Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

ABİ YABANCI DEĞİL BENİM 20.1.2012 Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Usta bir şoförün acemi bir arkadaşı varmış. Bu acemi arkadaşı sürücü kursuna gitmiş. Kursu bitirmiş. İmtihan olmuş ve sürücü belgesini almış. Ama adam araba sürmeyi bilmiyormuş. Bu acemi sürücü ikide bir usta arkadaşına bana da araba sürmeyi öğret diye rica eder dururmuş. Arkadaşı ne kadar öğretmeye çalışsa da öğretememiş. En sonunda öğretme işini teorikten pratiğe dönüştürmeye karar vermişler. Usta kendi arabasına binmiş. Acemi arkadaşı da kendi arabasına binmiş. Arabalarını çalıştırmışlar. Usta önde acemi arkadaşı arkadan tenha bir yolda yürümeye başlamışlar. Arkadan gelen ikide bir öndeki arkadaşının arabasına çarpıyormuş. Arabasına çarpanın kim olduğunu görmek için pencereyi açıp arkadan bakarken arkadaşı;-Ağabey arabana çarpan yabancı değil. Benim. Devam et dermiş. Tenha yolda epeyce gezdikten sonra normal yola inmişler. Usta olan trafik lambalarında duruyorken

Devamı...

 

HALBUKİ SEVEREK EVLENMİŞLERDİ (!!!)” 15.1.2012 Pazar-Yüreğir/ ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Müslüman aile yapısını bozmak için Batı tarafından ülkemize kültür vasıtasıyla empoze edilen konulardan bir tanesi de evlenmeden önce arkadaşlık yapmak fikrini yerleştirmek olmuştur. Son 30-40 yıldan beri gerek filmlerde gerekse günlük hayatta evliliklerde hep:-Çocuklar kendi arasında konuşmuşlar anlaşmışlar bize de bu işi kavuşturmak kaldı. Allah’ın emri, Peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istemeye geldik.”Diye başlayan cümlelerle evlilikler kurulmaya başlandı. Başlangıçta sosyete tarafından revaç görülen bu tür davranışlar kısa zaman içerisinde kasabalara köylere kadar yerleşti. Hele hele ev ve cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla bu iş tavan yapmaya başladı. Şimdilerde görücü usulüyle evlenenler yok denecek kadar azaldı. Evlenmeden önce flört devresini toplumun bütün katmanları ister oldu. Şimdi bir hafta, önce bir gazetede manşetten verilen bir haberin

Devamı...

 

“GÖZLER ZİNA EDER” (2)12.1.2012 Perşembe-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Tevrat'ta da harama bakışın şehvet tohumunu ektiği, bunun da insanda derin hüzünler doğurduğu belirtilmektedir. Görüntülü, görüntüsüz, gölgeli, gölgesiz, canlı cansız müstehcen neşriyatın iman ve ahlâkî yapımıza hücum ettiği bir zamanda mü'minlerin gözlerini daha bir titizlikle haramdan korumaları gerekmektedir. Açık saçıklık bir taraftan samimi hürmet ve muhabbeti yok edip aile hayatını zehirlerken, diğer fertlerin de ah¬lâkını çökertmekte, ruhî çöküntü ve alçalışa sebep olmaktadır. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, "Nasıl ki. Merhume ve rahmete muhtaç bir güzel kadın cenazesine nazar-ı şehvet ve hevesle bakmak, ne kadar ahlâkı tahrip eder. Öyle de, ölmüş kadınlar suretlerine veyahut sağ kadınların küçük cenazeleri hükmünde olayı suretlerine hevesperverâne bakmak, derinden derine hissiyât-ı ulviyeyi insaniyeyi (insandaki yüce duyguları) sarsar,

Devamı...

   

“GÖZLER ZİNA EDER” (1) 11.1.2012 Çarşamba -Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Göz deyip geçmeyelim. Göz aklın uzantısı, nefsin kendisiyle her türlü entrikayı çevireceği en büyük organdır. Sevdiğimiz kimselere karşı sevgimizi belirtmek için çoğu zaman “Gözümüzün bebeği” diye tarif ederiz. Nefsimiz gözümüze hükmeder. Gözümüzde 180 derece sağa sola bakarak beyne görüntüleri gönderir. Eğer nefsimiz ruhumuza hükmederse kötülüğe bakmaya devam ederiz. Yok, eğer nefsimiz ruhumuza hükmedemezse kötülüğe bakmayı bırakırız. Bu iş bugünden yarına olacak bir iş değildir. Vücudumuzun nefsin esiri olmaması için eğitim şarttır. Başkasının karısına kızına bakmadan önce birilerinin bizim karımıza ve kızımıza baktığını düşünerek bakmalıyız. İçinde bulunduğumuz toplum dejenere olmaya doğru hızla gitmektedir.1000 seneden beri kılıçla kalkanla, tüfekle topla savaş meydanında yenemedikleri bu milleti moda adı altında önce soydular. Zinaya giden bütün yolları meşru

Devamı...

   

BÖYLE ATATÜRKÇÜLERE (!!!) KİM DUR DİYECEK? 7.1.2012 Cumartesi

Yazılarım - Yazılarım

Atatürk öldükten sonra Mustafa İsmet İnönü Cumhurbaşkanı oldu. Milli şef dönemi başladı. Paraların üstünden Atatürk resimlerini kaldırdı, kendi resimlerini bastırdı. İnönü Cumhurbaşkanı iken bile CHP'nin genel başkanıydı. Menderes Başbakan olduktan sonra İnönü cumhurbaşkanlığından ayrılıp ana muhalefet partisi başkanı oldu. Yani Menderes bu kanunu çıkartırken, siyasi rakibi olan İnönü'ye "laikliğin bayrağı senin değil benim elimde" mi demek istedi? Hayır, İnönü'ye "Atatürk senden daha öndedir. Tek adam Atatürk'tür. Siz birinci adam değilsiniz" demiş oldu. Yani İnönü'ye ve İnönücülere karşı Atatürk kartını öne sürdü. Ama kendi başına bela oldu. Rahmetli Adnan Menderes’in

Devamı...

   

BAŞKASINA TALKIN VERİRKEN KENDİNİZ SALKIM YUTMAYIN! 7.1.2012 Cumartesi

Yazılarım - Yazılarım

1970 ile 1980 arası hak arama adı altında bu milleti Sağ ve Sol diye ikiye ayırıp birbirine kırdırdılar. Bu millet devleti korumak adına birbirinden 10 bin insan öldürdü. 8 bin kişi yaralı ve sakatlandı. 20 bin kişi de mahkûm oldu. 12 Eylül 1980 gününe gelince oyunu kuranlar oyunu ihtilalle bitirdi.11 Eylül günü silahların patladığı; şehirlerin mahallelerinde kurtarılmış bölgelerin ilan edildiği bir gün iken her ne olduysa oldu 12 Eylül günü ortalık süt-liman oldu. Oyun kurucular durdu mu? Elbette ki durmadılar. Bu sefer bu milletin önüne bir Kürt-Türk meselesi getirdiler. 15 Ağustos 1984 başlayan bu ikinci oyun bu millete daha büyük bir maliyete mal oldu. Şöyle ki resmi rakamlara göre bugüne kadar sivil, görevli, köylü, şehirli, kadın, çocuk, faili meçhuller ve terör örgütü mensubu olarak ölenlerin sayısı toplam 113 500 kişiye ulaştı. Bu sayının büyük bir kısmı sözde haklarını savundukları Kürt vatandaşlarımız oluşturuyor. Sözde Doğu ve Güneydoğuda yaşayan Kürtlerin hakkını savunan bu terör örgütü 1984’ten bugüne kadar en büyük zararı bunlara vermiştir. Bu nasıl bir hak aramadır?

Devamı...

   

Sayfa 277 / 306

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>