Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

“YETİŞ YA MUHAMMED (SAV) KUR'AN’IN ELDEN GİDİYOR” 18 Mart 2012 Pazar-Yüreğir/ ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Bu sene Çanakkale zaferinin 97.yıl dönümünü kutlayacağız. Bu zafer dolayısıyla Çanakkale savaşlarının yapıldığı ve Zaferin kazanıldığı yerde ve yurdun her tarafında kutlamalar yapılacaktır. Bugüne kadar olduğu gibi yine birkaç slogan ve parlak sözlerle kutlamalar yapılıp bitirilecektir. Çanakkale savaşlarının niçin yapıldığını, hangi şartlar altında, hangi maksatlarla yapıldığını anlamadan yapılacak en güzel kutlamalar bile havada kalır. 1915 yılındaki Osmanlı imparatorluğunun içinde bulunduğu durumu ve yıllarca üç kıta ve yedi düvel’le (Devletler) amansız bir savaşın son kalesinin Çanakkale olduğunu bilmemiz gerekiyor. Çanakkale Savaşı başlamadan önce Osmanlı ordusu Doğuda, Batıda, Kuzeyde ve güneydeki topraklarının büyük bir kısmında geri çekilerek kaybetmiştir. Yıllarca devam eden bu savaşlar sonucu ordu yorulmuş, millet açlık ve kıtlıkla karşı karşıya gelmiş. Memleketin her tarafına adeta kara bulutlar

Devamı...

 

PADİŞAH EŞİTTİR HÜRREM HAREM DEĞİLDİR 18.3.2012 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Sözde Osmanlı devletinin en ihtişamlı zamanındaki padişahı ve devrini anlatmak üzere vizyona konan ve adından başka hiçbir muhteşemliği olmayan “Muhteşem Yüzyıl” adlı dizi dizi olmaktan çıktı kadınlar hamamına döndü. Daha önce defalarca yazdım bu dizide canlandırılan karakterlerden hiçbirisi Osmanlıyı anlatmıyor. Osmanlıyı anlatması bir tarafa Osmanlıya hakaret ediyor, dedim. Ama nafile. Ama ben yine vakit buldukça yazmaya devam edeceğim. Adı geçen dizide sözde Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman Han Hazretleri anlatılıyor. Dizinin kaç senedir oynadığı; kaç bölüm çekildiğini bilmiyorum. Bilmekte istemiyorum. Ama Kanuni hakkında bildiğim tek şey var oda Kanuni Sultan Süleyman Han Hazretlerinin 46 yıllık padişahlığının sadece 18 aylık bölümünün İstanbul’da geçtiği; şimdi dizide Harem diye tanıttıkları yerin harem olmadığı; avrupanın 61 kalesini fethederek İslam bayrağını diktiğini;

Devamı...

 

"VALLAHİ BU RÜYA GERÇEKTİR!" 17.3.2012 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

İslâm’a davetin ilk zamanlarında Halid bin Sa'id bir rüya görmüştü... Rüyasında; Cehennemin kenarında dururken, babası onu itip düşürmek istedi. Tam o sırada, Peygamber efendimizin, belinden yakalayıp, Cehennem'e düşmekten kendisini kurtardığını gördü... Feryad ederek uyandı ve; "Vallahi bu rüya gerçektir!" diye söylendi. Dışarı çıkınca, hazret-i Ebu Bekir'e rastlayıp rüyasını anlattı. Hz. Ebu Bekir ona; "Rüyan hakdır. Bu kimse, Allahu Teâlâ’nın peygamberidir. Hemen git, O'na tabi ol! Sen, O'na uyacak, getirdiği dine girecek ve beraber bulunacaksın. O da seni, rüyada gördüğün gibi Cehenneme düşmekten koruyacaktır. Baban ise Cehennemde kalacaktır!" dedi. Hazret-i Halid bin Sa'id, rüyanın tesiri altındaydı... Vakit kaybetmeden hemen, Muhammed aleyhisselamın huzuruna gidip sordu: - Ya Muhammed! Sen, insanları neye davet ediyorsun? Peygamber efendimiz: - Ben, insanı, eşi ve benzeri olmayan tek Allaha ve Muhammed’in de O'nun kulu ve peygamberi olduğuna

Devamı...

   

EĞİTİMİN ÇIKACAK OLAN YENİ KANUNU (4) 4+4+4 17.03.12 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Çağdışı DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ VE KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİ ile Öğrenci ve eğitimciler baskı altında tutuluyor. Sistem bozuk, öğretmenler Küskün, veliler şaşkın. Faturaları ödeyen ise bizim çocuklarımız. Ruh halleri bozuk, topluma karşı saldırgan, öz güvende yoksun ve başarısız. Öyle ise SORUMLU KİM? Susan, sorgulamayan, Yunan edebiyatını, Kurbağanın kan dolaşımını bilen Bütün gün test çözen, haklarını aramasını bilmeyen, mekanik düşünen bir öğrenci. Bütün bunlara sebep plan; OTORİTER MERKEZİ İDARE +OTORİTER AİLE+ OTORİTER OKUL+OTORİTER ÖĞRETMEN. 8-NASIL BİR EĞİTİM? Eğitim sistemimiz ezbercilikten kurtarılmalı. Bilgi çağının araç ve gereçleri ile donatılmalı, kalıcı, bilimsel ve katılımcı olmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı aşırı merkeziyetçilikten çıkarılmalı, araştırma, denetim ve koordinasyon görevi yapmalıdır. Okullarımızın altyapı noksanlıkları

Devamı...

   

EĞİTİMİN ÇIKACAK OLAN YENİ KANUNU (3) 4+4+4 16.03.12 Perşembe-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) 7-NİÇİN EĞİTEMİYOR, NİÇİN ÖĞRETEMİYORUZ? Bugünkü Milli Eğitim sistemindeki “MİLLİ” kelimesi sadece bakanlığın isminde kalmıştır. Milli Eğitimimizin sistemindeki Millilik gitmiş sistem tamamıyla öğretim sistemine dönmüştür.1990‘lı yıllardan itibaren eğitimde yapılan değişikliklerle öğretim işi de bitmiştir. Eğitim bitmedi diyenler varsa bulundukları şehirlerde çevrelerine baktıklarında “Özel Dershanelerin” mantar gibi çoğaldığını görürler. Yarının Türkiye’sinin şekillenmesini yapacak olan gençlerin bugünden itibaren iyi bir istemle şekillenmesi gerekir. Bunun için bugünden itibaren yeni çıkacak olan kanunun içinin politik çıkar ve kaygılardan uzak bir şekilde doldurulması gerekir. Bugün hala yürürlükte olan Milli Eğitimin temel kanunun 21.yüzyıl Türkiye’sinin ihtiyaçlarına cevap veremediğini herkes eleştiriyor. Ama kimse yerine yenisini koymaya cesaret edemiyordu. Düşünsenize kopya, torpil ve ideolojik temele dayalı bir sistemden kim memnun olabilir? Hastalığı teşhis ettikten sonra

Devamı...

   

TERBİYE METODU (3) 11.03.12 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Bugün içtimaî intibakta zorluk çeken çocuklara tatbik edilen ve uygulanmasında ya çocuğu daha elverişli bir muhite götürmek veya aile, okul, yakın çevre gibi çocuğun temas ettiği çevreyi uygun hale getirmek şıklarından birine başvurulan, "çevre terapisi"ni (Çağlar, Doğan, Uyumsuz Çocuklar ve Eğitimi. A.Ü. Eğitim Fakültesi yayını, Ankara, 1974. s. 218) andıran bu duruma Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in hadislerinde de enteresan misallere rastlarız. Başta Buhârî, Müslim olmak üzere, hadis kitaplarında (Buhari, Enbiya 54; Müslim, Tevbe 46-47; İbnu Mâce, Diyat 2, Müsnedü Ahmed 3, 20) çeşitli vecihleriyle gelen bir hadiste Hz. Peygamber: "Sizden önce yaşayanlar arasında bir adam vardı, 99 kişi öldürdü..." Diye hikâyeye başladıktan sonra bu adamın, bir gün yaptıklarından pişman olarak tövbe imkânı aradığını, tavsiye üzerine danışmak için gittiği birinci rahibin: "Buna tövbe mi olur!" cevabı üzerine onu da öldürdüğünü, adamcağızın soruşturmaya

Devamı...

   

Sayfa 274 / 310

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>