Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

Haydar keleş web sayfasına Hoş geldiniz.

“HER YER KERBELÂ HER GÜN AŞURA” (3) 15.10.2011 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

-Ya Resulallah! Niçin sıkılıyorsunuz? Fatıma Teheccüt namazını kılarken, Hak Teâlâ beni gönderir, bunların beşiklerini sallardım. Böylece Hz. Fatıma rahatça namazını kılardı. Bazen da bunların anneleri namazdan sonra uyurken, bunlar ağlardı. Hak Teâlâ yine beni gönderir, anneleri uyanmasın diye, beşiklerini sallardım, ağlamazlardı. Çocukların bu hareketini bana karşı edepsizlik saymayın. Bunların yanıma gelip, ellerini koynuma sokmalarında bir mahzur yoktur. Resulullah efendimiz buyurdu ki: -Ey kardeşim Cebrail! Şimdi bir şey yapmadılar. Daha ileri giderler endişesiyle mâni oldum. Çünkü Eshabımdan Dıhye isminde birisi vardır. Çok kere sefere çıkar. Her dönüşünde bunlara hediye getirir. Sizi Dıhye zannedip, ellerini koynunuza soktular. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam, “Ya Rabbi! Beni Habibinin yanında utandırma” diye dua etti. Oturduğu yerden ellerini cennete uzattı.

Devamı...

 

MUKADDES BAĞ: EVLİLİK (1)15.10.2011 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Ev bir meskendir. Çocuk onun gölgesinde doğar ve gelişir. Ailenin verdiği hava ile büyür. Ondaki sıfatlarla sıfatlanır. Tarihin seyrini değiştiren nice olayların gizli sebepleri yuvanın huzuruyla ya da karışıklığıyla ilgilidir. Kendi evinde huzurun lezzetini tadamayan bir kişinin genel planda huzurun lezzetini tam manasıyla tadamayacağı muhakkaktır. Böyle bir insan, yani ailede huzursuzluğun baskısı altında olan insan, hiçbir zaman genel bir huzur istemediği ve isteyemeyeceği gibi. Tam aksine şiddetli bir harp taraftarı kesilir. İslam aile yuvasını ve ailevi bağlantıyı, sevgi, cömertlik ve saadet saçıcı olarak açıklar. “Size nefislerinizden kendilerine ısınmanız

Devamı...

 

ZAFER FAZLA UZAKTA VARAMAM DEME SAKIN! 11.10.2010 Salı-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

20.Asrın başı savaşlar, yokluklar ve krallıklar ile imparatorlukların yıkılmasıyla başladı. Krallıklar ile ortaçağ kilise zihniyetinin baskıcı tutumlarından usanan insanlar kurtuluş yolları aradılar. Önlerine “Dünyanın yalancı cenneti” diye Komünizm çıktı. Kralların ve despotların zulmü altında inleyen insanlar Komünizmin ne olduğunu bilmeden cankurtaran simidi gibi sarıldılar. Komünizm yokluk, kıtlık ve yoksullukları gideremediği gibi daha önceki yönetimler tarafından insanlara sağlanan hürriyetleri bile ortadan kaldırdı. Komünizmin çıkış yeri olan Rusya’da geçmişe ne var ne yoksa hepsi kaldırıldı. En başta da aile yapısı, din ile para ortadan kaldırıldı. Komünizm idaresi kendi halkına o kadar zulmetti ki

Devamı...

   

“HER YER KERBELÂ HER GÜN AŞURA” (2) 7.10.2011 Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

(DÜNDEN DEVAM) Lebbeyk ya Hüseyin! Demek; zalimlerin karşısında dimdik durmak demektir. Lebbeyk ya Hüseyin! Demek; Bizi yaratan Allah’ın yolunda malı ve canı seve seve feda etmekten çekinmemektir. Lebbeyk ya Hüseyin! Demek; Yaşadığı yerde fitne kalmayıncaya kadar ve dinde yalnız Allah’ın oluncaya kadar çalışmaktır. Lebbeyk ya Hüseyin! Demek; Canı verene gerektiğinde çekinmeden canı sunmaktır. Lebbeyk ya Hüseyin! Demek; Bizzat dedesi tarafından: “Ey Aliyel-Mürteza, Haydar-ı Kerrar, Hüseyin bendedir,

Devamı...

   

ETRAFIMIZDAKİ OYUNLARI BOZMANIN ZAMANI GEÇİYOR 7.10.2011 Cuma-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Çocukluğumda “Kalk gidelim Leylam yolumuz uzak,/Yolumuza kurmuşlar demirden tuzak” ile başlayan bir türkü vardı. Şu an geldiğimiz noktada o türkünün sözlerini iyi anladıktan sonra düşünerek hızlı, çabuk ve kararlı hareket etmek zorundayız. İçinde yaşadığımız dünya 1920’lerin 1930’lın hatta 2000 yıllı dünya değil. Mümin feraset sahibidir. Etrafında olup bitenleri bir bakışıyla anlaması gerekir. Bir şeyin vukuunu şuuyundan önce anlaması lazım. Yani olayın akışında sonucun nereye dayanacağını bilmesi lazım. Peygamberimiz (SAV) “Mü'min, bir delikten iki defa ısırılmaz” (Sahih-i Müslim) buyurmuşlar. Mü’min dikkatli ve uyanık insandır. Kendisine hile yapan, tuzak kuran, kendisini oyuna getirmek isteyenlerin oyununa gelmez. Dikkatsizlik veya tedbirsizlik sebebiyle bir defa aldatılsa bile, ferasetini kullanarak

Devamı...

   

“HER YER KERBELÂ HER GÜN AŞURA” (1) 6.10.2011 Perşembe-Yüreğir/ADANA

Yazılarım - Yazılarım

Kerbela; Kerb ile Bela’nın birleşmesi sonucu oluşmuş bir kelimedir. Kerb; Üzüntü, sıkıntı, eza ve cefa anlamına gelir. Belâ ise, gam, tasa, musibet, afet ve sıkıntı gibi insanın hoşuna gitmeyen şeyler anlamına gelir. İki kelime birleşince “Büyük üzüntü, Büyük sıkıntı Büyük eza, büyük cefa ve büyük zorluk anlamına gelir.. Dünya coğrafyasının Ortadoğu toprakları tarih boyunca sıkıntı ve zorlukların yaşandığı coğrafya olmuştur. Sıkıntı ve zorlukların yaşamasına sebep olan Hak-Batıl mücadelesinin burada başlayıp devam etmesinden kaynaklanır. Hz. Âdem (as)ın oğulları Habil ile Kabille başlayan Hak-Batıl mücadelesi bugün de devam ediyor. Kerbelâ, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, lanetli ile kutsalın, karanlık ile aydınlığın hesaplaşmasıdır. İmam Hüseyin burada kutsallığı, mazlumu, aydınlığı temsil etmektedir. Kerbelâ Olayı’nın kökeni Hz. Peygamberin

Devamı...

   

Sayfa 277 / 296

<< Başlangıç < Önceki 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 Sonraki > Son >>