Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

HZ. PEYGAMBERİN, HZ. ÖMER’E KABİRDE BAŞINDAN GEÇECEKLERİ HABER VERMESİ 22.10.2011 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Bugünkü Müslümanlar Cenneti istiyor ama ölümü ya hiç düşünmüyor ya da ölümü hatırına getirmiyor. Müslümanlar cennete ancak öldükten sonra gidecekler. Sadece ölmek de yetmiyor. Kıyamet kopup hesap masasının önüne gelirken amel defteri önünde ve sağ tarafından verilenler ancak Cennete girmeye hak kazanacaktır. Bunun için de dünya hayatının sonu ahiret hayatının başı olan kabre girdikten sonra Münker-Nekir’in sorularına aşağıdaki gibi cevap vermesi sonucu cennete girecektir. - Hz. Ömer şöyle anlatıyor: Bir gün Hz. Peygamber bana: “Ey Ömer! Dört zira’ uzunluğunda ve iki zira’ eninde bir çukura girip de Münker-Nekir’i gördüğünde halin nice olacaktır?” buyurdular. “Ey Allah’ın Rasûlü! Münker-Nekir de nedir?” diye sordum. Bunun üzerine şunları

Devamı...

 

ŞİMDİ KALBİNLE KONUŞMA ZAMANI DEĞİL 19.10.2011 Çarşamba-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

“İNNÂ LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RÂCİÛN. YAZIYI YAZMADAN ÖNCE SALDIRIDA ŞEHİD OLAN ASKERLERİMİZE SİVİLLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET DİLER, AİLERİNE VE AKRABALARINA SABIR DİLERKEN BAŞIMIZ SAĞ OLSUN” DİYEREK TAZİYELERİMİ BİLDİRDİKTEN SONRA YAZIMI YAZMAYA BAŞLAYACAĞIM. Dün itibarıyla PKK tarafından yapılan saldırıdan sonra ortaya çıkan korkunç manzara karşısında hislerimizle konuşma zamanı değildir. 1984 yılından bu yana ülkemizde devam eden terör eylemleri karşısında bugüne kadar hep hislerimizle yüreğimizde gelen duygularla konuştuk.27 seneden sonra geldiğimiz nokta 1984 yılındaki durumdan daha kötü bir haldeyiz. Bir doktor hastasına verdiği reçetedeki ilaçla bittikten sonra hasta iyileşmiyorsa tekrar doktora gittiğinde

Devamı...

 

OSMANLILAR ZAMANIDA HAYIRDA YARIŞAN BAZI KADINLAR 17.10.2011 Pazartesi-Yüreğir/ ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Osmanlının erkeği kadar kadını da örnek alınacak kimselerdir.Osmanlı son insanlık adasıdır.Her bir Osmanlı kadınını anlatmak için müstakil kitap yazmak lazımdır.Özet olarak, Onaltıncı Yüzyıl'da Osmanlı Devleti'ni gezen Avrupalı gezginlerin ortak kanaati şudur: "Osmanlı kadını, ahlâk, fazilet, zarafet, cesaret, güzellik ve beceriklilik konusunda tüm dünya kadınlarına örnek olacak seviyede"dir. Aslına bakarsanız, özellikle Osmanlı Devleti'nin kuruluş aşamasında, kadınlar, "ellerinin hamuru"yla erkek işine de karışmışlar, içinde erkeklerin de yer aldığı grupları ustaca yönetip, devletin teşekkülünde önemli roller üstlenmişlerdir. Onlardan kimisi "Bey Ana", kimisi "Gazi Ana", kimisi de "Bacı Bey" rütbesindedir. Ortak idealleri askeri bir disiplin içinde örgütlenmek, bir taraftan annelik işlevlerini yerine getirirken, diğer taraftan erkeklerinin yanı başında devletin temellerini atmaktır. Osmanlılarda kadınlar, erkeklerle eşit haklara sahip olan özgür

Devamı...

   

ONUN GÖRDÜKLERİNİ SEN GÖRSEYDİN ACABA NE YAPARDIN? 16.10.2011 Pazar-Yüreğir/ ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Yerli ve yabancıların hortumları kesilince mevcut iktidara sinsi bir karalama propagandası malum çevrelerce yürürlüğe sokuldu. Neydi o sinsi karalama ve yıpratma propagandası? AK Partililerin kafalarının arkasında gizli gündemi olduğundan bahsettiler. Bunun koskoca bir yalan olduğu zamanla ortaya çıktı. Daha sonra AK Partinin kadrolaştığından bahsettiler. Bu da tutmadı. Daha sonra iktidarı yıpratmak için başta Sayın Başbakan olmak üzere akla hayale gelmedik küfürler hakaretler yaptılar. Bu da millet tarafından değersiz bulundu. Küfür ve hakaretleri yapanlar daha da küçüldü. Bunların en son numaraları Sayın Başbakanın koruma ordusuyla dolaştığı; halkın içine girmediği; milletten korktuğu yaygarası ortalıktan dolaşmaya başladı. Sayın Başbakan devamlı olarak milletin içindedir. Mevlana bu konu ile ilgili Mesnevi’de şöyle bir hikâye anlatılır:

Devamı...

   

“HER YER KERBELÂ HER GÜN AŞURA” (3) 15.10.2011 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

-Ya Resulallah! Niçin sıkılıyorsunuz? Fatıma Teheccüt namazını kılarken, Hak Teâlâ beni gönderir, bunların beşiklerini sallardım. Böylece Hz. Fatıma rahatça namazını kılardı. Bazen da bunların anneleri namazdan sonra uyurken, bunlar ağlardı. Hak Teâlâ yine beni gönderir, anneleri uyanmasın diye, beşiklerini sallardım, ağlamazlardı. Çocukların bu hareketini bana karşı edepsizlik saymayın. Bunların yanıma gelip, ellerini koynuma sokmalarında bir mahzur yoktur. Resulullah efendimiz buyurdu ki: -Ey kardeşim Cebrail! Şimdi bir şey yapmadılar. Daha ileri giderler endişesiyle mâni oldum. Çünkü Eshabımdan Dıhye isminde birisi vardır. Çok kere sefere çıkar. Her dönüşünde bunlara hediye getirir. Sizi Dıhye zannedip, ellerini koynunuza soktular. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam, “Ya Rabbi! Beni Habibinin yanında utandırma” diye dua etti. Oturduğu yerden ellerini cennete uzattı.

Devamı...

   

MUKADDES BAĞ: EVLİLİK (1)15.10.2011 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Ev bir meskendir. Çocuk onun gölgesinde doğar ve gelişir. Ailenin verdiği hava ile büyür. Ondaki sıfatlarla sıfatlanır. Tarihin seyrini değiştiren nice olayların gizli sebepleri yuvanın huzuruyla ya da karışıklığıyla ilgilidir. Kendi evinde huzurun lezzetini tadamayan bir kişinin genel planda huzurun lezzetini tam manasıyla tadamayacağı muhakkaktır. Böyle bir insan, yani ailede huzursuzluğun baskısı altında olan insan, hiçbir zaman genel bir huzur istemediği ve isteyemeyeceği gibi. Tam aksine şiddetli bir harp taraftarı kesilir. İslam aile yuvasını ve ailevi bağlantıyı, sevgi, cömertlik ve saadet saçıcı olarak açıklar. “Size nefislerinizden kendilerine ısınmanız

Devamı...

   

Sayfa 273 / 293

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>