Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

GELİN MAHKEME-İ KÜBRA’DAN ÖNCE BU DÜNYADA HELALLEŞELİM 16.12.11 Cuma/ ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Cumhuriyetin ilanından 2002 yılına kadar geçen zaman sürecinde gerek rejimi korumak, gerek güvenliği sağlamak, gerekse şahsi menfaatlerin devamı için bizzat devletin güvenlik güçleri tarafından bu millete akla hayale gelmedik zulüm, işkence, malını, canını gasp etmek, dinine diyanetine saldırıda bulunmak gibi sayılamayacak kadar karanlık devirlerin olduğu bugüne kadar inkâr ve ret politikaları ile geçiştirilmiştir. Ama bugün karanlık sayfaların üstü yavaş yavaş açılmaya başlandı. İşte tarihin karanlık sayfalarına gömülmeye çalışılan ve hukuk adına işlenen zulüm, işkence ve cinayetlerden birkaç tanesini aşağıya yazayım. İşte binlerce örnekten birkaç tanesi şöyle: "Sason'da bir mahkeme kuruyor. Mahkemeyi insanlarla dolduruyorlar. Sonra hâkim geliyor. Hiçbir sorgulama yok. 1'den 15'e kadar idam, 15'den 90'ıncı sıraya kadar 15'er yıl. 90'dan sonrası beraat

Devamı...

 

VERDİĞİMİZ CANLARI VE MALLARI TEKRAR NE ZAMAN ALACAĞIZ? 11.12.2011 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Türkiye Cumhuriyetinin 4.hükümeti İsmet İnönü’nün de 3.hükümeti kurma zamanında Hamdullah Suphi Tanrıöver da o zamanki adıyla Maarif Vekili. Yani şimdiki adıyla Milli Eğitim Bakanı. Sonbahar mevsiminde evine kömür taşıyan köylü ile sohbet ederken köylüye: -Beyim, Ankara’nın Başkent olmasını nasıl karşıladınız? Deyince, köylü; -Çok iyi hayvanımıza ne yükleyip getirsek satılıyor. Diye cevap verir. Bakan Hamdullah Suphi Tanrıöver: -Yok beyim, ben o konuyu kastetmedim. Yani devri iktidarımızdan memnun musunuz? Demek istedim. Der. Köylü: -Vallah Beyim, Padişah Abdülhamid Han Hazretleri zamanında

Devamı...

 

ÜNİVERSİTELERİMİZDEKİ ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ NE İŞ YAPARLAR? 11.12.2011 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Üniversiteler Bilimin, teknolojinin, edebiyatın, felsefenin, sanatın ve ekonominin planlandığı en son eğitim kurumlarıdır. Dolayısıyla üniversiteler bir ülkenin kalkınmasında, gelişmesinde ve ilerlemesinde lokomotif görevi görürler. Üniversiteler 5/8 cm cıvata imal eden fabrikaları değildir. Ne yazık ki bizdeki çarpık zihniyet üniversiteleri ilim, irfan ve ahlaktan yoksun geçler yetiştiren lise düzeyine indirmişlerdir. Türkiye’de devletin ve özel sektörün olmak üzere bugün itibarıyla toplam 165 üniversite var. Mevcut 165 üniversitenin içinde 103 devlet üniversitesidir. Bunların içinde çok eski ve geçmişte ilmi kariyere sahip İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara haccetepe, Orta Doğu

Devamı...

   

ADAMA ARADA BİR AYNAYA BAK! DEMEZLER Mİ? 9.12.2011 Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Bugün TBMM 2012 yılının bütçesinin genel kurulda görüşmesinin birinci günüydü. Ben de bütçenin tümü üzerinde kimler konuşacak? Neler söyleyecekler? Diye merak ettim. TRT 3’ü açtım. Epeyce dinledim. Gerek ana muhalefet gerekse diğer muhalefet partileri bütçe üzerinde konuşmak yerine iktidarın yaptıklarını eleştirmekle vakitlerini tükettiler. Hâlbuki bütçede bir yıl boyunca 75 milyonun içerisindeki emeklinin, işçinin, köylünün, memurun, öğretmenin, asgari ücretlinin ve diğer kesimlerin maaş ve ücretlerine yapılacak reel artışlar ile esnaf, tüccar, sanayici, ihracatçı, ithalatçı ile dar ve sabit gelirlilerden alınacak vergilerin karara bağlandığı gündür. Kısaca bir iki örnek vererek konuya devam edeceğim, inşaallah. Örnek şöyle: 2011 yılında asgari ücret 18 yaşındakilerden büyükler için 649 Lira olarak belirlenmişti.2012 yılı için her altı

Devamı...

   

KERBELA BİR MEKTEPTİR" 4.12.2011 Pazar-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Kerbela bir KERBUBELA’dır. Yani Müslümanların başına gelmiş büyük bir felakettir. Bizler Kerbela’dan ders almalıyız. Bugünkü Müslümanların görevi Kerbela’yı KERBUBELA haline getirmek değildir. Müslümanların yaşadığı coğrafyaya baktığımızda Kerbela’dan hiç ders almadığımız ortaya çıkıyor. Asıl Kerbela Hz. Hüseyin (ra) ile Ehl-i Beyt’in 1400 yıl önce Ümmetin Vahdeti için gerekirse canını ortaya koymaktan çekinmemektir.Hz. Hüseyin'in Kerbela'sının sıradan bir çarpışma, sıradan bir mücadele olmadığını, o yüzden düzenlenen Aşura Günü programlarında, Kerbela şehidlerini yâd etmenin yanında özellikle Hz. Hüseyin'in bu büyük mücadelesinden dersler ve ibretler çıkarmaya çalıştıklarını belirtti. Hz. Hüseyin’in Aşuresi İlahi Bir Mekteptir. Kerbela’nın her yeri musibetle dolu olduğunu ve Aşure'nin bütün olayları acı ve ağlatıcı olduğunu bilmek

Devamı...

   

KABİR (3)26.11.11 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Bunun üzerine Hızır oradan kaçtı. Deniz ortasında bir adaya geldi. Odun kesmek için iki kişi oraya geldi ve onu gördüler. Bunlardan biri Hızır'ı gördüğünü gizledi, diğeri ifşa etti ve: "Ben Hızır'ı gördüm!" dedi. Ona: "Seninle beraber onu başka kim gördü?" denildi. O: "Falan kimse!" dedi. Ona soruldu ise de gördüğünü söylemedi. Onların dininde yalan söyleyen öldürülürdü. Zamanla bu sır tutan adam öbür sır tutan kadınla evlendi. Bu kadın, Firavun'un kızının başını tararken tarak elinden düştü. Kadıncağız: "Firavun helak olsun!" dedi. Kız bunu babasına haber verdi. Kadının kocasından başka iki de oğlu vardı. Firavun, onları da çağırttı. Bunları dinlerinden çevirmek için Firavun ısrar etti. Onlar direndiler. O zaman Firavun: "Öyleyse sizi öldüreceğim!"

Devamı...

   

Sayfa 276 / 302

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>