bizde mevcut olan idam cezasını kaldırmamızı şiddetle istiyorlardı. İdam cezasını kaldırmayı AB’ne girme şartı olarak önümüze koydular. O zaman ki mevcut partiler Türk ceza kanunundaki “İDAM” cezasını kaldırmak için yarışa girdiler ve idam cezası kaldırıldı. Onların idam cezasını kaldırmalarının esas sebebi insan haklarını savunmak değildi. Türkiye’yi karıştırmak için zemin

Devamı...

   

DUAYA ÖNEM VERELİM 9.8.2011 Salı-KAYSERİ

Yazılarım - Yazılarım

Dua, kelimesi Arapça bir kelimedir. Dâa kelimesinden türemiştir. Dâa çağırdı demektir. Dua; çağırmak, seslenmek, gizli konuşmak, derdini derman verecek kimseye açıklamak anlamına gelir. Bugünkü Müslümanlar dua ibadetine gerekli itinayı göstermiyorlar. Hâlbuki dua diğer ibadetlerden farklı bir ibadettir. Diğer ibadetleri yapmak için kimisine para gerekli, kimisine aç durmak gerekli, kimisi içinde belli kıyafetler giymek ve abdestli olmak gereklidir. Ama dua için böyle

Devamı...

   

SOMALİ BU HALE NASIL GETİRİLDİ? 8.8.2011 Pazartesi-KAYSERİ

Yazılarım - Yazılarım

Afrika deyince aklımız hep balta girmemiş ormanlar ile geniş tarım arazileri mera’lar aklımıza gelirdi. Amerikanın keşfi ile avrupanın sömürü düzeni sonucu Afrika’ya girmesine kadar bu durum böyleydi. Tarihler 1635 yılını gösterdiğinde Avrupalılar GANA’ nın deniz kenarında bir liman yapıyorlar ve Afrikalıları çalıştırmak gayesiyle avrupaya 200 milyon insan getiriyorlar. Getirdikleri insanlar genç insanlardır. Toprağa bağlı bir toplumda bu kadar büyük bir nüfusun ülkesinde ayrılması tarımı, ziraatı, sanatı ve hayvancılığı zora sokmuştur. Somali bir ilk oldu. Aslında IMF’nin kapısını çalan her ülkenin başına gelecek bir normal sonuçtur. Mevcut küresel güçlerin felsefesinde

Devamı...

   

Sayfa 273 / 287

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>